Tostumu yedim Asiye abla da yanımda oturuyordu. Sema teyze de geldi bana hoşgeldin etti. Aslında hanımlarla aramızda herhangi bir düşmanlık yoktu biz bir tek Kemal'e düşmandık. Tost çok güzel olmuştu.
Telefonuma bir bildirim geldi. Yazan Cemre'ydi. " Köyün meydanına gelin! " yazıyordu. Hemen babamı arayacaktım ki Ömer içeriye daldı. Aynı mesaj ona da gelmişti. İsmail de aynı mesajı ona yazmıştı. Annesi ve ablası hazırlanmaya içeriye gitti.
Ömer :
- Başının dönmesi geçti mi?
- Geçti.
- İyi şükür.
- Niye ikisi de aynı anda aynı yere çağırdı bizi.
- Bilmem, Hakan abiye haber verdin mi?
- Arayamadım şimdi ariycam
- Tamam ben çıkiyim
Babamı arayıp haber verdim. Babam da hemen köyün meydanına geldi. Biz Cemre'yi onlarsa İsmail'i bekliyorlardı. İsmail'in arabası geldi tuhaf bi şekilde Cemre de içindeydi. İkisi de arabadan inip iki ailenin ortasına geldiler. Sonra İsmail ceketinin cebinden bi nikah cüzdanı çıkardı ve Cemre'ye verdi. Cemre de babamın önüne geldi ve " biz evlendik baba " dedi. Babam yıkılmış gibiydi. Cemre'yi kolundan tutup hemen bana doğru ittirdi acısından sonra İsmail'e tokat attı. İsmail pes etmeden arkamızdan geldi ve Cemre'yi bi şekilde tuttu ve arkasına aldı sonra babam yumruk atmaya falan başladı Kemal denen adamın ve Fatih amca babamın elinden almaya çalıştı bu sefer de araya Ömer girdi. İsmail'i korumak için. Cemre'yi bi şekilde arabaya getirmiştim hâlâ inanamıyorum karşımda hem kardeşim hemde dedemin katilinin gelini duruyordu. Severek mi yapmıştı gerçekten bu evliliği inanmamıştım. Bi kere kaçmaya yeltendiği için arabanın kapılarını kilitleyip babamın yanına gittim kendine hakim olmaya çalışıyordu ama içi yandığı için yapamıyordu. İsmail'in kaşı ve dudağı patlamıştı. Babamı Hasan abiyle beraber arabaya binmeye ikna ettik gitmeden sadece Ömer'i görebildim onun da gözünün altında elmacık kemiğinde bi morarma vardı. Kavgayı ayırmaya çalışırken olmuştu. Eve geldiğimizde annem de eve gelmişti olanları duymuştu. Eve gittiğimizde annem Cemre'yle konuşuyordu.
Ben Babamı ilk defa omuzlarını çökmüş görmüştüm ilk defa gözleri çok yorgun bakıyordu. Adam yıkılmış gibiydi. Telefonuma bir bildirim geldi açtığımda çok şaşırmıştım mesaj atan ÖMER'Dİ.
Mesajda
ÖMER > Durumlar nasıl?
> Sence
> Sizde
ÖMER > Sence
> Bu mu yani ne şimdi bu
ÖMER > Ne bu mu?
ÖMER > Neyse sen
sen nasılsın iyi misin?
> O kadar olmuşun içinde benim iyi olup olmamama mı mı soruyorsun gerçekten?
ÖMER > Bence o kadar büyütmemeliyiz yani sonuçta kötü bişe yapmamışlar. Aşklarını sevdalarını korudular, sahip çıktılar kötü bir şey mi bu?
> Bizim durumumuzda olan aileler için kötü sen olanların farkında değil misin yediğin yumrukta uyanmanı sağlamamış heralde bi sonraki karşılaşmamızda bi tane daha yersin tam idrak edersin olanları
ÖMER > Sen benim yumruk yediğimi nereden gördün? Bakıyorum da hiç gözlerini üzerimden alamıyorsun ne kadar seviyorsan artık merak etme buz koydum geçti. 🙂 İYİ GECELER
Bişe yazamadım. Artık dayanamıyordum kendimi odaya zor attım kardeşimin yaptığına mı kendime mi yoksa Ömer'in yazdıklarına mı ben ne yapacaktım.
Telefona bir bildirim daha geldi gözlerim yaşlı açtım yine Ömer'dendi mesajı açmak istemiyordum. Ama açtım. Mesajda
ÖMER > Yüksel Baltacı - ELBET
Yazıyordu. Kulaklığımı taktım ve dinleye dinleye uyuyakalmışım. Sabah iki aile meydanda buluşmuştuk. Ya düğün olacaktı ya da bi kan daha dökülecekti. İki aile karşı karşıya geldiğimizde gözlerim ilk Ömer'in gözleriyle buluşmuştu. " iyiyim " der gibi bakıyordu. Şimdi herkes babamın ağzından çıkacak şeye odaklıydı. Evden çıkarken çok sinirliydi.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
gercekten guzel olmus
Yorum
Yorum bulunamadı.