Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Kaybetmiştim. Evet, buz pateni rövanşında kaybetmiştim. Beklemiyordum. Cidden beklemiyordum.
"Eee, bana ne ısmarlıyorsun Buzul?" diye sordu Andrei. Ayten ve Çınar bizden ayrılmış 'romantik' bir gün geçirmek için gitmişlerdi.
Ayten! BENİ BİR ERKEK İÇİN SATTIĞIN BU GÜNÜ HİÇ UNUTMAYACAĞIM AYTEN! "Ne istiyorsun?" diye Andrei'e cevap verdim. İçimdeki karmaşayı ona göstermemeye çalışıyordum.
Bilmesine gerek yok değil mi?
"Ne ısmarlayacaksın?" sesinde alay vardı. Bunu çok net bir şekilde hissedebiliyordum. Elleri cebinde, siyah spor çantası omzundaydı. Ben kendi çantamı çapraz şekilde takmıştım.
"Hamburger? Bildiğim iyi bir yer var," telefonumun titrediğini hissettim. Cebimden alıp baktım. Ayten... Açmayacağım. Tekrar cebime koydum.
"Peki, gidelim." arabamız yoktu, bu yüzden yürüyerek gidecektik ama zaten yakındı. Hava bulutluydu ama yağmur yapacak gibi değildi. Serin ama ılıktı. O ikisinin ortası işte.
Telefonum cebimde tekrar titredi. Beni şu an Ayten dışında kimse aramaz. O yüzden açmayacağım.
Bir süre sonra hamburgerciye gelmiş ve sipatişlerimizi vermiştik. Turncu-sarı ışıklarla aydınlatılmış, genek olarak siyahın hâkim olduğu ufak bir mekandı. Masalar duvara bitişik olan uzunca koltuğun önündeydi, beş masa. Dört masa daha vardı onlarda dışarıdaydı ve iki sandalye vardı.
Sipariş dedim ya... Hayvan herif 300 gr yiyor. Ben onun yarısını bile bitiremeden doyarım. Yanında ekstra olarak patates falan da var, cidden hayvan!
Ya da özür dilerim. Hayvanlara hakaret etmek istemem. Çünkü biz de biyolojik olarak hayvan değil miyiz? Ben kendime hakaret etmek iatemiyorum.
Siparişlerimzgelene kadar çıtımız çıkmamıştı. Zaten yenilgiyi hâlâ hazmedememiştim. Siparişlerimiz geldiğinde garsona teşekkür etmek için döndüm ve garson çekildikten sonra dışarıda birini gördüm. ABİ!? "Abi?" o anlık şaşkınlıkla bilinçsiz bir şekilde dökülmüştü dudaklarımdan bu üç harf.
Andrei'e döndüm, bir lokma almıştı ve ağzı dolu, şaşkın bir şekilde bana bakıyordu. Sonra abimin olduğu tarafa döndüm. Buraya geliyordu, bana doğru geliyordu!
BE ADAM SENİN BURADA NE İŞİN VAR?
NE ZAMAN GELDİN?
NİYE HABER ETMEDİN?
TAM OLARAK NEDEN BURADASIN?
HADİ GELDİN MİT AJANI MISIN NERDEN BİLİYORSUN BURADA OLDUĞUMU?
NASIL BENİ ANDREİ İLE BASMIŞ OLABİLİRSİN?
EVET BİZ TAM ŞU AN BASILMIŞTIK!
Ayağa kalktım ve abimden tarafa doğru yürüdüm. O içeri girdiği gibi bende kapının önünde tam karşısında durmuştum. "Abiciğim," dedim otuz iki diş sırıtarak. Ama bana bakmak yerine hamburgerciden içeri bakıyordu ve içerideki tek müşteriler ben ve Andre'dik.
Abim şu an Andrei'e bakıyor ve ona pek de hoş olmayan bakışlar atıyordu. Offf! Her şeyi yanlış anlamıştı değil mi? Açıklama da kabul etmezdi şu an! "Dinlemeyi kabul edersen... yani açıklayabilirim..." dedi yarım yamalak.
Kehribar gözlerini bana dikti. Kısa kestiği saçlarıyla ve sinekkaydı traşıyla zaten korkutucu görünüyordu. Sıfır mimikle bana baktı ve o kalın sesiyle konuştu. "Açıkla." dur! Ne?
Bu bölümün ilk 23 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
güzel emeğine sağlık.
Yorum
Yorum bulunamadı.