Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Sezin Aksu
“13 Haziran'da yapılan uyuşturucu sevkiyatındaki tırlar sizin üzerinize kayıtlı ve hâlâ o sevkiyatı yapanın siz olmadığınızı mı savunuyorsunuz?”
Karan, siyah gözlerini gözlerime dikerek arkasına yaslandı. Yüzünde en ufak bir telaş belirtisi yoktu. Sanki karşısında onu uyuşturucu kaçakçılığıyla suçlayan bir savcı değil de sıradan bir tanıdığı vardı.
“Savunmuyorum, Sayın Savcım. Gerçeği söylüyorum.”
“Gerçek dediğiniz şey, üzerinize kayıtlı tırların İstanbul'a uyuşturucu taşıdığı ve sizin bundan haberiniz olmadığı mı?”
“Tam olarak öyle.”
Önümdeki dosyayı açarak sevkiyatın yapıldığı günün kayıtlarını çıkardım. Karan'ın şirketine ait tırların güzergâhı, limandan çıkış saatleri ve teslimat noktaları tek tek belgelenmişti. Ancak asıl dikkatimi çeken, tırların güzergâhındaki değişiklikti.
“Peki, sevkiyat sırasında tırların güzergâhını değiştiren kişinin kim olduğunu biliyor musunuz?”
Karan'ın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.
“Bilmiyorum.”
“Şirketinizin araçları, şirketinizin çalışanları ve sizin imzanızla alınmış sevkiyat belgeleri... Ama siz hiçbir şey bilmiyorsunuz.”
“Şirketimin olması, her çalışanımın ne yaptığını bildiğim anlamına gelmez, Sayın Savcım.”
“Uyuşturucu kaçakçılığı gibi ciddi bir suçtan söz ediyoruz, Karan Bey. Bunu sıradan bir ticari anlaşmazlık gibi göstermeye çalışmayın.”
Karan, başını hafifçe yana eğdi.
“Ben de zaten göstermiyorum.”
Bir an sessizlik oldu.
Onunla konuşurken tuhaf bir şey hissediyordum. Karşımda oturan adam, kendisini savunmak için çaba göstermiyordu. Sorularımı cevaplıyor, gerektiğinde susuyor ve sanki benim ne zaman sabrımın tükeneceğini hesaplıyordu.
“Sevkiyatın yapıldığı gün şirketinizin genel merkezinde miydiniz?”
“Hayır.”
“Neredeydiniz?”
“İstanbul dışındaydım.”
“Bunu doğrulayabilecek birileri var mı?”
“Var.”
“İsim?”
Karan, cevap vermeden önce kısa bir süre bekledi.
“Avukatım.”
Kaşlarımı çattım.
“Avukatınız mı?”
“Evet, Mavi Polatlı.”
Kalemimi dosyanın üzerine bıraktım.
“Mavi Polatlı sizin avukatınız mı?”
“Aynı zamanda kız kardeşim.”
Bu kez yüzüne biraz daha dikkatli baktım.
Polatlı soyadını daha önce duymuştum. Fakat Mavi Polatlı'nın adını dosyada görmemiştim. Karan'ın kız kardeşi olduğunu da şimdi öğreniyordum.
“Peki, kız kardeşiniz sevkiyat günü nerede olduğunuzu biliyor mu?”
“Biliyor.”
“Bunu kendisiyle görüşerek doğrulayacağız.”
Karan, hiç tereddüt etmeden başını salladı.
“Tabii ki.”
Tam o sırada kapı çalındı.
“Gel.”
Kapı açıldı ve içeriye genç bir kadın girdi. Uzun, koyu renk saçları omuzlarından dökülüyordu. Mavi gözleri önce bana, ardından Karan'a çevrildi. Yüzünde sakin bir ifade vardı ama bakışlarının ardında hesap yapan bir zihin bulunduğunu hissetmemek mümkün değildi.
“İyi günler, Sayın Savcım. Mavi Polatlı. Müvekkilimin avukatıyım.”
Ayağa kalkarak elindeki dosyayı masama bıraktı.
“Hoş geldiniz, Mavi Hanım. Tam da sizden söz ediyorduk.”
Mavi'nin dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
“Öyle mi? Umarım güzel şeylerdir.”
“Henüz karar vermedim.”
Karan, kız kardeşine baktı.
“Mavi, sevkiyat günü nerede olduğumu soruyordu.”
Mavi, çantasından bir belge çıkararak önüme uzattı.
“Bu konuda gerekli belgeleri hazırladım, Sayın Savcım. Karan o gün İstanbul dışında bir toplantıdaydı. Toplantıya katılan kişilerin isimleri ve konum kayıtları da dosyada mevcut.”
Belgeleri alıp incelemeye başladım. İlk bakışta her şey düzenli görünüyordu. Ancak bu, Karan'ın suçsuz olduğunu kanıtlamıyordu. Yalnızca sevkiyatın yapıldığı sırada başka bir yerde bulunduğunu gösteriyordu.
“Bu belgeleri inceleyeceğiz. Ancak sevkiyatın sizin şirketiniz üzerinden yapılmış olması hâlâ açıklanması gereken bir durum.”
Mavi, hiç acele etmeden cevap verdi.
“Elbette. Müvekkilim de soruşturmanın aydınlatılması için gereken bilgileri paylaşmaya hazır.”
Karan, kız kardeşinin sözleri üzerine arkasına yaslandı.
“Başka sorunuz var mı, Sayın Savcım?”
Dosyayı kapattım.
“Şimdilik yok. Ancak soruşturma kapsamında yeniden ifadenize başvurabiliriz.”
Karan ayağa kalktı.
“Ne zaman isterseniz.”
Mavi de belgelerini toplayarak ayağa kalktı. Kapıya yönelmeden önce bana döndü.
“İyi çalışmalar, Sayın Savcım.”
“Size de.”
Kapı kapandığında odada yeniden sessizlik hâkim oldu.
Masamdaki dosyaya baktım. Karan Polatlı'nın ifadesi tamamlanmıştı ama kafamdaki soruların hiçbiri cevap bulmamıştı.
Üstelik artık yalnızca Karan Polatlı'yı değil, Mavi Polatlı'yı da araştırmam gerekiyordu.
Çünkü bir şeyden emindim.
Karan Polatlı, karşıma çıkan sıradan bir şüpheli değildi.
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları