Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Selamlar! Yepyeni bir kurguyla seninleyim.
Normalde bölüm başına ya da sonuna böyle eklemeler yapmam ama bu kitapta yabancı isimlerle çok karşılaşacağız. O yüzden sana o isimlerden birinin okunuşunu vereceğim ki okurken zorlanma. (Bu bölümde sadece o isim mevcut.)
Ayrıca beğenmeyi ve yorum yapmayı da unutma, Sevgili Okur. Seviliyorsun!
Andrei- Andrey
⛸❄️⛸
“Saçmalama! Buz patenine gelmiyorum!” dedim. Şu an yerimden kimse kaldıramazdı beni. Önümüzdeki bir hafta boyunca sadece kitap okumayı planlıyordum.
“Geliyorsun.” dedi telefonun diğer ucundaki sesin sahibi olan Ayten. “Gelirsen sana kitap alırım.” dedi. Hadi canım. Bana kitap mı alacak?
Ayten.
Kendi.
Özgür iradesiyle.
Bana.
Kitap mı alacak?
“Dökül.” bu işte bir iş vardı. Ayten benim tehditlerim dışında asla bana kitap almazdı. Bi'de doğum günümde alırdı.
“Buz pateninde bir çocuk vardı,” hadi buyurun. Bizim aşk pıtırcığı yine durmamış. “Sende yanımda dur, olmaz mı?” sesi o kadar tatlı çıkmıştı ki…
“Kitap alacağına söz veriyor musun?” diye sordum. Söz verirse giderim.
“Söz veriyorum!” dedi heyecanlı çıkan sesiyle.
“Tamam, gel al beni.” Dedim yatağımda doğrulurken.
“Sen bir tanesin Buğu!” dedi ve telefonu kapattı.
⛸❄️⛸
Yaklaşık yarım saattir buz pateni yapıyorduk ve Ayten inanılmaz bir şekilde berbat sürüyordu. Ne kada kötü sürdüğünü size şu şekilde açıklayabilirim aslında: 6 yaşından beri buz pateni yapıyor ve sakatlanmasaydı şu an bir milliydi. Şimdi ise yere kapaklanıyordu. Aşk bu kıza yaramıyor.
Açıkçası yerde olması dikkat çekiyordu ve etkilemeye çalıştığı kişi de onu fark ediyordu. Yani az da olsa yaptığı şey, ya da yapamdığı şey, onun işine yarıyor gibiydi. Lakin ortamdaki diğer insanlarda onun bu halini görüp gülüyordu, hepsini boğmak istiyorum!
Etkilemeye çalıştığı kişi, yani arkadaşıyla konuşmlarından duyduğum kadarıyla Çınar, benim tipim değildi ama yakışıklıydı. Esmer bir tene ve simsiyah kısa, asker traşı gibi, saçlara sahipti. Burnu üçgen şeklindeydi, gözlük takıyordu ve fit bir vücûda sahipti. Boyu tahminen 1.78 civarıydı. Türkiye erkek boy ortalamasından uzundu. İyi.
Kitap karakterleri 2.00 ama... Olsun, gerçek hayatta, Türkiye baz alınırsa, adam basketbolcu değilse 1.90-95 olması da çok zor.
Yanında bir arkadaşı vardı. Boyu 1.80 civarıydı ya da biraz daha kısa. Bal sarısı saçlara ve masmavi gözlere sahipti. Oda oldukça fitti ama dürüst olayım Çınar ondan daha fit. Yani bol giydikleri için böyle gözüküyor. Son olarak adı Andrei'di. Zaten tipi Ruslara benziyordu ama...
"AYY!" ani çığlıkla sakin sakin buz pateni yaparken kendimi yerde buldum ve ağzımdan ufak, minik bir küfür savruldu. "Hay ebesinin!" ne sandınız? Küfür etmem ben. Yani etsem de yarım. Tanam, yeri geldi mi hayatınızda duymadığınız okallı küfürler ederdim. Yani kitap okurken ediyorum ama...
Şu an yerdeydim ve üstümde Ayten vardı. Az önce ki çığlığın sahibi de oydu sanırım. "Of Ayten!" dedim doğrulmaya çalışırken. Biri beni kolumdan tutup kaldırdı. Kim diye bakmadım çünkü şu an Ayten'i kolundan, özür diliyorum belinden tutup kaldıran kişi... Çınar! Çınar, Ayten'e karşı fazlaca ilgili gibiydi. Hemen iyi mi değil mi diye merakla sormuştu.
Ayağa kalktığımda sırıtmamak için kendimi zor tutuyordum. "Bu sakarlıkla bir de milli olacaktın(?)" demedim tabii. Çınar'dan hoşlanıyordu ve ben en yakın arkadaşımın hoşlandığı kişinin yanında onu zorbalamazdım. Asla. Bugüne dek hiç yapmadım. Adla da yapmam.
"İyi misin?" Sol arka çaprazımdan gelen sese baktım. Masmavi hareler ve o hareleri gölgeleyen bal sarısı saçları görmeyi beklemiyordum... Bİ' DAKİKA! Onun eli de mi benim belimde?! Evet! Oda benim belimi tutumuştu! Ne cürretle?! Tamam kalktım ayağa çek elini!
"İyiyim, teşekkürler," dedim ve geri çekildim. Oda rahatsız olduğumu fark etmiş olacak ki elini çekti ve geriye çekildi. Ama gözlerini üzerimden ayırmadı.
Ayten'e tekrar baktım. Akyaz güzeli... Upuzun saçlarını at kuyruğu yapmıştı ve çekik olan, kehribar gözlerini biraz daha çekik hale getirmişti. Küçük, yuvarlak yüzüne ters oranda büyük, kalp şeklinde bir dudağı vardı. Şu an Çınar ile bakışıyorlardı.
"Aşk Pıtırcığım buldu sonunda aşkını," dedim ona gururla bakarken. Demez olaydım. Adrei midir nedir onun gülmemek için kendini zor tuttuğunu fark ettim. Yani gülmemek için gülerken kendini zor tutuyordu. Anlatamadım değil mi?
"Komik olan ne?" diye sordum arkamı dönerken. Onun duyabileceği şekilde konuştum. Bu esnada Çınar ve Ayten yanımızdan kayarak uzaklaştı.
"Ne?" dedi. Cidden ne oluyordu şu an? "Bu kadar hızlı olacağını tahmin etmemiştim." dedi ve inci dişlerini gözüme sokmak istercesine güldü.
"Bende beklemiyordum." diye cevap verdim.
Yavaş yavaş kaymaya devam ederken elini uzattı. "Andrei," dedi. Ona baktım ve elimi uzattım. "Buğu," dedim ve ekledim. "Rus musun?" kaşlarını çattı. "İsmin..." dedim ve güldü.
"Annem Rus. Bende Rusya'da duğdum. 5-6 yaşına kadar da orada kaldım, sonra da Türkiye'ye geldim." diye en kısa şekilde kendini açıkladı. Elini çekti.
"Memnun oldum, Buğu," dedi.
"Memnun oldum, Andrei," dedim. "Ama hâlâ cevap almadım." dedim. Neye gülüyordu o?
"Dürüst olayım mı?" dedi. Gözlerimle onayladım. "Tamam, peki." dedi. "Az önce evlenmek istemeyen çocuğunu evlendirmeye çalışan, daha sonra da çocuğunun evlilik yolunda olduğunu gören gururlu bir anne gibiydin." demesiyle büyük bir kahkaha attım. Türkiye'de uzun bir süre yaşadığı çok net bir şekilde belli oluyordu.
Biraz geriye doğru tökezledim ama dengemi sağladım. "Esprilisin, sevdim." dedim. "Onları evlendiririz artık, gelirsiniz istemeye," dedim ve sırıttı. Bende sırıttım ve hızlandım. Şimdi hızla ve zevkle sürebilirdim patenimi. Çünkü Ayten'de artık bir profesyonel gibi sürüyordu.
Andrei yanıma yaklaştı, oda hızlanmıştı. "Yarışa var mısın?" dedim. Apaçık bir meydan okuma sunmuştum ona. İyi sürüyordu, kabul ediyorum. Ama benden iyi mi?
"Peki," dedi ve hızlandı. "Buzda yarış ha..."
⛸❄️⛸
"Benden üç yaş büyükmüş yani 27 yaşında. Güzel sanatlar okuyormuş, geç başlamış. Aslen Siirtliymiş. 4 kardeşlermiş. bir abisi bir ablası iki kardeşi varmış. Ailesi Siirt'teymiş. Andrei ile üniversitede tanışmışlar. Çocukluğunda-" Ayten devam edemeden yüzüne yastık fırlattım.
Benim evime gelmiş ve evimi işgal etmişti. Anlatacakları varmış. Şimdi de sadece Çınar'dan bahsediyor ve susmuyordu. "Anasının kızlık soyadınıdı da alaydın(!)" dedim hafif şiveyle. Bu esnada da saçımı ev topuzu yapıyordum.
"Annesi ve babası kuzenmiş baba tarafından. Yani annesinin kızlık soyadı evlendikten sonraki soyadıyla aynı." Dedi. Saçını açmıştı. Benim Barbie'li pijamama takımımı giymişti.
"Yok artık Ayten..." dedim. "Ebesi hakkınd abir bilgin var mı?" dedim.
"Tabii ki de var Buğu," dedi ama susturdum.
"Tamam! Sus! Uyu!" dedim ve yatağa uzandım. "Kapat ışığı git odana." dedim ve gözlerimi kapattım.
Bu arada kitabımı sipariş ettik.
Gerçi benimde aklım Andrei'de kalmıştı. Yarışı ben kazanmıştım. Haftaya bir rövanş teklif etmişti.
Buzda.
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları