BU KİTAP BAŞKA BİR UYGULAMADAN YAZDIĞIM BİR KİTAPTIR VE TAMAMLANMIŞTIR! BU YÜZDEN TAMAMLANDI DİYE İŞARETLEYECEĞİM BİLGİNİZ OLSUN İYİ OKUMALAR...
Leyla
Sabah abimin bağırmasıyla uyandım.
"Kız okula geç kalacaksın!" diye böğürüyor aşağı da.
Oflayarak kalktım yataktan. Yorganı sinirle çektim üzerimden. Sabah sabah abim çekilmiyordu. Hemen yerdeki terliklerimi giyip banyoya girdim. Yüzüme su vurdum. En sonunda işimi bitirip ayna karşısına geçtim.
Saçımı, makyajımı, forma ve ayakkabılarımı her şeyi hazırlamıştım dünden. Abim bunu bilmesine rağmen bu saatte kaldırmıştı. Ben her şeyimi önceden hazırlar öyle yatardım. En sonunda hazır olup indim aşağıya. Abim kahvaltı hazır başında beni bekliyordu. Oturdum abim de bana ver yansın ediyordu.
"Sonunda teşrif ettiniz prenses. Atınızı da hazırlayayım mi?" dedi sesinde alay vardı.
"Ha ha çok komik." dedim.
Kahvaltımı yapıp sofrayı topladım. Abim de bana yardımcı olmuştu. Bugün sınıf arkadaşım Cemre'nin doğum günüydü.Okul çıkışı bir gece kulübüne gidecektik. Abim biz evde parti yapacağız biliyordu.
Sizce bunu bilse izin verir miydi? Tabi ki hayır... Ondan gizli iş çevirdiğimi öğrense beni eve kilitler hapseder. Hazırlanıp çıktım evden. Bu çizmelerimi çok seviyordum. Arabaya binip okul yolunu tuttum.
Okula giderken radyo kanalında çok sevdiğim bir müzik çalmaya başlayınca eşlik ettim. En sonunda okula vardım... Emniyet kemerini çıkarıp indim arabadan.
Bahçede Yiğit, Alp, Pamir ve Zilan vardı. Bu 4 lü den nefret ediyordum. Onları es geçip sınıfa girdim. Nazlı beni görünce el salladı. Yanina gidip oturdum.
"Günaydın hazır mısın geceye?" diye sordu.
Çantamı sıraya koyup ona döndüm.
"Hazır olmam mı heyecanlıyım. İlk defa bi gece kulübüne gidiyoruz." dedim sesimdeki heyecan kendini belli etmişti.
"Doğum günü kızı da geldi" dediğinden kapı tarafına baktım.
Güler yüzüyle bize doğru yürüdü. Yanıma gelip sarılıp öptü. Nazlı dudak büzdü.
"Hani bana?" dedi sesini çocuk gibi yapıp. Cemre onu da eğilip öptü.
Sonra herkes sınıfa giriş yapmıştı. Şu lise bi bitsin de artık üniversiteye başlamak için can atıyordum. Cemre bana dönüp.
"Hazır mısın?" diye sordu. Ona kafa salladım. Hoca dersi anlatmaya başladı.
Ders sırasında bi yeni öğrenci gelmişti. Bu kızı bir yerden tanıyacam sanki.
"Hoş geldin Selin geç otur boş sıraya." koca bi siktir! Bu abimin eski sevgilisi Selin'di.
Onun bu sınıfta ne işi var? Beni görmemiş miydi yoksa görmezlikten mı geliyordu? Bi bakış attım ona. Yanındaki çocukla koyu bi muhabbete dalmıştı. Cemre beni dürttü.
"Kim bu kız? Ay çok güzel."
"Nesi güzel be? Maymun güzeli..." dedim.
"Sen tanıyor musun onu?"
"Cemre sus lütfen evet tanımaz olaydım. Abimi başka bi erkekle sevişerek aldattı."
"OHA!" Dedi bağırarak ve tüm gözler bize döndü.
"Hah aferin iyi halt ettin" dedim sessizce.
"Cemre kızım iyi mısın?" diye sordu hoca.
"Iyiyim hocam bir şeyim yok." dedi. Allahtan hoca niye öyle bağırdığını sormadı ve olan oldu. Selin'nin gözleri beni buldu...
🔥🔥
Ara olunca bahçeye çıktık kızlarla. Selin de yanıma gelince bakışlarımı ona cevirdim. Bunca zaman sonra neden karşıma çıktı ki neden? Ona eskisi gibi katlanamıyordum.
Biz kardeş gibiydik. Ne ara düşman kardeşler olduk? Ona eskisi gibi sevgiyle bakamıyordum. Ona bakınca içimde nefret filizleriyle büyüyordu. En sonunda sessizliği ben bozdum.
"Ne var Selin? Ne istiyorsun?"
"Abin nasıl?" diye sorunca ellerim yumruk halini aldı.
"Selin seni döverim kaşınma." dedim sinirle.
"Bak bak döver mısın? Hadi dene de gör-" sözü yarim kaldı. Çünkü saçına yapıştım.
"Bir daha abimin adını ağzına alırsan bu saçlarını varya kökünden koparırım." deyip bıraktım. "Şimdi siktir git seni orospu!" Ben bunu genelde yapmam ama damarıma bastı
"Senin damarına basmamak lazım." dedi Nazlı. Cemre kıkırdadı.
Ara bitince sınıfa girdik. Allahtan son ders. Cemre bana eğilip kulağıma.
"Inşallah bugün hayalimin erkeğini bulucam yani inşallah bugün bir erkekle o kulüpten çıkacam inşallah." deyince Nazlı ona gülüp
"Azmış lan bu!" dedi kahkaha attı. Dersimiz de bitince hazırlanıp çıktık arabama binip yola çıktık. Cemre'nin dediği kulübe varınca kapıda izabandut gibi adamları gördüm.
"Bu adamları zor geçeriz biz" dedim sesim de umut yoktu.
"O işi bana bırak şekerim." dedi Cemre göz kırparak.
İndi arabadan. Arka tarafa doğru yürüyünce onu takip ettik. Kulüpten uzaklaşmıştı. Önümüze bir demir kapı çıkmıştı. Kapıyı açtı içeri girdik. Burası sanırım arka girişti. Herkes dans edip öpüşüyordu.
Cemre ve Nazlı bir yer bulup orda oturdu. Birden gozume birisi takıldı. Kucağında kız boynunu emiyordu adamın. Adamın yeşil gözleri beni bile kendine çekti ve aşırı yakışıklı geniş omuzları vardı.
Kız onu öperken adamın elleri kalçasında durdu. Orayı okşamaya başladı. Ona öyle bakarken kızları unutmuştum... O adama tekrar bakınca bana baktığını görmüştüm. Utanmıştım. Gözlerimi kaçırdım. Kızlara dönüp.
"Ben geliyorum" deyip kalkınca Cemre.
"Nereye?" diye sordu.
"Levaboya." deyip uzaklaştım.
WC yanında kadın sembolü yazan kapıyı açtım ama biri sanki arkamda nefesini üflüyordu enseme. Arkamı dönmemle o adamı görmem bir oldu. Yakından daha bi heybetiydi. Içki ve sigara kokusu bana vurmuştu.
Daha çok sigara kokuyordu nefesi. Ama beni rahatsız etmiyordu. Gözlerinde kayboldum sanki. Bi insan neden kalbimi bu kadar çarptırmasina neden olur? Ben bu adamı tanımıyordum bile. Omzundan koluna doğru bi dövmesi vardı.
Sakalları kirliydi. Saçları gür birazı anlına düşmüştü. Elini duvara dayadı. Pardon iki elini. Ve üzerime eğildi. Sıgara kokusu doldu burnuma. Nefesi boynumu yakıyordu. Içimde sanki ateş var sönmüyor daha çok körükleniyordu...
"Sen kimsin ufaklık? Ve bana neden uzun uzun baktın?"
Allah'ım ses tonu neden bu kadar etkileyici olmak zorundaydı ki? Ona bakamıyordum. Haklıydı onu tanımıyordum ona niye öyle uzun baktım bilmiyordum. Biliyordum da aslında kendime mı itiraf edemiyordum?
"Şey... Ben..." dedim ve sustum.
"Hımm şey sen? Güzel açıklama. Kimsin sen ufaklık? Bana gönderilmiş bi ajan mısın?" dedi.
Ne ajanı neden bahsediyordu bu adam?
"Ne ajanı ben seni tanımıyorum bile"
"Madem tanımıyorsun uzun uzun bakan ben miyim?"
Haklı benim buna vercek cevabim yoktu. Ama bu adam hem korkutucu hem, hem yakışıklı, hem karizmatik nasıl olabilir? Bu adam beni neden bu kadar etkiledi?
"Ajan değilim ben. Seni şimdi gördüm daha önceden seni görmedim." dememle birden silah sesleri doldurdu mekanı.
"Benimle gel!" deyi kendi ile çekiştirdi beni.
Kulüpten çıkmış arabaya binmiştik. Araba Range Rover di. Biner binmez gaza basti.
"Kim gönderdi seni? O mekanı bulmalarına imkan yok! Sen söyledin yerimizi demi?" diye bağırmaya başladı.
"Ya ne alakası var?"
"Çok alakası var sen geldin mekanı bastılar nedense" dedi.
"O kulüp senin mı?" diye bi soru sorma gafletinde bulundum. Bana döndü bakışları.
"Bana bak kızım kimsin nesin bilmiyorum ama benden uzak dur!" dedi...
"Sen aldın beni arabana!" sesim sinirli çıktı.
"Bıraksaydım da delik deşik olsaydın. Doğru bende salaklık niye kurtardım ki seni? Bi ajanı?" dedi.
"Ya bak hala ajan diyor ya." dedim. En sonunda bir yerde durdu.
Araba durunca ben de ona baktım. Kafasıni direksiyona koymuş gözlerini kapatmıştı. Telefonu çalınca açıp baktı.
"Ne var!.. Ne yapsaydım amına koyayım?.. Onlar kim araştır mekan basmak ne demek onlara göstericem" deyip telefonu kapattı. Arabadan indi.
"In!" dedi bana sadece. Ben de indim. Araba da sigara külleri vardı. Eve doğru ilerleyince ona bağırdım.
"Benim eve gitmem lazım... Sana diyorum!" dedim. Bana döndü. Bakış... Öyle bir bakış atmıştı ki korkudam titreme başlamıştı bende.
"Eğer susmaz konuşmaya devam edersen o dilini koparır Alex'e veririm şimdi yürü!"
"Ya bari adını söyle" dedim. Arkasını dönmeden bana.
"Pusat!" dedi ve içeri girdi.
"Bende Leyla" dedim.
"Sorduğumu hatırlamıyorum." dedi.
"Ayı, Odun, öküz" dedim. Dememle bana döndü.
"Bir kez daha bana hakaret edersen seni öldürmek zorunda kalırım." dedi. Ben de sustum.
İçeri girince evin çok da büyük olmadığını gördüm. Bahçesi büyük içi küçüktü. Ortada büyük bi piyano vardı. Ortada ne arıyor bilmem. Televizyonun yanında gitar vardı. Bu adamın gitar ve piyano çaldığını hayal etmeye çalıştım çok komik geldi bana. Pusat bana dönüp.
"Komik olan ne ufaklık?" diye sordu.
"Yok bir şey... Ben eve ne zaman giderim?"
"Ajansan ev düşüncesini kafandan at. Değilsen gidebilirsin" dedi sakın sesle. Koltuğa oturdum. "Alex kim?" bana 'ciddi olamazsın' der gibi baktı.
"Yırtıcı hayvan mı sandın? Köpeğim" dedi. Telefonu çalınca uzaklaştı. Ben de oturup onu bekledim. Burası soğukmuş. İçeri gelince bana baktı.
"Sen..." dedi...
DEVAM EDECEK....
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Mukkkk olmusss
Yorum
Yorum bulunamadı.