Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Etrafınızda yüzlerce insan varken yalnız hissetmek nedir bilir misiniz?
Bir şey istediğiniz an sizin için her şeyi yapabilecek, üzüldüğünüzde size moral olmak için güzel sözler edecek, destek istediğinizde size yaslanacak bir omuz vermekten gocunmayacak insanlara sahiptim.
Dışarıdan bu insanların bana saygı duyduğu düşünülürdü. Beni sevdikleri, tek istediklerinin beni iyi hissettirmek olabileceklerini düşünürlerdi. Ama bu sadece dışarıdan görünendi.
Ellerine vereceğim küçük bir kozla beni yıkabilecek insanlardı onlar. Bir şeyler öğrenebilmek için yerlerde sürünebilecek kadar ezik insanlardı.
Durum böyle olunca çevrende ki insanların sayısı ne kadar fazla olsa da yalnızlığın daha fazla yüzüne vurulmasını sağlıyordu. Çünkü içlerinden hiçbiri aslında sana değer vermiyordu. Tek istedikleri yerine geçmek, sözünü diğerlerine geçirebilmekti.
Ve yalnızdım. Evet, bir sürü insanla sohbet ediyordum, görüşüyordum, arkadaşlık kuruyordum ama hepsi sahte hissettiriyordu. Yalnız gözükmüyordum, yalnız hissediyordum.
Tabii, 28 yıl boyunca hep böyle hissetmemiştim. Eskiden birçok arkadaşım vardı. Şimdi hiçbiriyle görüşmesem de bir zamanlar yalnız hissetmememi engellemişlerdi.
Ailem vardı. Uyumadan önce bana masallar okuyan abim, kahvaltıya en sevdiğim çikolatalı krepleri hazırlayan annem, elimi bir kez olsun bırakmayan babam vardı.
Ailem üç ay önce dağılmıştı. Abim kendini işe vermiş eve neredeyse hiç uğramıyordu. İşi bahane ettiğini biliyordum. Eve gelmek istemediği açıktı.
Annem hissettiği acıyla hastalanmıştı. İki ay önce kendisine alzheimer teşhisi konmuştu. Beni arada sırada unutsa da kısa sürede kendimi hatırlatmayı başarıyordum. Abimi hatırlaması için ne kadar uğraşırsam uğraşayım hatırlamak istemiyormuş gibi beni dinlemiyordu bile. Oğlunun bizi terk etmesi canını yakıyordu biliyordum.
En acısı ise vefatından hasta olduğu kocasını unutmasıydı. Resimlerini gösterip anılarımızı anlatmama rağmen bir an bile gülümsemiyordu. Hatırlayamıyordu. Karşısında acı çekiyordum ama anlamıyordu. Babamı tamamen unutmuştu.
Beni soracak olursanız babamı bir an bile unutmamıştım. Gün içinde bana bıraktığı işleri halleder, gece yatağıma yattığımda ona dualar eder uykuya dalardım. Rüyamda ise onu görürdüm. Küçükken dizlerine oturup boynuna sımsıkı sarıldığım halimizi görürdüm. Kokusunu, sıcaklığını hissettikten sonra uyanır içimde ki boşluk hissine iç çekerdim.
Yaşananlara rağmen güçlü durmaya söz vermiştim. Evet, her gün acı çekiyordum ama bunu kimseye yansıtmayacaktım. Her zaman güçlü, kendinden emin görünecek ve dik duracaktım.
Çevremde ki insanlara koz vermeyecektim, onların güçsüzlüğümden faydanlanmalarına engel olacaktım.
Ve babamı silahla üç kez ateş ederek öldüren o caniyi bulacaktım.
Günlerdir tek bir kanıt bile bulamayan polislerden sıkılmıştım. O adamı bulacaktım. Babamın intikamını alacak ve onun acı çektiğini görene dek rahat etmeyecektim.
Herkes delirmiş olabilirdi. Kendini salmış, acısını yaşıyor olabilirdi. Ama benim içim intikam hırsıyla yanıyordu.
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları