“Defne, sakın arkana dönme.”
Aras'ın sesi titriyordu. Hayatımda ilk kez onun korktuğunu görüyordum.
“Ne oluyor?” diye fısıldadım.
“Bizi izliyor.”
Dayanamadım ve arkamı döndüm.
Koridor bomboştu.
“Kimse yok!” dedim.
Aras kolumdan tutup beni boş bir sınıfa çekti. Kapıyı kapattıktan sonra cebinden telefonunu çıkardı.
“Dün gece seninle aynı yerdeydim,” dedi.
Şaşkınlıkla yüzüne baktım.
“Ne?!”
“Eski oteldeydim. Ama seni orada gördüğümde tek başına değildin.”
“Yanımda kim vardı?”
Aras cevap vermedi. Telefonundan bir fotoğraf açtı ve bana uzattı.
Fotoğraftaki kişi bendim. Yanımda duran kızın yüzü ise karanlıkta kalmıştı.
Ama boynundaki kolyeyi tanıyordum.
Bu, üç yıl önce ortadan kaybolan ablamın kolyesiydi.Bu imkânsız,” diye fısıldadım. “Ablam öldü.”
Aras gözlerini kaçırdı.
“Bunu sana kim söyledi?”
Aniden sustum.
Üç yıl önce ailem bana ablamın bir trafik kazasında öldüğünü söylemişti. Cenazesini bile göstermemişlerdi. O zamanlar çok küçüktüm ve kimseye soru sormamıştım.
Ama ya bana yalan söyledilerse?
Tam konuşacakken sınıfın kapısı üç kez çalındı.
Tak. Tak. Tak.
Aras telefonunu cebine koydu.
“Kimseye burada olduğumuzu söylemedim.”
Kapının altından beyaz bir kâğıt kaydırıldı.
Titreyen ellerimle kâğıdı aldım.
Üzerinde yalnızca şu yazıyordu:
“Ablan ölmedi. Ama onu bulursan, her şeyini kaybedeceksin.”
Bir anda kapı kolu hareket etti.
Aras beni arkasına çekti.
“Defne, ne olursa olsun benim yanımdan ayrılma.”Bana neden yardım ediyorsun?” diye sordum.
Bana baktı. Gözlerinde anlayamadığım bir şey vardı.
“Çünkü sana daha önce de yardım ettim.”
“Ne zaman?”
Aras cevap vermek üzereyken kapı açıldı.
Karşımızda Ece duruyordu.
Ama yüzündeki ifade, onu tanıdığım günden beri gördüğüm hiçbir ifadeye benzemiyordu.
Elinde eski bir fotoğraf vardı.
Fotoğrafı bana uzattı.
Üç yıl önce çekilmişti. Fotoğrafta ablam, Aras ve Ece yan yana duruyordu.
Arka tarafına kırmızı kalemle bir tarih yazılmıştı.17 Ekim.
Bugünün tarihi.
Ece gözlerimin içine baktı.
“Defne,” dedi sessizce. “Sana söylemem gereken bir şey var.”
Yutkundu.
“Dün gece öldürülen kişi…”
Bir an durdu.
“Senin ablan değildi.”
Telefonuma yeni bir mesaj geldi.
Bilinmeyen numara.
“Güzel. Artık kime güvenmeyeceğini biliyorsun.”
Mesajın altındaki fotoğrafı açtım.
Fotoğrafta ben vardım.
Uyuyordum.
Ve fotoğraf yatağımın içinden çekilmişti.
2. Bölümün sonu. 🖤
Bölüm Yorumları