Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Şimdi gözlerinizi kapatıp hayal edin.
Kapatın.
Şöyle düşünün…
Bir gün bir arkadaşınız sizi arıyor ve:
“Kanka, biz seni çağırmayı unutmuştuk da son anda aklımıza geldin. Sen de gelsene.”
diyor.
Şimdi kendinize sorun.
Gider miydiniz?
Cevabınız hayır oldu, değil mi?
Çünkü insan, istenmediğini hissettiği yere gitmek istemez.
Son anda hatırlanmak da insana ister istemez şunu düşündürür:
“Ben gerçekten çağrılmak mı istendim, yoksa sadece eksik kalmasın diye mi çağrıldım?”
İşte bazı şeyler böyle başlıyor.
Bir insana güveniyorsunuz.
Ona her şeyinizi anlatabilecek kadar güveniyorsunuz. Sırlarınızı veriyorsunuz, en savunmasız hâlinizi gösteriyorsunuz. Bir gün ne olursa olsun yanınızda olacağını düşünüyorsunuz.
Sonra bir bakıyorsunuz…
O insan, sizin gözünüzde yavaş yavaş hiçbir şeye dönüşmeye başlamış.
Çünkü bazı insanlar kendinden soğutuyor.
Sonra da dönüp:
“Neden benden soğudun? Ben sana bir şey yapmadım ki.”
diyor.
İyi de…
Soğutmasaydın o zaman.
Bir insanın sizden uzaklaşması için illa büyük bir hata yapmanız gerekmiyor.
Bazen küçük şeyler yeter.
Son anda hatırlamak.
İhtiyacı olduğunda aramak.
Yanınızdayken başka, başkalarının yanında başka davranmak.
Size değer verdiğini söyleyip bunu davranışlarıyla hiç göstermemek.
Bunların hepsi insanı yavaş yavaş uzaklaştırır.
Bu bölümün ilk 30 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları