Asi'nin anlatımıyla
Zeynep : Kız asi uyansana... uyan hadiii uyan! uyan! uyaann!
Asi : Hııı ne varr?
Zeynep : Kız kalksana ne zaman geldin sen? saat kaçtı?
Asi : Bilmoyorım
Zeynep: Nee? ne diyorsun kızım anlamıyorum kaldır kafanı bir.
Asi : Off zeynep ne var? uyuyorum işte.
Zeynep : Bak ben okula gidiyorum. kahvaltı hazır masada duruyor. Yedikten sonra oraları topla ve kahvaltılıkların kapaklarını kapatarak koy dolaba sonra kotu oluyorlar tamam mı? asii... asii kime diyorum ben of asi ya.
Asi : Of Tamam be kızım git nereye gidiyorsan. Rahat bırak beni.
Zeynep : Bu arada bir şey daha var!
Asi : Ne varr yine?
Zeynep : Annem geliyormuş memleketten. Bir kaç saate burda olur.
Asi : Neee..? Ee gelsin güzelim kızının evi sonuçta tabi gelecek.
Zeynep : Bak geldiğinde okulda olurum ben ne söylerse söylesin sen takılma tamam mı? kardeşim.
Asi : Tamam kardeşim... tamam ya tamam git hadi bütün uykumu kaçırdın yaa off
Zeynep : Sende ağzınla içseydin şu zıkkımı o zaman bu halde olamazdınız hanımefendi!
Asi : Bir dahaki sefere ağzımla içerim güzelim.
Zeynep : Delisin sen deli... hadi çıktım ben... kahvaltını yap.
Zeynep gittikten sonra yataktan kalktım bütün uykum açılmıştı. lavaboya girip aynadan yüzüme baktım.
"Gözlerim çökmüş lan" dedim. sonra hızlıca bir duş aldım. Bornozumu üzerime gecirip banyodan çıktım.
Mutfağa girip hizlica birseyler atıştırdım sonrada sofrayı topladım.
Topladım derken sadece yiyecekleri koydum dolaba bir anda sofrada geri kalan bulaşıklarla bakıştık. "Sevmem ki kızım ben sofra toplamayı falan annen gelecek ne de olsa ona bırakayım da o taplasın delirtip kaçırayım ilk günden" diye bağırdım evin içinde Zeynep'in duymayacağını bilerek. Odama gecip saçlarımı kuruttum ve aynanın karşısına gecip saçlarımı dalgalandırmaya başladım. "Her gün saçıma maşa yapıyorum. Saçımın içine ediyorum. Ama eger böyle etmezsem neyin var diye soruyorlar. neyin var... birseyim yok...neyin var... la birşeyim yok...neyin var...bence tedaviye ihtiyaaacıımmm bence... bence gerçekten benimde tedaviye ihtiyaçim var yaaaa" diyerek kutsal şarkımızı da soyledikten sonra bu şarkıyı dilimize dolayan ablamıza teşekkür edip maşamı noktalamıştım.
Hızlıca makyaj yapıp üzerimi giyinmeye başladım.
Üzerime siyah bir buluz altıma siyah bir uzun çorapla deri şort giydim. Ayaklarıma uzun siyah çizme ve son olarakta deri ceketimi ve gözlüğümü de taktım ve işte hazırdım.

O çatlak karı gelmeden evden çıkmalıydım.
Çünkü kendisiyle çok anlaşamazdık. Kızının okumasına avukat olmasına engel olduğumu onun kafasını karıştırdığımı söyler dururdu.
Oysaki ben Zeynep'in hep iyi yerlere gelmesini istedim.
Asla benim gibi olmasın. Benim gibi...
Anahtarlarımı alıp çantama attıktan sonra evden çıktım.
Tam asansöre doğru gidiyordum ki karşı dairedeki Buğra elindeki çöp poşetiyle çıktı.
Beni görünce "Aa asi nereye böyle çok güzesin yine" dedi Birlikte asansöre geçtik. "Teşekkür ederim alışverişe gidiyorum" dedim. "Öyle mi? seni bırakmamı istermisin? hemen arabamın anahtarını alıp geleyim" dedi "Teşekkür ederim ama yürümeyi tercih ediyorum" dedim. O sırada asansör durmuştu hemen çıktım. Ve apartmanın kapısına doğru ilerledim.
"Peki sen bilirsin Bir şeye ihtiyacın olursa ara ama" dedi. Arkamda kalırken. "Tamam teşekkür ederim" diyerek uzaklaştım.
Eminim hâlâ arkamdan bakıyordur.
Bugra bizim apartmana taşınalı üç yıl olmuştu.
Spor hocasıydı. Ve kendine ait spor salonu vardı.
Ve tabi beni gördüğü ilk günden beri bana yanıktı oldukça yakışıklı kaslı bir adamdı. her kızın hayallerini süsler cinstendi. Ama bana kadar parası yoktu maalesef benim hayallerimi süsleyecek kadar zengin değildi.
Benim hayallerimi süsleyen adamlar çok farklı adamlardı. Hani şu harca harca bitmek bilmeyen ve o paranın kaynağını asla bilmedigimiz adamlardan.
Akşam için gidip güzel bir elbise kiralayacaktım. Ve öncelikle dün akşamki elbiseyi iade etmem gerekiyordu. tabi birde elektrik faturası vardı. Zeynep'le kalmaya başladığım ilk zamanlar onunla kalacaksam herşeyi ortak ödemek istedigimi söylemiştim.
Zeynep'le birlikte yaşamaya başlamadan önce yurtlarda idare ederdimm Sonra Zeynep'in burda üniversite okuduğunu ve ev tuttuğunu öğrendim zeynep onunla yaşamam için cok ısrar etmisti.
O gün bu gündür de hep birlikteyiz zeynep benim hiç olmayan kız kardeşim gibidir. Ama o cadı annesi kızının parasını yediğimi söyler durur. Kimi zaman kirayı ödeyemem kimi zaman suyu kimi zamanda elektrigi ama Zeynep asla bunları sorun yapmamıştır bir kere bile zeynep'le lise yıllarının başında tanışıp arkadaş olmuştuk.
O zamanlar anne ve babam hayattaydı. Ve ben... ben böyle bir insan değildim.
Bir süre yürüdükten sonra elbiseyi iade edeceğim mağazaya gelmiştim. Çalışanların hepsi beni tanımıştı artık içeri girdigimde hepsinin bir kadınla ilgilendiğini gördüm.
Kadının etrafında pervane oluyorlardı.
Hepsinin ellerinde farkli farklı elbiseler kadının beğenisine sunuyorlardı.
Genç ve güzel bir kadındı belliki zengindi.
Ben girişte durmuş kadını incelerken çalışanlardan bir tanesi yanıma yaklaştı. "Asi hanım hoşgeldiniz buyrun lütfen kusura bakmayın bütün çalışanlarımız sude hanımla ilgileniyor size ben yardımcı olayım" dedi. "Sorun degil bir elbise kiralamıştım geçen gün iade etmeye geldim" dedim. "Tabi buyrun" diyerek beni kasaya yönlendirdi. elbiseyi iade ettikten sonra "yeni elbiseler geldi mi?" diye sordum. "Tabi efendim tam sizin tarzınıza göre elbiselerimiz var buyrun bakalım isterseniz" diyerek beni alt kata yönlendirdi.
Bir kaç elbise deneyip en son derin yırtmaçlı bordo uzun bir elbise tercih etmiştim. Her zaman bayılırdım derin yırtmaçlı ve dekolteli elbiselere

Bu elbiseyle gerçekten cok güzel gözüküyordum. Zengin erkeklerin ilgisini güzel ve seksi kadınlar çekiyordu.
Alışverişimi tamamladıktan sonra elektrik faturasını da ödedim ve eve geçtim.
Zeynep çoktan okuldan dönmüştür. çünkü epey dışarda oyalanmıştım.
Tabi o nevra cadısı da gelmiştir kesin.
Eve vardığımda anahtarım olduğu için zile basma gereksinim de bulunmadım.
Anahtarla kapıyı açtım ve eve girdim.
Nevra cadısının sesi geliyordu " Kızım bak bu saat oldu gelmedi o kız bir haltlar yiyor senide kendine benzetecek diye korkuyorum." diyordu. Zeynep ise "anne lütfen şöyle konuşma Arkadaşım o benim kardeşim ben biliyorum onun hakkında ne bilmem gerekiyorsa ve ne olursa olsun onun yanındayım. Lütfen sende artık onun hakkında böyle konuşma." dedi. "Ah akılsız kızım ah ya annesi babası bile yok ne olduğu belirsiz bir kız o ne yapacağı belli olmaz yolla şu kızı bu evden gitsin kendine başka bir yer bulsun şu saate kadar nerdeydiyse orada kalsın." "Anne yeter artık lütfen her geldiğinde aynı şey oda beni bırakabilirdi o da beni o şerefsiz taciz ederken görmezden gelerek bırakabilirdi ama yapmadı bırakmadı beni kendi canı pahasına korudu beni yardım etti bana o pislik onada birşey yapabilirdi zarar verebilirdi ama bırakmadı gitmedi eğer o gitseydi ordan kim duyacaktı sesimi ha? kim duyacaktı? kim yardım edecekti bana? şuan bir kızın bile yoktu belki hayatımı da çocukluğumu da şuan o gönder dediğin kıza borçluyuz o olmasaydı ben o zamanları atlatamazdım bile şimdi lütfen birdaha bu konuyu açma" duyduklarımdan sonra biraz bekleyip kapıyı kapatarak içeri girdim. "Ben geldim nerdesiniz?" diyerek geldigimi belli ettim. Zeynep'in sesi geldi hemen "Gel canım mutfaktayız" hemen mutfağa adımladım Nevra cadısının suratı bir karıştı yine Zeynep'in söyledikleri ağır gelmişti belliki çünkü onun üstüne ağzını açmamıştı."Hoşgeldin nevra teyze" diyerek elini öptüm istemeye istemeye "Hoşbulduk asi hanım" dedi imayla " İşten anca çıkabildin sanırım" dedi. Çalışmadıgımı biliyordu yinede laf sokma fırsatını kaçırmıyordu. "Günü birlik bir iş vardı oradaydım anca çıkabildim dediginiz gibi" dedim. Zeynep " ne işi canım bu hiç bahsetmedin" dedi " Ya bir arkadaşıma söylemiştim iş olursa çağır diye sabah sen çıktıktan sonra aradı gel diye. Garsonluk işi ya iste yoğunmuştu biraz bu gün o yüzden ihtiyaç olmuş çağırdı" dedim. Ama kaşlarını çatarak bakmıştı zeynep pek inanmamıştı sanırım. Fazla uzatmadan "tamam gel hadi yemegini ye acıkmışsındır" dedi. Ve bende yanlarına yemekten bir tabak alarak oturdum.
O cadının bana yemek vermesini bekleyecek değildim.
Yemeklerimizi yeyip mutfağı topladık. Topladık derken ben bir üzerimi değiştireyim diyerek kaçtım mutfaktan üzerime rahat eşofman takımlarımı giyip salona geçtim.
Kulübe gitmek için daha zaman vardı. Zengin adamlar hep geç saatlerde damlarlardı oraya bende o saatleri bilir o saatlerde orada olurdum.
Bir süre sonra zeynep bu gün çok yorulduğunu ve yatacağını söyleyerek kalktı. Bizde nevra cadısıyla yanlız kaldık televizyon izliyordu ama arada gözlerini bana diktiğini fark etmiyor degildim.
Bakışlarından rahatsız olduğum icin en iyisi odama geçmek diye düşünüp ayaklandım. "Bende yatayım artık yorucu bir gün oldu benim içinde iyi geceler size" dedim. "İyi geceler" dedi. " Siz yatmıyormusunuz yani... yoldan geldiniz ya yorulmuşsunzudur diye diyorum." dedim. "Hayır dizimin başlangıcını kaçırdım zaten geri kalan kısmıni da anlamadım doğru düzgün 12 de bitecek sonrada tekrarı var saat 3 te de o bitecek ben onları izler öyle yatarım" dedi.
Şok geçirdim ne diyeceğimi bilemedim.
Bu kadın uyumazsa ben nasıl gidecektim? "Anladım ama uykusuz kalırsınız öyle hem internetten izlersiniz yarın uykusuz kalmayın" dedim. "Yok ben alışkınım iyi gecele sana" dedi . Ve televizyondan tarafa döndü. iyi geceler diyerek fısıldadıktan sonra odama geçtim.
Bu geceki iş yatmıştı artık gidemezdim. Bu cadının evine dönmesini bekleyecektim mecburen pijamalarımı giyerek yataga girdim. Ve uykuya kaldım.
balım bir beğenini alırım buraya kadar geldiysen💙🌺
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok güzel olmuş emeğine sağlık 🤍🫶
Çok güzel olmusss💓✨
Çok güzel olmuş canım çok güzel anlatmışsın
Yorum
Yorum bulunamadı.