"Bu bölümde günümüz olucak yani 2026 Eylülün anlatımıyla olucak keyifli okumalar dilerim 🌷"
"Antalya'da Konyaaltı İlçesinde Liman Mahallesinde geçiyor"
****
"Bir adım attım, habersizce,
Bilmediğim bir hikâyeye doğru.
Bir yabancı durdu sessizce,
Ben bilmeden değişti yolum."
****
~Eylül Acar Anlatımıyla~
Havalar ısındıkça ders çalışma hevesi de
gidiyordu kendi odamda klima olmasına
rağmen bir etki etmemesi çok
kötüydü.Çalışma koltuğunu geriye itip
şarjda olan Telefonumu aldım saat öğlen
1.30'du işe 2.50'de başlıyacaktı.Sandalyeden kalkıp banyoya yöneldim temel işlerimi halledip çıktım üstüm için yaza uygun şeyler baktım Beyaz gömlek içine beyaz askılı bir bluz,açık mavi kot pantolon ve beyaz spor ayakkabılar işte yazlık kombin budur saçım doğal haliyle çok güzel olduğu için saçıma dokunmadım yaz aylarında makyaj yapmak kadar iğrenç bir şey yok o yüzden güneş kremi sürdüm kaşlarımı sabitledim dudaklarıma nemlendirici ve kirpiklerime de maskara sürdüm.Çanta olarakta küçük krem rengi çapraz çanta tercih ettim.Cüzdanımı telefonumu ve dudak nemlendiricimi çantama koyup son kez aynada baktın kendime boy olarak diğer kızlara göre küçüktüm boyun 155'ti ama seviyordum hem hafif balık ettliydim kendimi sevmiyorum anlamına gelmiyor kendimi çok seviyorum diğer insanlar balık ettilere ön yargı ile yaklaşıyordu ama normal bir insan kilosunda çokk fazla kilolu değildim 40 kiloydum sadece boyumun kısa olmasından kaynaklı bunu sporla halledebilirdim ama o kadar kilolu değildim belim ince zaten gerek yoktu spora aklımdaki düşüncelerden çıkıp parfüm sıktım tam yazlık bir parfümdü evden çıkmak için çantamdan telefonu alıp baktığımda saat 2'di.sadece 50 dakikam vardı ve iş yeri an az 30 dakikalık yoldu o yüzden acele etmeden sakın sakin gidebilirdim.
🖇
Abartısız 10 dakikadır karşıdan karşıya geçmek için yaya geçiti ışığını bekliyordum onca insan güneşin altında beklıyordu saatte bakmak için kol sattime baktım 10 dakikadan az zamanım kalmıştı evden biraz daha geç çıktığım için kendime söyleniyordum ne olurdu erken çıksaydım diye sonunda yaya geçiti ışığı yandığında hemen ilerlemeye başladım yola bakmadan sağıma soluma bakmadan hani bir araba gelse çarpsa bana ben haklı olurdum neden yaya geçiti ışığı yanmıştı arkamdaki kişiler kime sesleniyordu öyle "hanımefendi dikkat edin" diye ilk sağıma baktım sonra soluma oda ne bana doğru hızla motor geliyordu ellim ayağım dolandı beynim durdu her şey durdu gibi ayaklarım yere çakılmış hareket edemiyordu anı şok etkisiyle beynim iflas etmiş gibiydi içimden konuştum "Allahım ne olur şuradıkça ölmiyim haberlere çalışmaya giderken öldü haberi çıkmasın Allahım lütfen" ve bir ses anı fren sesi geldi.Motorcu durmuştu kaskı Simsiyahtı göremiyorumdum onu boğazımı temizleyip önüme dönerek koşar adımlar şeklinde yürümeye başladım sanki beni izliyor gibiydi arkama baktığımda öyleydi bana dönüktü neden bakıyordu özür dilemem mi gerekiyordu yoksa ııı napıcaktım ki saatime baktığımda geç kaldığımı gördüm hızla önümü dönüp koşmaya başladım ilk iş gününden atılmak istemiyordum.Koştur koştur son anda yetiştim kafeden içeri girdiğimde Lalin bana bakıyordu kızıl saçlı kıvırcık benimle aynı boy aynı kilo vardı benden bir tık zayıfta olabilirdi önlüğünü giymiş elinde tepsi ile bana bakıyordu.
Lalin:Ne oldu sana Eylül ne bu nefes nefese kalmışsın?
Eylül:Geç kaldım sandım o yüzden koşturarak geldim.
Lalin:Sakin ol kimse gelmedi daha giy önlüğünü kasaya geç istersen bende yeni geldim.Ayrıca Su istermisin?
Eylül:Yok canım ben alırım suyumu.
personel odasına gidip önlüğümü aldım önlüğün üstünde kafe'nin ismi "Luna Verde" yazıyordu cep kısmında"Coffee • Dessert • Friends" Önlüğün üzerine birde amblemi vardı "Yaprak ve kahve çekirdeği" vardı kahverengindeydi önlük önlüğü giyip personel odasınadan çıktım artık işe başlıya bilirim.Kasaya geldiğimde akşamlar ve yeşil tonları vardı etrafa baktığımda ahşap masalar ahşap ayakları olan sandalye rengi yeşildi koltuklarda öyleydi.Etrafı daha fazla incelemeden işime odaklanmaya çalıştım.
🖇
Akşam saatleri olmaya başlamıştı Akşamları çok kalabalık oluyordu belli ki telefonuma gelen bildirim ile telefona dalmıştım.Zil sesini duyunca telefonu bırakıp kafamı kaldırdım gelen kişi neden bu kadar tanıdıktı onu görmüşmüydüm daha önce altın gibi saçları gözleri masmavi deniz gibiydi boğazımı temizleyip konuştum."Ne içersiniz?" "Ben Irish Kahve istiyorum Irish bol olsun" "Peki isminiz ne bardağa yazalım" "Kaan Demirhan" bir dakika bu isim çok tanıdıktı.İsmini bardağa yazıp diğer 10 erkeğinde istediklerini aldım Garson Lalin bardaklara bakıp konuştu "Yuh 11 kahve 11 de aynı masamı" "Evet canım kolay gelsin sana" mesai saatim bitmişti an itibarıyla benim yerime Tuna Karahan geçmişti personel odasına geçip üstümdeki önlüğü çıkardım gömleğimi giyip çantamı takarak çıktım odadan çıkarken Tunaya ve Laline el saladım kafeden çıktığımda hava biraz serinlemişti gömleğimin düğmelerini İlikleyip yürümeye başladım.
🖇
Bizim sokağa gelince adımlarımı biraz daha hızlandırdım.etrafa bakarken Sarı saçlı mavi gözlü bir kız gördüm yanında bir adam ile Øpüşüyordu ney Øpüşüyordu demek yalan olurdu bence birbirlerini yiyordular resmen ıyy miğdem bulandı adımlarımı hızla atarak eve geldim bizim evin bahçeye açılan kapısını açıp evin dış kapısana yürüdüm geldiğimde zile bastım.Kapıyı açan bornozla duran annem vardı.
Elif:Hoşgeldin kızım
Eylül:Hoşbuldum annişş
diyip yanaklarına iki tane öpücük bıraktım spor ayakkabılarımı çıkarıp içeri girdim maç sesleri buraya geldiğine göre babam hala ayaktaydı.Oturma odasına gelip babama baktım bir elinde kumanda yüzünde gözlük ile uyuyordu televizyonu kapatsam uyanırdı hemen sesiz adımlarla üstkata çıktım odama gelip üstümdekilerden kurtuldum rahat yazlık bir pijamamı giydim maskaramı çıkarmak için makyaj temizleme mendili ile temizledim artık uyku için hazırdım yatağın üstündeki çamaşırlarımı kirli sepetine atıp çantamdan telefonumu çıkardım telefonu şarja takıp kendimi yatağa atıp evet artık gerçekten uyuyabilirdim....
🖇
Gece sokakta bağrışların sesine kalktım ay bu saatte kim bağırır.Perdeyi kapatmak için ayağa kalktım perdeyi çekerken bir şey dikkatimi çekti bugün sarışın mavi gözlü olan adam ve az önce başka adamla yiyişen kız ile kavga ediyordu istemeden kulak misafiri oldum."Ya sen nasıl yaparsın bu Tuğçe!?" "Sevgilim bak inan bir anlık boşluğuma denk geldi" "Tuğçe bitti defol evimin önünden!" "Ne demek bitti" "Bitti kızım o adamın koynuna girmeye devam et sen anca işin o senin!" ismini bildiğim Kaan kapısını hızla çarpıp içeri girdi kız göz yaşları içinde yerdeki çantasını alıp topuklu ayakkabıları ile ağır ağır yürüyordu.Perdemi kapatıp yatağıma tekrar uzanıp kendimi uykunun kollarına teslim ettim.....
~Bölüm Sonu~
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Ablaaa devamiii ilk bu arada
Yorum
Yorum bulunamadı.