Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Sabah gözlerimi odama dolan hafif ışıkla açtım. Kapım birkaç kez tıklatıldıktan sonra Barış abimin sesi duyuldu. "Duru, hadi uyan güzelim. Kahvaltı hazır."
Ağır adımlarla mutfağa geçtiğimde abim masayı donatmıştı bile. Karşılıklı oturup sıcak çaylarımızdan yudumlarken dünkü o gergin havadan eser yoktu. Abim zeytini tabağına alırken sordu: "Eee anlat bakalım, bugün planın ne? Nasıl gidiyor staj ortamın?"
Gülümsedim. "Güzel gidiyor abi. Deniz ve Burak adında iki klinik psikolog var, onların yanında staj yapıyorum. İkisi de inanılmaz tatlı, bir yandan danışan süreçlerini gözlemliyorum bir yandan da ortamın havasına alışıyorum." Sonra çayımı yudumlayıp sordum: "Peki sen ne yapacaksın tüm gün evde?"
Abim arkasına yaslanıp gülümsedi. "Beni düşünme sen. Biraz çıkar dolanırım, şehir havası alırım. Sen işine bak."
Kahvaltıyı bitirip üzerimi değiştirdikten sonra evden çıktım. Asansörden inip binanın dış kapısını açtığım an Pamir’le karşı karşıya geldik. Üzerindeki deri ceketi ve hafif dağınık saçlarıyla yine her zamanki gibi çaba sarf etmeden havalı görünüyordu.
"Günaydın Duru" dedi tebessümle.
"Günaydın," dedim tebessüm ederek.
Pamir ellerini ceketinin ceplerine sokup bana doğru baktı. "Nereye, okula mı?"
"Hayır, bugün okul yok, staj var," dedim.
"Güzel, birlikte yürüyelim o zaman," dedi Pamir adımlarını benimle aynı hizaya getirerek. "Nasıl olsa yollarımız aynı yerden geçiyor, tek başına yürümemiş olursun."
Sabah serinliğinde adımlarımız birbirine uyum sağlarken dün geceden beri aklımı kurcalayan o soruyu daha fazla tutamadım.
"Pamir... Dün gece abim gelmeden hemen önce bana bir şey söylüyordun. Ne diyecektin?"
Pamir adımlarını hafifçe yavaşlattı. Başını bana çevirdiğinde ela gözlerinde son derece yumuşak ve derin bir ifade vardı. "Onu öyle ayaküstü ya da bir baskın arasında söylemek istemem," dedi alçak, pürüzsüz bir sesle. "Daha özel, ikimize ait bir zamanda duyman çok daha iyi olur."
Gözlerinin içine bakarken kalbimin atışı hızlandı. Başımı sallamakla yetindim. Staj yapacağım kliniğin önüne geldiğimizde Pamir’e el sallayıp vedalaştım ve içeri girdim.
Klinikten içeri adım attığımda ortam yine bildiğim gibi cıvıl cıvıldı. Deniz ve Burak masa başında yine tatlı bir atışmanın ortasındaydılar.
"Burak, danışan dosyalarını renk koduna göre ayırmak terapi sürecinin bir parçası değil, senin obsesyonun!" diyordu Deniz göz devirerek.
Burak ise kahvesinden bir yudum alıp sakince gülümsedi. "Denizciğim, düzen zihni rahatlatır. Sen masandaki o kaosla nasıl seans yönetiyorsun hâlâ mucize."
İkisinin bu tatlı hallerine kıkırdayıp masama geçtim. Gün boyunca vaka analizleri, dosya düzenlemeleri ve seans aralarındaki bu tatlı çekişmelerle staj vakti su gibi aktı gitti.
Öğleden sonra klinikten çıkınca hemen abimi aradım. "Abi, işim bitti. Asya ve Mete’nin çalıştığı çok tatlı bir kafe var, oraya geçiyorum. Sen de gel, seni arkadaşımla tanıştırayım."
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Muhteşemm olmuşşş kalbim güm güm atıyor hâlâaaaaa💞💗🤩
Bugün yeni bölüm gelir mii
Bölüm mükemmel olmuş
Yorum
Yorum bulunamadı.