Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Odamın açık penceresinden akşamın tatlı sertliği içeri dolarken, üzerimde hâlâ kampın tatlı yorgunluğu vardı. Ama kafamın içi, ormandaki o son cümlenin yankısıyla fırıl fırıl dönüyordu. "Hem kim bilir... Belki de şanslı olan benimdir." Pamir'in aklıma bıkmadan usanmadan ektiği bu tohumlar yüzünden bütün gün odamda bir sağa bir sola yürüyüp durmuştum.
Aklımı dağıtmak için elime kedi maması paketini alıp apartman girişine inmeye karar verdim. Binanın kapısının önündeki merdivenlere çömelip gri-beyaz küçük kediye mamayı koyarken bir yandan da başını okşuyordum.
"Al bakalım ufaklık, acıktın mı sen?"
"Mamasını biraz fazla kaçırırsan yarın kapından ayrılmaz, söyleyeyim."
Arkamdan gelen o tanıdık, tok sesle irkildim. Başımı kaldırdığımda Pamir merdivenlerin başında durmuş, elinde bir bardak kahveyle bana bakıyordu. Üzerinde siyah, salaş bir tişört vardı ve saçları hafifçe dağılmıştı.
"Ayrılmasın, ne güzel işte," dedim ayağa kalkarken. "Ayrıca sen ne zamandan beri böyle sessizce yaklaşıyorsun Pamir?"
Pamir basamaklardan ağır adımlarla aşağı indi. Küçük kedi Pamir'i görür görmez benim yanımı bırakıp onun kot pantolonunun paçasına sürtünmeye başladı. Kahvesini kenara koyup hiç tereddüt etmeden dizlerinin üzerine çöktü ve kedinin çenesini okşamaya başladı.
"Sana değil bana geldi yalnız," dedi başını kaldırıp bana bakarak. Yüzünde hınzır bir tebessüm vardı. "Kedi bile kimin tarafında duracağını iyi biliyor."
Gözlerimi devirmeye çalışsam da yanaklarıma hücum eden sıcaklığı engelleyemedim. "İki okşamana sattı beni hemen."
Pamir yavaşça ayağa kalktı. Kahvesini eline alıp bina kapısını tuttu. Birlikte içeri girip asansöre doğru yürüdük. Asansörün düğmesine basıp kabine bindiğimizde, 7. kata çıkana kadar o daracık alanda aramızdaki o tatlı sessizlik daha da yoğunlaştı. Aynadan kaçamak bakışlarla birbirimizi süzüyorduk.
Asansörün kapısı açıldığında dışarı çıktık. Onun kapısı ile benim kapımın birleştiği o dar koridorda durduk.
"Görüşürüz o zaman," dedim anahtarımı cebimden çıkarırken.
Pamir sırtını kendi kapısına yasladı, bakışları yüzümde gezindi. "Duru?"
"Efendim?"
"Kamp güzeldi..." dedi, sesi bu sefer şakalaşmaktan uzak, son derece içten ve samimiydi. "Ama buraya, aynı kapının ardına dönmek de fena değilmiş."
"Katılıyorum," dedim, bakışlarımı ela gözlerine dikip sesimi biraz yumuşatarak. "Kapının ardında Pamir Korhan olunca fena olmuyor tabii..."
Laf ağzımdan çıkar çıkmaz Pamir’in tek kaşı havaya kalktı, dudaklarında muazzam bir hınzırlık belirdi. Bakışlarındaki o 'yakaladım seni' edasını gördüğüm an yanaklarımın alev alev yandığını hissettim. Eyvah! Ben az önce ne demiştim öyle?
"Yani... Yani şey demek istedim!" diye panikle kelimeleri toparlamaya çalışırken hızla arkamı dönüp anahtarı deliğe sokmaya çalıştım. Fakat elim ayağıma dolanmıştı bir kere.
Anahtar deliği ısrarla tutturamazken, üzerimdeki hırkanın kolu kapı koluna takıldı. Kurtarmak için aniden geriye doğru hamle yapınca, bu sefer ayağım kendi terliğime takıldı ve dengemi tamamen kaybedip arkaya doğru yalpalamaya başladım.
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çokkk iyiii. Sabahtan beri sürekli yeni bölüm gelmiş mi diye kontrol ediyordum görünce çok mutlu oldummm💞
Ay çok iyi sarıyorrr bölüm iyi çok güzel olmuş
Yorum
Yorum bulunamadı.