Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Işıkları yanmayan eski bina bloklarının arasından sıyrılıp liman tarafına doğru yürümeye başladım.
Denizden esen geniz yakıcı tuz ve mazot kokusu, ciğerlerimdeki kan kokusunu biraz olsun bastırıyordu. Ama zihnimdeki o uğultuyu susturmaya yetmiyordu.
SIM kartı fırlatıp attığım çöp tenekesi çoktan arkamda kalmıştı.
Artık dijital dünyada bir hiçtim. Ne bir iz, ne bir sinyal, ne de beni bulabilecekleri bir ipucu...
En azından ilk birkaç saat için. Ancak polisin o odaya girmesi uzun sürmezdi.
Kapıyı zorlayarak açmış, içeri girerken eldiven takmış olsam da ardımda ne bıraktığımı tam olarak hatırlayamıyordum. O anın dehşetiyle gözüm kararmıştı.
Bir kıl teli? Parkede bıraktığım belirsiz bir çamur izi? Ya da o adamın son anda tırnaklarının arasına kazıdığı deri parçalarım? Düşündükçe adımlarım daha da hızlandı.
Deniz kenarındaki terk edilmiş depolardan birinin gölgesinde durdum. Elleri cebimde, gözleri karanlığa ayarlı bir adamın dikkat çekmesi işten bile değildi. Bir köşeye geçip parmaklarıma baktım.
Sokak lambasının cılız ışığında parlayan leke... Onun kanıydı. Annemin ve babamın katilinin kanı. Yıllardır dökülmesini istediğim o kan, şimdi ellerimde kurumuş, cildimi büzüştürüyordu.
Aniden ceketimin iç cebinde sert bir şey hissettim.
Elime dokunan şey ne telefondu ne de paraydı. Odayı terk etmeden hemen önce, adama son kez bakarken masanın üzerinden hırsla çekip aldığım o siyah deri kaplı defterdi.
Adamın kişisel ajandası.
Tüm bu yıllar boyunca sadece bir tetikçinin peşinden mi koşmuştum, yoksa arkasında başka bir şey var mıydı?
O gece ailemi katletmesi için ona emri veren biri var mıydı? Defteri açmak için elimi uzattığımda, sokağın başından gelen motor sesiyle donakaldım.
Bir araba değil, yavaşça ilerleyen siyah bir motosikletti. Sürücüsü baştan aşağı siyahlar giymişti ve kaskının vizörü kapalıydı. Ara sokağa girdi, hızı neredeyse yürüme temposuna düştü.
Beni aramıyor gibiydi ama tam da durduğum deponun önünde yavaşladı.
Sırtımı duvara yapıştırdım, nefesimi tuttum. Motosikletli tam karşımdaki kaldırımda durdu.
Motoru kapatmadı. Sadece kaskının arkasından başını hafifçe bana doğru çevirdi. O zifiri karanlıkta vizörün arkasındaki gözleri görebiliyormuşum gibi bir ürperti geçti sırtımdan.
Ardından, elini ceketinin cebine attı.
Silah çıkaracağını sanıp geriledim ama o sadece küçük, katlanmış bir kâğıt parçasını yere fırlattı.
Motorun gazına yüklendi ve arka tekerleğinden çıkan çamurları savurarak gecenin içinde gözden kayboldu.
Sokakta yine sadece rüzgârın ve denizin sesi kaldı.
Birkaç saniye kımıldayamadım. Yavaşça öne doğru bir adım attım ve yerdeki kâğıdı aldım.
Titreyen ellerimle kâğıdı açtığımda, üzerinde tek bir satır yazıyordu:
"O öldü ama borcu sana kaldı, Emre. İş daha yeni başlıyor."
Bu bölümün ilk 25 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Eline sağlık güzel bölümdü en kısa zamanda yenisi bekliyorum
Abi kitabın yeni bölümünü okudum harikaydı çok mükemmel olmuş emeğine sağlık çok beğendim harikaydı güzel kurgu hemde itici onu okurken insan biraz olayların farkına varıyor beğendim böyle devam et yazmaya 💖❤️💖
Motorcunun kiz olmasini bekliyordum ama degilmis (kizida oldurucekti herkes oldurur sevdigini ama oldurdu diye olmeZ)surukleyici bir bolumdu eline emegine saglikkk
Çok güzel olmuş Arda abii günaydın bu aradaa
Yorum
Yorum bulunamadı.