Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
”Ben rümeysa”
bu hikayeyi…
kısa süre içinde dağılan düşünceyi özel hayattaki sorunlarımızı düzelmez diye düşündüğümüz sıkıntılarımızın çözümü olduğunun ve her zaman sevgiyle yükselmesini anlatmak için hikayeyi klavyeme yazmaya başladım .”
severek okumanız dileği ile...
"giriş bölüm"
Karan ve Nil iki farklı ailenin şirket sahibinin çocuğudur ve Karanın şirket başına geçmesiyle beraber.
ATAKUŞ şirketi gittikçe düşüşte…
40 gün için şirkete şans tanırlar yükselmesi amacıyla bunu duyan karan demir düşüncesiyle baş başa kalır.
*-ya bitiş yada tekrardan ayakta tutacağız bu şirketi
" bu şirketi sözleriyle"
şirketini kurtarma planlarını kurmasıyla ortak arayışına başlamış ve kara ailesi ile anlaşmak için akşam yemeğinde buluşurlar.
karan demir o gün kendisinin yanlış kişi ve hak etmediği şekilde onu şirket başına ve hayatın ona kolaylık sağlaması onu rahatsız eder…
ve onu sert tavırlı birisi yapardı kendi çabalamak istiyordu her çabasıyla ilgili olduğu alanlarda mutlu olmak isterdi Nil ise hep istediğini ve kendi emekleri ile olduğu yerde mutluydu hep dil alanlarda mükemmeldi birbirlerinin parçasıydı.
40 gün içinde bu süreçte karan demirin Nil ile birlikteliğimi sürecekti yada düşmanlık mı?
Mezuniyet günü*
20 haziran 2015
Hayatımın en güzel günleriydi yurtdışında okumak o güne gelmiştik mezuniyet günü…
artık üniversite bitiren bir Nil vardı.
ailemin benimle gurur duyacağını bilmek beni çok sevindiriyordu ne koşulda olursa olsun hayalimdeki mesleğe adım adım ilerleyerek hayatımda bir başarı biriktirmiştim
ama…
hayatımdaki en mutlu olduğum gün ta ki o güne kadar.
ilk defa bu kadar hayal kırıklığına uğramıştım ama tek bir şeyi öğrendim yaşadıklarımdan dimdik kalmayı her şeye rağmen…
ve bana yaşadıklarıma şahit olarak benimle yaşamasını istediğim bir sevgiydi tek istediğim.
seda ve ben hazırlanıyorduk seda en yakın arkadaşımdı ve bağlıydık birbirimize her sırrı söylerdik ne olursa olsun ben o elmanın yarısıydık kardeşim gibi ama gerçekten de öyle miydi?
ama bugünkü Nil düşüncelerinde o yüzünü bile hatırlamak istemiyordu silmiştim
"eskiden öyleydik aramız da iyiydi gayet aslında ama bana yaptığı habersiz ihanetleri son çizgiydi.
*- sana topuz daha çok yakışıyor biliyor musun.
Seda yanağımı öptü sarılarak samimi şekilde
ama ben farklı kafadaydım kafam beni görmesini istediğim çocuktaydı bu heyecan saf gülüşlerle
aynaya heyecanla bakan Nil arkadaşıma dönerek saçlarımla oynadım
*- beğenir mi sence?
diyerek ona döndüm umut ile ben olabilir miydim ihtimaller vardı bir sürü kendimce ümitleniyordum hislerimde duygularımda
Herkesin gözü olan umut okulumuz da
bir Türk daha vardı onunla bu yüzden tanışmak istemiştim sevdiğim insanda tek istediğim bir özellik de aynı şeylere sahip olmamızdı
ve benzer bu özellikte biri umutta yoksa yanılıyor muydum kafamı silkeleyerek
heyecandan kelimelerim bile yoktu sadece ayna da kendime bakıyordum
ilk günkü halim gözümün önündeyken şimdi ise gördüklerim gözümün önündeydi o gün beklemediğim kişiden o hamleyi görene kadar
Seda yutkundu ilk başta
*-hayallerden çıkarabilirse .
ilk başta kısık tonla anlaşılmayan cümle konuştuktan sonra geveleyerek tabi diyerek destekledi
arkadan diğer kız öğrenciler çıkmaya başladı. Umursamayarak aynaya döndük
seda ise telefonunu karıştırırken
Aynada mezuniyet cübbeme ve kepe bakıyordum heyecanla.
tercüman olabilme düşünceleri özgüven patlaması ile kaygı arasında geçiyordu kaygım ise ailemdi babam onun kendi şirketinde çalışmam konusunda bana teklif sunardı
ama kişi kendi ayağının üzerinde durmasının taraftaraydım ve bende her zaman kendi ayaklarımın üzerinde duran bir kadın olacaktım *-her zaman sözünü tuttun diyerek gülümsedim seda kolunu uzattı gülümsemeyle
*- biri bekliyor seni.
diyerek göz kırptı koluna girdim tebessümle ve çıktık ardından toplanma yerine kepleri atmak için
Bahçe-*
Herkes keplerini atmıştı heyecanla*
mutlulukla mezuniyet törenine buruk sevinçle gittim içimde abartılacak bir şekilde burukluk yoktu
keşkelerim vardı keşkeler yüzünden yaptığım yanlışları içimde avuttum herkes aile ile fotoğraf çekiniyordu diplomama gülümseyerek bakarak
*- başardık…
Koşma sesi*
Tanımadığım biri hızla koştuğu anda çarpışmıştık
kafama acıyla dokunarak karşımdakine gözlerimi dikerek bakarak
*-pardon? İyi misin?
gözlüklü ve kızıl saçları vardı yalnızdı aynı benim gibi…
göz ucuyla bakarken elleriyle gözlüklerini düzelttikten sonra ellerimi tuttu
merakla panikleyerek
*- sen iyisin değil mi? Dedi meraklanarak.
Sakinliğimi koruyarak soğuk ifadeyle
ellerimi geri çekerek *
"
- git sen iyiyim hem ben.
ciddiyet vardı tonumda Dinlemeden o anki telaşla sessizce uzaklaşırken nedense bilmediğim şekilde onunla tanışacakmışız gibi hissediyordum.
o ve ben birlikte olacakmışız gibi sadece his miydi yada bir mesaj mıydı?..
. Giderken ellerimi tutan bir el hissettim oydu ellerimi sımsıkı tutarken arkama döndüm
*- amacın ne…
sinirle geri çekecekken o bırakmıyordu tanımadığım biri sebepsizce elimi tutuyordu
*-istersen?
Diyerek soru sordu çekinerek
kendime verdiğim sözü gelecekteki Nil`e unutturamazdım Ona baktım baştan aşağı göz ucuyla baktım seda ise yakınımda tanıdık silüet gözüme göründü ansızın…
umut seda ile sohbet ederken gördüğümde o an arkadaşça sohbet ettiklerini düşündüm.
ama içimde Umut sedaya göz göze geldiklerinde bir an bile ayırmadığında ona bir duygu bile hissettiğini düşündüm
Umut`un gözleri ışıl ışıldı her ne zaman ona bakarsa baksa her şeyi anlamama rağmen sadece tek hissettiğim kızgınlık oldu
ellerimi kaşırken sinirden yanımdaki çocuk çekingen duruşuyla omzuma dokundu iyi olup olmadığım hakkında sinirle içimdeki öfkeyi birinden çıkarmak istiyordum kıskanıyordum ama belli de edemezdim
eksik olan Aşk sevgi güzellik miydi… ya da o anki tutku muydu yaşadıkları hikayeye mi
göreydi bir sürü cevapsız soruları kenara bırakarak adama sert ifadeyle döndüm.
*-tarzın olsaydı isterdim diyerek uzaklaştım.
Kırıcı sözler sadece o anda kalmıyordu sözü söyleyen kişi yaptığı yarayı unutsa da yaralı sözleri yutan kişi unutmazdı umursamadığını düşünerek uzaklaştım
her şey normal ilerlerken ikisinin yanına giderken oradan gittiler
beni görmezden gelip o an sadece hayal kırıklığından başka bir şey değildi gözlerimden yaş akarak bankta oturdum düşüncelerimle boğularak
*- beni asla ben olduğum için seven biri olmayacak .
düşüncesiyle hayatımda kırgınlıkla ellerimi bağcık yaparak yüzümü kapattım ağlamamı durdurmamak için ve akşama kadar bekledim sessizliğe bürünerek…
20:40
Karanın gözünden;
Cenk arabanın anahtarını hızla atarak
*- şoför bey sizde
kendimden emin şekilde anahtarı kaparak gülümsedim
*- dikkat et!
o kemeri tak yakışıklı arabaya geçerek koltuğa geçtim kafamı cenk e dönerek arabayı hızla sürmeyi başladım.
gece karanlık olduğu için yollar fazla kalabalık değildi cenk çalan telefonunu verirken önüme bakarak
arabayı yüksek hızla sürmeye devam ettim.
cenk ile liseden beri arkadaştık ama o üniversite kazanamadığı için serbest mesleğe yöneldi henüz ne işler yaptığını arkadaşına bile demezdi içine kapanık biridir ben ise özümde neşeli
ve hiperaktif bir kişiliğe sahiptim
doğduğumdan beri dışardan insanlar sert biri olarak görse de değişiyordu ne soğuk nede sıcak insan vardır insanlar sadece içindeki ruhu yansıtamıyordu herkes de bunu reddedilişimde fark ettim.
*-sence bir gün başarılı olabilecek miyim.
diyerek cenk soru sormaya başladı ona döndüm ani fren yaparken hızlıca bir araba geçiyordu
*-fren tutmuyor…
cenk stres içinde cenk’e bakmaktan başka bir şey yapmıyordum durması için defalarca frene basıyordum ne kadar basarsam
Basayım
durmamıştı
kaybediyordum tek arkadaşımı… gözümün önünde
Birkaç saat sonra;
Arabada gözlerimi açtığımda bizi kurtarmaya çalışan iki ilk yardımcılar vardı arabayı çekmek için her yolu denerken biri
*- kızıl saçlı gözlerini açtı diyerek haber yetiştirdi aceleyle…
Derin nefes alış sesleri*
zar zor nefes alıp acı içindeydik ikimizde cenk ise öksürük sesleriyle gözlerini yummaya başladı
*- uyuma sakın…
cümlemi zar zor kullanıyordum onu uyutmamak için ses tellerim çıkmasa da ona duydurmaya çalıştım ama nafile hiçbir şekilde duymamıştı gözlerimden akan sadece yaştı arkadaşımı kazaya sürükleyen de bendim
içimden son dakikalarımda sadece kendimi suçlamak oldu gözlerimi kapatmamaya çalıştım ama zorlandım acıyla direndim ama çoktan
gözlerimi yummuştum…
Gül bahçesi*
Gökyüzü sessiz ve ıssızdı huzur vericiydi
*- bir yıldız daha düştü kim bilir kimin kalbi kırıldı benimki gibi…
Yürüyüş sesi*
belki de benim yer var mı?
Nazik ses tonuna hızla döndüğümde bana ceketini uzatmış şekilde omzuma dokundu kahve rengi saçları salıktı rüzgarda havalanıyordu gözleri elaya kayıyordu.
*- üşürsün burası soğuk adım boran bu arada ceket için teşekküre gerek yok
tebessümle yanıma oturdu ellerini bağlayarak sonrasında ikimizde gözlerimizi kapattık…
güzelce hayallerle boran o hayatıma girerek tek sırdaşım olan kişiydi ona o gün tekrar karşılaşsaydık her zaman ona minnettarlığımı dile getirirdim…
hayal kırıklığı olduğu kadar da hayatımda pozitif olan şeyler de girmişti hayatıma o gün…
- giriş bölüm sonu-
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Karanıma kıyamam 💔💔💔 geçicek her şey
Yorum
Yorum bulunamadı.