Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Cumartesi sabahı alarmım çaldığında hava henüz yeni aydınlanıyordu. Sıcak yatağımdan zorlukla sıyrılıp üzerime rahat bir doğa yürüyüşü pantolonu ve kalın bir sweatshirt geçirdim. Sırt çantamı hazırlarken Melis uykulu gözlerle yorganın altından başını çıkardı.
"Gerçekten sabahın altısında dağ tepe yürümeye gidiyorsun, değil mi?" dedi esneyerek. "Biliyorsun değil mi, dördüncü sınıfa geçebilmemiz için doğada çekilmiş yaprak fotoğraflarına ihtiyacımız yok."
Gülerek çantamın fermuarını çektim. "Biraz kafamı boşaltmak iyi gelecek. Sen uyu."
"Sana o yürüyen kural kitabıyla ve dağ havasıyla bol şans," deyip yorganı kafasına kadar çekti. Melis’in fotoğrafla da doğayla da hiç işi olmazdı; onun için ideal hafta sonu sıcak bir kahve ve yatak demekti.
Kampüs bahçesine vardığımda kulüp otobüsü çoktan yanaşmıştı. Etrafta neşeyle sohbet eden, fotoğraf makinelerinin lenslerini temizleyen bir sürü öğrenci vardı. Otobüsün bagaj kısmına çantamı yerleştirmek için eğildiğim sırada hemen yanımda canlı, enerjik bir ses duyuldu:
"Selam! Sen yeni üyesin, değil mi?"
Başımı kaldırdığımda karşımda pembe bereli, boynunda kocaman bir fotoğraf makinesi asılı olan son derece sevimli bir kız gördüm. Yüzünde samimi bir tebessüm vardı.
"Evet, selam," dedim gülümserek. "Duru ben."
"Ben de Asya!" dedi elini uzatarak. Sonra rahat bir nefes verip ekledi: "Valla seni gördüğüme çok sevindim. Kulüpteki diğer kızlarla bir türlü kafam uyuşmadı, sürekli kendi aralarında fısıldaşıp duruyorlar. 'Umarım yeni gelen kızla anlaşırız' diyordum içimden. Doğayı seviyor musun, yoksa sırf kulüp puanı için mi buradasın?"
Kıkırdadım. "Doğayı seviyorum.Ben de seninle tanıştığıma sevindim Asya."
"Süper, o zaman otobüste yan yana oturuyoruz!" dedi heyecanla.
Tam Asya ile otobüse doğru adımlayacakken Mete belirdi. Elinde iki koca koli dolusu su ve kulüp ekipmanlarıyla yine sendelleyerek yürüyordu.
"Dikkat, çekilin! Yerçekimi kuvvet uyguluyor!" diye bağırdı Mete.
Asya hemen ileri atılıp kolilerden birini tuttu. "Mete! Yine neyini düşürüyorsun?"
"Asya kulübün meleğisin valla," dedi Mete nefes nefese. Sonra bana dönüp gülümsedi. "Ooo psikolog hanım! Hoş geldin. Pamir kankamı da alıp gelirsin sanıyordum ama..."
"Pamir'le birlikte gelmiyorum Mete," dedim gözlerimi devirerek.
Tam o sırada otobüsün kapısında Pamir belirdi. Üzerinde siyah bir outdoor ceket, elinde kulüp katılım listesi vardı. Yine her zamanki gibi ciddi ve soğuk duruyordu. Otobüsün önünde durup boğazını temizledi.
"Arkadaşlar, otobüse geçiyoruz," dedi gür ve net bir sesle. "Doğa parkına vardığımızda gruptan kopmak, kafasına göre rotadan çıkmak kesinlikle yasaktır. Saat ikiye kadar serbest çekim zamanınız var, sonra ana kamp alanında toplanacağız. Kurallara uymayanı otobüse kilitlerim, bilginiz olsun."
Asya yanımda kolumu hafifçe dürttü, fısıldayarak: "Bizim Komutan yine görevinin başında. Her gezide aynı askeri konuşmayı yapıyor."
Tutamayarak hafifçe kıkırdadım. Pamir tam o an kafasını listeden kaldırıp bana baktı. Tek kaşı yavaşça yukarı kalktı, dudaklarında sadece benim anladığım o hafif, kışkırtıcı tebessüm belirdi.
Bu bölümün ilk 20 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Yineee mükemmelll içim yumuş yumuş olduu💞
Harika olmus canımm bayıldımm🌸🤍
Yorum
Yorum bulunamadı.