Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Koza Psikolojik Danışmanlık’taki ilk resmi staj günüme sabahın erken saatlerinde, kalbim kıpır kıpır başladım. Kliniğin ahşap kapısından içeri adım attığımda beni karşılayan ilk şey, yine o huzurlu melisa çayı kokusu ve resepsiyon masasının üzerinde bir yumak gibi kıvrılmış yatan kar beyazı kedi oldu.
Şevval Hanım beni güler yüzle karşılayıp klinikteki diğer psikologlarla tanıştırdı: Deniz ve Burak.
İkisi de inanılmaz tatlı, enerjik ve gözlerinin içi gülen iki genç psikologdu. Çok geçmeden aralarındaki o tatlı, bakışlarla yürüyen çekimi fark etmem hiç zor olmadı. Meğer iki yıldır birliktelermiş ama klinikte danışanların yanında profesyonelliklerini hiç bozmadan sadece aradaki mutfak molalarında birbirlerine takılıyorlarmış.
"Duru, ben çayları tazeliyorum, sen de Burak'ın şekerini kaç tane attığına dikkat et. Kendisi gizli gizli dördüncü şekeri atmaya çalışıyor da," dedi Deniz, gözlerini sevecenlikle devirerek.
Burak elindeki dosyayı masaya koyup Deniz’in beline hafifçe sarıldı. "Aşkım, danışan aralarında enerjiye ihtiyacım oluyor ama, hemen itibarımı zedelemesen mi stajyerimizin yanında?"
"İtibarın şeker komasına girince ben toplayacağım ama," dedi Deniz, gülümseyerek Burak’ın burnuna hafifçe dokunarak.
Onların bu sıcacık, birbirini tamamlayan hallerini izlemek klinikteki ilk günümün gerginliğini bir anda silip süpürdü.
Saat öğleden sonra üçe doğru Burak iki danışan arasında yarım saatlik bir mola yakaladı. "Uzun zamandır kuzenimle görüşemiyoruz, hazır mola denk gelmişken iki dakika uğrasın da bir çay içelim," diyerek telefonunu çıkarıp birini aradı.
Aradan on beş dakika geçmeden kapının zili çaldı. Beyaz kedi mışıl mışıl uyumaya devam ederken, kapıya yakın olduğum için ben yöneldim. "Ben bakarım!" diyerek ahşap kapıyı araladım.
Koyu yeşil ceketiyle karşımda duran kişiyi gördüğümde bir an afalladım.
Pamir!
Beni kapıda görünce o da en az benim kadar şaşırdı. Gözleri hafifçe açıldı, dudaklarının kenarında o tanıdık, alaycı tebessüm belirmeden önce tek kaşı havaya kalktı.
"Psikolog Hanım?" dedi sesi şaşkınlıkla kısılarak. "Senin staj yeri burası mıydı yani?"
"Pamir?" dedim kapının koluna tutunup kalırken. "Senin burada ne işin var acaba? Yoksa buraya da mı kural denetimine geldin?"
O sırada koridordan Burak göründü. "Ooo Pamir! Gel geç," diyerek Pamir’in omzuna samimi bir pat pat vurdu. Sonra ikimizin şaşkın yüzlerine bakıp kaşlarını kaldırdı. "Siz tanışıyor musunuz ya?"
"Karşı daire komşum olur kendisi," dedi Pamir, bakışlarını benden ayırmadan içeri adım atarak. "Yürüyen kural kitabı der bana genelde."
"Evet maalesef kapılarımız burun buruna. Ama asıl soru sizin Burak Bey’le ne alakanız var?"
"Kuzenim olur kendisi," dedi Pamir rahat bir tavırla. "Sürekli yoğun olduğu için ancak böyle molalarda görüşebiliyoruz."
Pamir’in o her zamanki mesafeli, keskin halinin kuzeni Burak ve Deniz’in yanında nasıl yumuşadığını görmek çok ilginçti. Mutfakta Burak ile çaylarını yudumlarken, bana bakıp o hınzır bakışını eksik etmiyordu.
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çokkk güzell olmuşşşş💞
Çok güzel olmuş canımm🌸
Yorum
Yorum bulunamadı.