"Tanımadığın biriyle aynı eve çıkmak mı?"
Mira, telefon ekranına birkaç saniye boş boş baktı.
"Hayır, teşekkürler. Ölmek istemiyorum."
İlan sahibine bunu yazacakken banka hesabındaki bakiyeye baktı.
327 lira.
Telefonu sessizce masaya bıraktı.
"Galiba ölmek o kadar da kötü fikir değil."
Son iki aydır iş arıyordu. Kafede çalıştığı işten çıkarılmış, kaldığı öğrenci evi de kira artışı yüzünden dağılmıştı. Önünde iki seçenek vardı. Ya ailesinin yanına dönecek ya da tanımadığı biriyle aynı evi paylaşacaktı.
Ailesinin "Biz sana demiştik." cümlesini kırk yıl dinlemek yerine ikinci seçenek daha mantıklı görünüyordu.
İlanın altında tek bir cümle vardı.
"Ev düzenine uyan, sessiz bir ev arkadaşı aranıyor."
Adresi aldı.
Bir saat sonra eski ama bakımlı dört katlı apartmanın önündeydi.
Üçüncü kat.
Kapı numarası 17.
Kapıyı çaldı.
İçeriden ağır adımlar geldi.
Kapı yavaşça açıldı.
Karşısındaki adamı görünce birkaç saniye konuşamadı.
Uzun boylu, siyah gömlekli, dağınık saçlı ve ifadesiz, adam sadece baktı.
"Ev ilanı için gelmiştim."
"Adın?"
"Mira."
"Kimliğin?"
".Şey, Merhaba bile demedin."
Adam tek kaşını kaldırdı.
"Mira."
Kimliğini uzattı.
Adam birkaç saniye inceledikten sonra geri verdi.
"İçeri gel."
Ne hoş geldin vardı ne de buyur.
Salon beklediğinden çok daha düzenliydi.
Her şey milimetrik hizalanmıştı.
Kitaplar aynı boydaydı.
Koltukta tek bir kırışıklık bile yoktu.
Mira kendi odasını düşününce içinden sadece bir cümle geçti.
"Ben burada üç gün yaşarsam adam psikoloğa gider."
"Kurallar var."
Adam masaya bir kâğıt bıraktı.
Mira okumaya başladı.
Gece on ikiden sonra gürültü yapılmayacak.
İzinsiz odalara girilmeyecek.
Sorulmadıkça soru sorulmayacak.
Mira başını kaldırdı.
"Bu ev mi, askeriye mi?"
Adamın yüzü yine değişmedi.
"Son maddeyi ihlal ettin."
Mira gözlerini devirdi.
"Adın ne bari?"
"Kuzey."
"Memnun oldum."
Adam başını hafifçe salladı.
"Odan solda."
Hepsi bu kadardı.
Mira valizini odaya taşırken kendi kendine mırıldandı.
"Konuşmayı ücretli yapıyor galiba."
Oda beklediğinden güzeldi.
Camı genişti.
Dolap boştu.
Yatağın üzerine yeni çarşaf serilmişti.
Tam yerleşmeye başlamıştı ki koridordan bir telefon sesi duyuldu.
Kapı tam kapanmamıştı.
İstemeden kulak misafiri oldu.
"Evet."
Kuzey'in sesi bu kez daha sertti.
"Hayır."
"Henüz öğrenmedi."
Mira'nın eli durdu.
"Cesedi bu gece taşıyoruz."
..
Valizin fermuarı elinden kaydı.
Kalbi hızlandı.
"Delil bırakmayın."
Telefon kapandı.
Mira donup kaldı.
Az önce gerçekten ceset mi demişti?
Kendi kendine gülmeye çalıştı.
"Kesin film izliyordur."
Sonra salona çıktı.
Kuzey mutfakta kahve hazırlıyordu.
Yüzünde en ufak bir panik yoktu.
Mira tam rahatlayacakken gözleri mutfak tezgâhındaki siyah eldivenlere, yanında duran plastik örtüye ve kırmızı lekeli bir beze takıldı.
Boğazı kurudu.
"Şey"
Kuzey ona baktı.
"Evet?"
Mira gülümsemeye çalıştı.
"Ben sanırım kapımı geceleri kilitleyeceğim."
Kuzey elindeki kahveyi masaya bıraktı.
"İyi fikir."
Mira'nın yüzündeki gülümseme yavaşça silindi.
İçinden tek bir cümle geçti.
"Allah'ım ben galiba gerçekten bir katille aynı evde yaşamaya başladım."
Bölüm Yorumları