Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Bölüm 10 — Gerçekİki hafta sonra...İki hafta.Tam iki hafta geçmişti.Ama o geceden beri hiçbir şey gerçekten normale dönmemişti.Hatta bazen kendime kızıyordum.Neden hâlâ o geceyi düşünüyordum?Neden Adrian'ın bana baktığı anları, sesini, ellerini, söylediklerini zihnimden silemiyordum?Belki de asıl sorun buydu.Adrian.Hayatıma girdiğinden beri hiçbir şey eskisi gibi değildi.Annemin hayatta olduğunu öğrenmiştim.Babamın ölümünün arkasında başka şeyler olduğunu öğrenmiştim.Ailemle ilgili yıllardır saklanan sırlar ortaya çıkmaya başlamıştı.Ve şimdi bir de o lanet zarf vardı.“Yaptığınız bir hata...”O cümleyi iki haftadır düşünüyordum.Ama son birkaç gündür başka bir şey daha vardı.Kendimi garip hissediyordum.Sabahları midem bulanıyordu.Bazı kokulara tahammül edemiyordum.Normalde sevdiğim kahveyi bile içmek istemiyordum.Sürekli yorgundum.Bazen başım dönüyordu.Ve bütün bunları kendime açıklamak için tek bir kelime bulmuştum:Stres.Başka ne olabilirdi ki?Hayatımın altüst olması, geceleri uyuyamamam, annemi düşünmek, Adrian'a güvenip güvenemeyeceğimi bilememek...Bedenimin bütün bunlara tepki vermesi normaldi.En azından ben öyle olduğuna inanmak istiyordum.O sabah yine midem bulanarak uyandım.Gözlerimi açtığımda birkaç saniye tavana baktım.Sonra elim istemsizce karnıma gitti.Bir an öylece kaldım.Neden böyle yaptığımı bilmiyordum.Sanki içimde bir şey bana dokunuyordu.Bir his.Adını koyamadığım bir şey.Yataktan kalktım.Banyoya gittiğimde aynadaki yansımama baktım.Yüzüm solgundu.— İyi görünmüyorsun, Mira.Kendi kendime söylediğim bu cümle bile beni korkuttu.Lavaboya tutundum.Başım yine dönmeye başlamıştı.Gözlerimi kapattım.Derin bir nefes aldım.Bir...İki...Üç...Geçti.Ama artık kendimi kandıramıyordum.Bir şey vardı.Ve ne olduğunu öğrenmem gerekiyordu.Telefonumu aldım.Bir süre ekrana baktım.Adrian'ın adı ekrandaydı.Onu aramak istedim.Parmağım isminin üzerinde durdu.Sonra geri çektim.Hayır.Önce kendim öğrenmeliydim.Üzerimi giyip evden çıktım.Hastaneye giderken kalbim sürekli hızlı atıyordu.Kendi kendime binlerce ihtimal kuruyordum.Belki vitamin eksikliğiydi.Belki gerçekten stresin etkisiydi.Belki de başka bir şeydi.Ama içimde, adını koyamadığım o korku giderek büyüyordu.Hastanede kayıt işlemlerini tamamladıktan sonra bekleme salonuna oturdum.Etrafımdaki insanlara baktım.Kimse benim ne düşündüğümü bilmiyordu.Kimse hayatımın birkaç haftada nasıl değiştiğini bilmiyordu.Ve ben de birazdan öğreneceğim şeyin hayatımı daha da değiştireceğini bilmiyordum.Hemşire ismimi söylediğinde ayağa kalktım.Muayene odasına girdim.Doktor şikâyetlerimi dinledi.— Son adet tarihinizi hatırlıyor musunuz?Bir an düşündüm.Tarihi söyledim.Doktor birkaç not aldı.Sonra bazı testler istedi.Beklemek...Hayatımda hiç bu kadar uzun sürmemişti.Dakikalar geçmiyordu sanki.Telefonumu çıkarıp tekrar Adrian'ın adına baktım.Arasam mı?Hayır.Henüz değil.Önce ne olduğunu öğrenmeliydim.Doktorun odasına tekrar çağrıldığımda kalbim göğsümden çıkacakmış gibi atıyordu.Sandalyeye oturdum.Doktor elindeki sonuçlara baktı.Sonra bana baktı.Yüzündeki ifade sakindi.Ama benim içim paramparçaydı.— Mira, test sonucunuz pozitif.Kaşlarımı çattım.— Pozitif?Doktor başını salladı.— Evet.Bir an ne demek istediğini anlayamadım.Sonra o tek kelime kafamın içinde yankılandı.Pozitif.Boğazım kurudu.— Yani...Sesim çıkmadı.Doktor sakin bir şekilde devam etti.— Hamilesiniz.Dünya durdu.Gerçekten durdu.Sanki odadaki bütün sesler bir anda yok olmuştu.Doktor konuşmaya devam ediyordu ama artık hiçbir şey duymuyordum.Hamileyim.Hayır.Bu mümkün olamazdı.Elim istemsizce karnıma gitti.Henüz hiçbir şey belli değildi.Dışarıdan baktığında hâlâ bendim.Yirmi iki yaşındaki Mira.Ama içimde...Bir hayat vardı.Gözlerim doldu.İlk düşündüğüm kişi annem olmadı.Babam da olmadı.Ailem de olmadı.Adrian.O gece.İki hafta önce.O geceyi hatırladığım anda kalbim daha da hızlı atmaya başladı.Zarf.Siyah zarf.Üzerindeki cümle.“Yaptığınız bir hata...”İki haftadır o sözün ne anlama geldiğini düşünüyordum.Şimdi biliyordum.Gözlerimden bir damla yaş süzüldü.— Adrian...Adını fısıldadım.Bebeğin babası Adrian'dı.Bunu düşündüğüm anda içimde birbirine zıt yüzlerce duygu oluştu.Korku.Şaşkınlık.Endişe.Ama garip bir şekilde...Mutluluk da.Elimi yeniden karnıma koydum.— Merhaba...Sesim titriyordu.Ne söyleyeceğimi bilmiyordum.Anne olmak için hazır mıydım?Bilmiyordum.Adrian bunu duyduğunda ne yapacaktı?Bilmiyordum.Ailelerimiz bunu öğrendiğinde ne olacaktı?Onu hiç bilmiyordum.Ama bildiğim tek bir şey vardı.Bu artık sadece benim hayatım değildi.Hastaneden çıktığımda dışarıda yağmur yağıyordu.Bir süre kapının önünde öylece durdum.Sonra telefonumu çıkardım.Adrian'ın numarasını buldum.Arama tuşuna basmak için parmağımı kaldırdım.Ama yine durdum.Henüz söyleyemezdim.Bunu onun yüzüne bakarak söylemek istiyordum.Telefonumu kapattım.Tam o sırada ekran yeniden yandı.Bilinmeyen numara.Mesajı açtım.Sadece bir cümle vardı:“Artık zarfın ne anlama geldiğini biliyorsun.”Nefesim kesildi.Hemen ardından ikinci mesaj geldi:“Ama Adrian henüz bilmiyor.”Telefon elimden düşecek gibi oldu.Başımı kaldırdım.Sokağın karşısında siyah bir araba duruyordu.İçeride biri vardı.Ve bu kez...Beni izlediğinden emindim.Karnımın üzerine elimi koydum.İçimden tek bir düşünce geçti:Beni değil... bizi izliyorlardı.
Bu bölümün ilk 1 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları