Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Eskişehir dönüşü gecenin ilerleyen saatlerinde mahalleye vardığımızda sokak her zamanki gibi sakindi. Otobüsten inip binalarımıza doğru yürürken Pamir’le ellerimiz birbirini buldu. Yorgunluktan gözlerimiz kapanıyordu ama içimizdeki o heyecan her şeyin üzerindeydi.
Bizim eve geçtiğimizde Pamir üzerindeki montunu kenara bırakıp salondaki geniş koltuğa yayıldı. Ben de mutfaktan iki bardak su alıp yanına döndüm.
"Ee, ne izliyoruz?" dedi Pamir kolunu koltuğun arkasına atarak.
"Aç bir şeyler, fark etmez," deyip yanına sokuldum. Başımı göğsüne yasladım, Pamir de beni kolunun altına alıp üzerimize battaniyeyi örttü. Televizyonda rastgele bir film dönmeye başladı ama filmin ilk on dakikasından sonrasını ikimiz de hatırlamıyorduk. Yol yorgunluğu ve Pamir’in düzenli nefes alıp verişi birleşince, koltukta birbirimize sarılmış halde uyuyakaldık.
Sabah gözlerimi açtığımda salonu kaplayan hafif gün ışığıyla karşılaştım. Pamir hâlâ mışıl mışıl uyuyordu, bir eli belimdeydi. Onu uyandırmadan sessizce koltuktan kayıp mutfağa geçtim.
Çayı ocağa koyup pratik bir kahvaltı hazırlamaya başladım. Mutfaktan yükselen kızarmış ekmek kokusu Pamir’i uyandırmış olacak ki, birkaç dakika sonra uykulu gözlerle ve darmadağınık saçlarıyla mutfak kapısında belirdi.
"Ooo, döktürmüşsün güzelim" dedi boğuk, yeni uyanmış sesiyle. Gelip arkamdan belime sarıldı, çenesini omzuma yasladı. "Sabah sabah bu ne hamaratlık?"
"Evde tek kalmayayım diye bana eşlik kahramanıma minnet borcum," dedim gülerek.
Birlikte masaya oturup neşeli, tatlı atışmalarla kahvaltımızı yaptık. Pamir tabağımdaki son zeytini çalarken, "Bugün okulda kulüp toplantısı var, gitmem lazım," dedi isteksizce. "Aklım sende kalacak ama."
"Merak etme, ben bütün gün evde pinekleyip Eskişehir’in yorgunluğunu atacağım," dedim gülümsüyerek.
Pamir kapıdan çıkmadan önce eğilip yanağıma uzun bir öpücük kondurdu. "Akşam Melis gelince haber ver, ben de uğrarım."
Gün gerçekten de tam düşlediğim gibi geçti; bütün gün yatakta ve koltukta pinekledim, dizi izledim. Akşam saatlerine doğru kapı zili coşkuyla çalmaya başladığında Melis’in geldiğini anladım.
Kapıyı açar açmaz Melis boynuma atıldı. "Kuzum! Çok özledim!"
"Ben de çok özledim!" diyerek ona sıkıca sarıldım. Valizini içeri çekip salona geçtik. İkimiz de koltuğa bağdaş kurup oturduk.
"Ee, anlat bakalım! Ben yokken mahallede, kulüpte neler oldu?" diye sordu Melis merakla.
Derin bir nefes aldım, yüzümdeki sırıtışa engel olamayarak, "Melis... Şok olacaksın ama," dedim. "Pamir’le biz sevgili olduk."
Melis’in gözleri yuvalarından fırladı, ağzı bir karış açık kaldı. "Ne?! Ne demek sevgili olduk? Bayağı bildiğimiz 'el ele, tutuşarak' sevgili mi?"
"Evet!" dedim gülerek.
Melis heyecanla çığlık atıp bana tekrar sarıldı. "İnanmıyorum! Sonunda be! Zaten ikinizin arasındaki o çekimi kör bile görürdü!"
Tam olayları detaylandırmaya başlayacakken Melis derin bir nefes alıp elini göğsüne koydu. "Aşkım, hazır şok kat sayımız yükselmişken benim de sana bir şey söylemem lazım..."
Bu bölümün ilk 20 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Emeğine sağlık bölüm çok güzel olmuş 🤍🫶
Mükemmell olmuşşş kalemine sağlıkk💞💓
Yorum
Yorum bulunamadı.