Dışarıda şiddetli bir şimşek vardı. Yağmur heryeri ıslatıyor sokakta bir o tarafa bir bu tarafa koşturtuyordu insanları. Çoğu insan için şuan akşam yemeği saatindeydi. Elbette şimdi ziyaret edeceğimiz o evde de.
Soluk renkli duvarlar ve mobilyalar. Ortada yuvarlak bir masa var. kırklı yaşların ortalarındaki adam bir yandan et yiyor diğer yandan alkolünü içiyordu. Karşısındaki genç kız sadece boynunu eğmiş önündeki tabağa bakıyor bir yandan elindeki çatalı ile etini bir sağa bir sola doğru kaydırıyordu. Adamın arkasındaki tezgahta salata yapan bir kadın vardı. Adam elindeki bardağı şiddetle masaya vurdu.
"Aptal mısın Lila? Yemek ye" dediğinde Lila elindeki çatalı ile önündeki etinden bir ısırık aldı. Bu sırada tezgahın önündeki salata yapmakla meşgul olan kadın başını kaldırdı ve "Hayatım, bugün o salak babasının ölüm yıldönümü" dediğinde adam kahkaha atmaya başladı.
"O piç babanın arkasından yas mı tutuyorsun salak? " demişti adam. Lila kafasını kaldırdı ve mırıldandı. "Babama piç diyemezsin"
Lila bu söylediği cümleyi kendisi bile net olarak duymamışken karşısındaki adam net bir şekilde cümleyi anlamıştı. Bunun üstüne adam sinirle ayağa kalktı. Onun ayağa kalkmasıyla sandalye yere düşmüştü. Adam,öfkeli bir ses tonuyla konuştu. "Seni orospu. Babana piç desem ne yapabilirsin? " dedi.
Lila anlamıyordu. Annesi nasıl bu duruma susuyordu? Adam sinirle bağırdı. "Nankör! sende o piç baban gibisin! Babanı siktir ettiğim gibi seni de bu evden siktir edeceğim" dedi ve Lila'nın kolunu tutup sürüklemeye başladı. Lila korkuyla bağırdı. "Anne! "
Annesi elbette her zamanki gibi tepki vermedi. Adam sırt çantasının içine rastgele eşyalar koyup tekrar Lila'yı sürüklemeye başladı. Bahçe kapısına geldiklerinde adam sertçe kapıyı açtı ve Lila'yı yere attı. Ve son kez bağırdı. "Seni de babanın yanına yollamadan önce siktir git orospu! "
Kapının sert bir şekilde çarpmasıyla Lila korkmuştu. İlk kez olmamıştı bu , hepsi alkol yüzündendi. Gerçi üvey babası alkol olmadan da bu kadar zalimdi. Lila bir an da hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Yağmur gözyaşlarıyla birlikte yanağında süzülüyordu. Lila ağladı daha çok. Sanki herşey bir kabus gibiydi. Ancak Lila tam 8 yaşından beridir bu kabusun içimdeydi.
Lila eliyle yanağındaki gözyaşlarını sildi ve ayağa kalktı. Birşeyden net olarak emindi. Ağlamakla bir yere varamazdı.
Lila ayağa kalktı ve babasının epey eski gece kondusuna yürüdü. İyi ki bu gecekondu evlerine yakındı çünkü Lila,bu yağmurda ağlayarak yürümeyi pek de iç açıcı bulmuyordu.İçeri girdiğinde etrafın ne kadar pis olduğunu umursamadan kendini eski yatağa attı. Hıçkıra hıçkıra ağlamaya devam etti. Üstünü değiştirmedi. Sadece ağladı.
...
Sabah Lila telefonunun çalması ile uyandı. Arayan Emir'di. "Alo, sevgilim nerdesin? " dedi telefondaki ses. Lila cevap vermeden konumu atıp telefonu kapattı. Banyoya gitti. Yüzü kıpkırmızıydı. Ellerini ve yüzünü yıkadı. Birkaç dakika sonra Emir kapıyı çaldı. Lila kapıyı açar açmaz Emir, Lila'ya sarıldı. Lila güvende olduğunu hissederek ağlamıştı. Şanslıydı. Sevgilisi yanındaydı.
Lila tüm olanları Emir'e anlatmış, Emir ise onu teselli ediyordu. Ancak sanki birşeyler vardı. Evet,Emir şuan da eskisi gibi değildi birşeyler vardı onda. Lila hissetmişti. Emir ona birşey söyleyecekti. tam da tahmin ettiği gibi oldu. "Lila seninle birşey konuşmalıyım. " dediğinde Lila başını kaldırdı ve şaşkınlıkla "ne konuşacağız? " dediğinde Emir "Lila, para kazanmak ister misin? " dedi. Lila anlamadan Emir'e baktı. Emir devam etti.
"Bak bir grup var. Haftada 3 gün bir isim veriyorlar. O isimi öldüren para kazanıyor. Sevgilim biliyorum bu sana korkunç geliyor. Ama lütfen sadece bana güven"
Lila kıpkırmızı olmuş gözleriyle Emir'in yüzünde herhangi bir şaka belirtisi aradı. Ancak bu ifade Emir'de yoktu. Emir gayet ciddiydi. Emir, genç kıza para kazanmak için katillik teklif etmişti.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
İlk bölüm çok güzeldiii
Yorum
Yorum bulunamadı.