1. BÖLÜM
Bir evde üçüz büyütmek, patlamaya hazır üç bombayla aynı odada yaşamaktır.
Annemin nazar duaları ve babamın bitmeyen tamiratları ise bu evin tek patlama engelleyici mekanizmasıdır.
Günümüz...
Sabahın yedisinde evdeki huzur ortamı, babam Mehmet Bey'in matkap sesiyle yerle bir oldu.
"Mehmet! Yeter vallahi yeter!" diye bağırdı annem Kübra Sultan mutfaktan koşarak çıkarken.
Elinde dumanı tüten bir çaydanlık kapağı, üzerinde de çeyizinden kalma pazen pazara gitme hırkası vardı.
"Sabahın köründe yine neyi tamir ediyorsun sen adam?!"
Babam salondaki sehpanın altına yatmış, elindeki tornavidayla sehpanın ayağını kurcalarken kafasını bile kaldırmadı.
"Hatun, sehpa sallanıyordu dedik ya! İki vida sıktık şuraya. Bak, sıfır gibi oldu,"
dedi gururla.
Sehpanın üzerindeki abajur sallantıdan devrilmek üzereydi ama babama göre her şey 'sapasağlam'dı.
O sırada annem birden durdu. Bakışları üçümüze—yani koridorda gözlerini oğuşturan bana, sırt çantasını kafasına dikmiş hâlâ uyumaya çalışan Eymen’e ve aynanın karşısında saçına jöle süren Bars’a—kaydı.
"Nazar var bu evde, nazar!" diye yükseldi annem birden.
Hemen mutfağa seğirtti ve elinde alüminyum bir kase, içinde de üzerlik otuyla geri döndü. Tabii ki ocakta yakmayı başaramadığı için evi yoğun bir çalı çırpı dumanı kaplamaya başladı.
"Dün akşam komşu Kadriye gördü sizi, 'Maşallah üçüzler de büyüdü' dedi. O kadının gözü değdi kesin! Dönün bakayım buraya!"
Annem dumanı tüte tüte tepemizde gezdirmeye başladı.
"Anne, gözünü seveyim yapma," dedi Eymen, gözleri kapalı dumanı solurken.
"Zaten yeni okula gidiyoruz, okulun ilk gününden üzerlik otu ve yanık kokusuyla gitmeyelim. Güvenlik bizi içeri almaz."
"Sus! Nazar çıksın!" Annem üzerlik otunu Eymen’in kafasının üstünde üç kez döndürdü. "Okul değiştirip duruyorsunuz, bu nazar değil de ne? İnşallah bu son okulunuz olur. Bakın bana, babanız Mehmet Bey'in hatrına, benim hatrıma... Bu okuldan da atılırsanız sizi doğru yatılı okula yollarım! Arkama bile bakmam, duydunuz mu beni?"
"Mesaj alındı Kübra Sultan, sıfır vukuat, maksimum efendilik," dedi Bars aynadaki yansımasına öpücük atarken. "Hem nazar değecek bir karizma varsa o da bende var. Çocuk haklı."
"Bars, sus gözünü seveyim," dedim çantamın kayışını düzeltip annemin elindeki dumanı savuşturmaya çalışırken.
"Elvan olarak benim bu evdeki tek görevim akıl sağlığımı korumak ama bu gidişle o da elden gidecek."
"Tamamdır hatun, sehpa halloldu!" diye bağırdı babam altından çıktığı sehpanın ayağına bir vurarak. Vurmasıyla birlikte üstündeki vazonun halıya devrilmesi bir oldu.
"Mehmet!" diye çığlık attı annem.
Eymen fırsattan yararlanıp hemen kapının kuluna yapıştı. "Kavga çıkmadan kaçıyoruz, hadi!"
Üçüzler olarak annemin üzerlik otlu duaları ve babamın tamir gürültüsü eşliğinde kendimizi dışarı attık.
Beşinci nakil okul kadromuza doğru ilerlerken Eymen önümüzden yürüyüp mırıldandı:
"O nazar tütsüsü tutmazsa ve bu okuldan da atılırsak yatılı okulun yemeklerini araştırmaya başlarım ben."
"Merak etme," dedi Bars sırıtarak. "Bu okul bizi konuşacak. Saçım nasıl lan? şu kız bana bakıyor aşık oldu kesin! "
Eymen gözlerini devirdi. " Gerizekalıdın Bars. " dedi.
Ben ise sadece derin bir nefes alıp arkalarından yürüdüm. İçimden tek bir dilek geçiyordu: Lütfen sadece olaysız bir ilk gün olsun.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ellerine sağlık çok güzel olmuş ❤️
Çok güzel olmuş canımm🫶🏻💥
Güzel bir giriş olmuş
Yorum
Yorum bulunamadı.