Elfida, hastanenin koridorunda hızlı adımlarla ilerliyordu. Beyaz önlüğünün cebindeki kalemi çıkarıp dosyaya birkaç not yazdı.
Doktor olmuştu.
Çocukken kurduğu hayallerden biri gerçek olmuştu.
Tam o sırada telefonu çaldı.
Babası Cemal.
— Elfida, müsaitsen bu akşam eve gel. Sana söylemem gereken bir şey var.
— Baba, ne oldu?
— Bir şey olmadı kızım. Sadece gel.
Elfida telefonu kapattığında içinden bir şüphe geçti.
Akşam eve gittiğinde babası salonda onu bekliyordu.
— Hoş geldin kızım.
— Baba, ne oldu?
Cemal gülümsedi.
— Eski dostlarımız şehre döndü.
Elfida'nın kaşları çatıldı.
— Kim?
Cemal'in yüzündeki gülümseme büyüdü.
— Hakan ve ailesi.
Elfida bir an sustu.
Hakan...
Ve onun oğlu...
Murathan.
Yıllar önce...
— Elfida! Bekle!
Küçük Elfida arkasına dönüp elindeki topu Murathan'a fırlattı.
— Yakala, Keko!
Murathan topu son anda tuttu.
— Bana yine Keko dersen topunu vermem!
Elfida kollarını bağladı.
— Vermesen de olur. Mızmız!
— Ben mızmız değilim!
— Öylesin!
İkisi birkaç saniye birbirlerine baktıktan sonra aynı anda gülmeye başladı.
Bölüm Yorumları