Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Ailesiyle birlikte yeni bir eve taşındığında, on beş yaşındaki Mert bunun sıradan bir başlangıç olacağını düşünüyordu.
Ev eskiydi ama güzeldi. Ahşap merdivenleri, geniş pencereleri ve tavan arasına çıkan dar bir merdiveni vardı.
Taşınmanın ikinci günü Mert tavan arasını keşfetmeye karar verdi.
Tozlu kutuların arasında dolaşırken duvara yaslanmış büyük bir ayna buldu. Ayna çok eskiydi. Çerçevesi kararmış gümüşten yapılmıştı.
Üzerindeki tozu silince kendi yansımasını gördü.
Ama bir şey tuhaftı.
Yansıması ona tam olarak aynı anda hareket etmiyordu.
Çok kısa bir gecikmeyle hareket ediyordu.
Mert gözlerini kırpıştırdı.
“Hayal görüyorum,” diye düşündü.
Aynadan uzaklaştı.
O gece saat 03.07’de aniden uyandı.
Koridordan gelen hafif bir ses duymuştu.
Sanki biri çıplak ayakla yürüyordu.
Kapısını açtı. Koridor boştu.
Tam geri dönecekken gözünün ucuyla tavan arasının kapısının aralık olduğunu fark etti.
Oysa yatmadan önce kapalıydı. Yavaşça merdivenleri çıktı. Elindeki telefonun ışoğı titriyordu. Tavan arasına ulaştığında soğuk bir rüzgar yüzüne çarptı.
Ayna hâlâ yerindeydi.
Ama bu kez farklıydı.
Mert aynaya baktığında kendi yansımasını göremedi.
Onun yerine yaklaşık kendi yaşlarında bir çocuk duruyordu.
Solgun yüzlüydü.
Sessizce ona bakıyordu.
Mert donup kaldı.
Çocuk yavaşça elini kaldırdı.
Ve aynanın iç tarafından camı tıklattı.
Tam o anda Mert’in telefonu söndü.
Karanlığın içinde son duyduğu şey, aynanın arkasından gelen bir fısıltı oldu:
“Ben dışarı çıkmak istiyorum.”
Ve ardından aynanın yüzeyinde bir çatlak belirdi.
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları