Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar

@mey
Ben Mey.🐣 Kafamın içinde aynı anda 47 tane senaryo dönüyor ve nedense hepsini yazmam gerektiğini düşünüyorum. Bir karakter yaratırım, sonra karakter bana trip atar. Dram yazmaya çalışırım, üç bölüm sonra herkes saçmalamaya başlar. “Bu sefer sakin bir kurgu yazacağım.” derim… Yine kimse sakin kalmaz. Kısacası; hayal gücü biraz fazla kaçmış, karakterleriyle baş edemeyen biriyim. Buraya kadar geldiyseniz geçmiş olsun.
11
Kitap

mey

mey

mey

mey

mey

mey

mey

mey

mey

mey
Gerçekten kitaplarını heyecanla okuyorum ve çok emekle yazdığın bir kitaplar çoğu kitapta insan canı sıkılır okumak istemezya hemen bitmesini ister ama senin kitaplarında bunlar devamında ne olacağını hep düşünerek okuyorum böyle devam et çünkü gerçekten bir ben değil herkes senin kitaplarını öyle okuyordur iyiki kitap yazmaya başlamışsın ve umarımda hiç bırakmazsın
Lunaparkın çarpışan arabalar pisti tam gaz kapışmaya sahne olurken; Güneş, Ece, Pelin, Beste ve Yasemin bir tarafta, Onur, Eymen, Şükrü, Turgut ve Ege karşı tarafta birbirlerine meydan okuyordu. Direksiyonu sıkıca kavrayan Beste, gaza sonuna kadar yüklenip drift atmaya çalıştı ama bir anda hakimiyeti tamamen kaybetti. Kontrolden çıkan araba mermi gibi fırlayarak doğrudan Şükrü'nün aracını hedef aldı. Son anda üzerine gelen pembeli arabayı gören Şükrü, rengi solmuş bir şekilde ellerini havaya kaldırıp panikle bağırdı: "Olamazzz, kadın sürücü!" 90+1 YAYİNDA
Canlarım, sizinle çok özel bir haberi paylaşmaya geldim... Kırmızı Kart yayınlanacak son 3 bölümün ardından final yapıyor! Bu hikâyeyi yazarken bana verdiğiniz o muazzam destek, kitabımızın bu kadar çok okunması ve sizlerin sayesinde bu kadar sevilip tutulması beni o kadar gururlandırdı ki... Her bir yorumunuz, oyunuz ve ilginiz için kalpten teşekkür ederim! 🥹❤️ ilk günden beri yanımda olan ve bu başarıyı birlikte göğüslediğimiz her bir okuyucuma minnettarım. Birlikte kocaman bir aile olduk Son 3 bölümde unutulmaz bir finalle buluşmak üzere bol kaoslu kalın
Devasa ve buz gibi odanın ortasındaki uzun masanın etrafına dizilmiş olan Kenzo, Efsun, Yelda, Vera, Enzo, Fabian, Etmen ve Barın karanlık gölgeler gibi oturuyordu. Masanın başında ise her zamanki tehlikeli duruşuyla Aras Koral yer alıyordu. Kapı açılıp içeri elleri çözülmüş halde giren İlay, bu yeraltı lordlarının o ürkütücü kalabalığını süzdü. Hiç istifini bozmadan, hatta dalga geçer gibi kıkırdayarak ellerini beline koydu ve masadakilere baktı: "Vay be! Hayalimde hep mafya masasında oturmak vardı," dedi, yüzündeki o deli cesaretiyle sırıtarak. "Beni buraya baş köşe yapmaya mı getirdiniz, yoksa masanın ortasına meze olarak mı atacaksınız?" Oda içindeki ölümcül sessizlik bu cüretkar cümleyle sarsılırken, Aras sabırla gözlerini ovuşturdu. "İlay susacak mısın?" "Hayır" "Susmazsan o masanın ortasında sen olursun İlay!" " Pislik karınım ben senin! "