Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Özgürlük iblisinin -en azından insanların adlandırmasıyla “iblis”- insanları terki
Pek tez yayılır kulaktan kulağa aktarmayla.
Onların özgürlük değerlerini alelacele bir özenle
Söküp almıştır yürek bağlarından,
Göstererek ne bir işaret ne de bir gerekçe.
Zifiri karanlıkta süzülen bulutlarla
Kara kara düşünceler sarar insanlığı.
Ne yapmalı, ne etmeli der her bir farklı parça aynı tınıda.
Ortak tınıdan başlamak türlü türlü melodi çıkarmıştır ortaya,
Farklı parçaların farklı çalışmasından belki de.
Her bir gözün önünde canlanmakta olan yol bir başka
Ve de diğerinden oldukça uzakta.
Bu da en büyük engel ortak karara varmada.
Kişinin kendi seçimi olamayacağı gerçeği özgürlüğün terkiyle
Gizlenerek gözlerin ardına,
Belki de görmezden gelinerek uğraşmamak adına
Bir seçim kampanyası başlamakta.
Aldatmaca ve hile hurdayla
Adeta bir olan kampanyada,
Yok olduğundan özgürlük tamamıyla
Onun tahtını ele geçiren manipülasyon destek bulmakta
Ondan bundan kendine.
Kimi zaman boğulup timsah gözyaşlarında
Kimi zamansa sahte kahkahalarında.
Çoğunluğa hitap eden fikir,
Manipülasyon iblisinin fikri olur kabul gören,
İnanmaktan başka çaresi olmayan halkta.
Dayanmak zorundadır her biri
Özgürlüklerinin geri döneceğine dair inançlarına.
Kahrından ölmemek adına,
Yaşamayı arzulayabilmek adına…
Seçilir dört adet “kahraman” hırsızlarını yakalamak uğruna.
Her biri de hayatının baharında.
Toplum tarafından sırtları sıvazlana sıvazlana
Hazırlanır her biri yola çıkma amacıyla.
Uyku girmez hiçbirinin annesinin gözüne.
Babalarının durumuysa ortada,
Kan ağlıyor yürekleri gizliden gizliye.
Kız kardeşleri sarılır onlara,
“Gitmesen olmaz mı?” diyerek hıçkırıklarının arasında.
Erkek kardeşleriyse babasının adımlarına uyma çabasında.
Ertesi günün güneşi
Gösterdi mi kendini,
Toplanır dört genç meydana.
Etrafları yaşça büyük ve küçükleriyle çevrili.
Her biri de gözlerindeki ışıltıyla bakıyor onlara.
Lider gelir meydana,
Önce gençlere övgülerle dolu bir konuşmayla.
Ardından çıkarır cebinden kızıl dört iplik gösterişli gösterişli,
Bağlar sağ kollarına.
Der “Bunlar sizin inancınızın temsili, umutsuzlukta bakın bunlara.
Hatıralarınız gelsin özgürlük adına,
Özgürlüğünüzü çalanın günahı boynuna.”
“Halka yapılan gösteriş, sahte inançlar ve
Sevgiler en kolay yol başa geçmede,”
Der içindense.
Güler bıyık altından pis bakışlarla
Bilerek dört tecrübesiz masumiyeti gönderdiğini ölüme.
Kabarık mı kabarık gençlerin göğsü.
Bilmediğinden hiçbiri bir hiçe doğru yola çıktıklarını
En ufak bir kaçma dürtüsü hissetmez yürekleri.
Her birininse bağlanır koluna inanç prangaları, kızıl küçük iplikleri.
İlerler koca bir topluluk sahte gülücüklerle
Özgürlük iblisinin kaçabileceği tek yere, ormana,
Dakika başına sayısı azala azala.
Sona gerçekten de önemseyenler dört “kurtarıcıyı”,
Aileleri kalana dek eksilir de eksilir kalabalık.
Son defa onlar da bakar evlatlarının, yoldaşlarının yüzüne,
Gözüne,
Masumiyetine.
Sarılırlar kırık bir gururla.
Son defa karşıdakinin kokusunu çekerler içine,
Bilirler bu kokuyu ya derin bir özlemle arayacaklarını
Yahut da unutup azap içinde hatırlamaya çalışacaklarını.
Yavaş adımlarla eşiğine gelir gençler,
İçi bilinmezlerle dolu ormanın.
Ailelerinin de gidişiyle
Arkalarındaki tamamen yok olan kalabalıksa
Geriye bırakmış ürkütücü bir sis.
Kan çanağına benzeyen ezilmiş çiçekler,
Kanlı ay ve kızıl yapraklı ağaçlar
Bir tehlike uyarısı misali parlar gözlerinde.
Atılır ilk adımlar ufak bir tereddütle.
Geçer zaman böyle.
Nereye gideceklerini bilmeden oradan oraya sürüklenmeyle.
Birbirine
yabancı dört insan geçirir günlerini beraberce.
Liderlik etmekte kalacakları noktalar adına bir genç,
Vaktinde geçirmiş çoğu zamanını ormanlarda ve vahşi doğa arasında,
Ta ki vahşi doğa koparana dek ondan en değerlilerinden birini,
Etmiş yemin bir daha atmayacağına ormanlara adım,
Yüzlerce insanın feryatları ile istekleri bozdurmuş ona yeminini,
Çıkmış bu göreve omuzlarında her zamankinden daha ağır bir yükle.
Liderlik etmekte avlanmayla korunma adına bir genç,
Vaktinin çoğunu dövüşlerde ve silahlarla geçirmiş,
Yanındaki oku biriciği olmuş,
Kabzasındaki hançeri ise en yakını,
Göreve çıkacağını ve uzunca bir süre dönemeyeceğini öğrenince,
Ona
bakan korku dolu gözlerin sevinci burkmuş yüreğini.
Liderlik etmekte hayvan ve bitki zehirleri adına bir genç,
Vaktinin çoğunu toksinleri etkisizleştirme uğruna çalışmalarla harcamış,
Yeterli birikime sahip olursa en değerlisini kurtarabileceğini düşünerek,
Yanlış zamanda kapısını çalan görevi onun rızası dışında yüklemişler sırtına,
En değerlisini kurtarma adına bir daha çabalamasına olanak olamayacağından,
Göreve
onu göndermemeleri için yalvarmış, haykırmış, ağlamış kan kusana dek.
Liderlik etmekte en önemli hususa aralarından bir genç,
Her birinin zihninde dönenleri düzenlemekle görevli,
İnançlarından, umutlarından şaşmamaları adına orada,
Her birinin dertlerini ve sorunlarını dinlemek adına orada,
Delirmelerini yahut çökmelerini önlemek adına orada,
Kendi
hakkında tek bir bilgi dahi söylememekteyse ısrarcı.
Başlarda her birinin etrafında dikili soğuk duvarlar,
Belki de sevdiklerine daha yeni veda ettiklerinden.
Tek birinde bile yok sözcüklerle eritme isteği duvarları.
Ardındansa acı veren yaraları kabuklanmaya başladığında
Yavaş yavaş başlar konuşmalar,
Bağ kurma çabaları.
İyi geçinmek istemekte her biri
Gerekirse yıllar boyu beraber yolculukta olacakları insanlarla.
Onlara uzunca bir süre
Güneşin doğumuyla başlayan ilerleme
Ve batışıyla yakılan ateş eşlik etmekte.
Yabancılar birbirinin en yakını olmaya başlamakta bu süreçte.
Vakit ilerledikçe güvende olma hissi azalmakta,
Yanlarındaki erzaklar tükenmekte,
Ormanın bildikleri kısmı geride kalmakta,
Hayvanlar vahşileşmekte.
Özlem ve korku duyguları gölgelerinde gizlenmekte,
Her an her yerde onları takip etmekte,
Onlara aşağılarca bakan gözlerle hunharca işkence etmekte.
Yine de sahip olmaktalar birbirlerine,
Farklı kaderleri olsa da sonucunda her biri aynı göreve atılmakta.
İsteseler de istemeseler de zorundalar
Aynı zorluklarla çarpışmak,
Vermek sırt sırta ve de omuzlarını birbirine yaslamak…
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları