Giriş
Dalgınca evime doğru yürürken aklımda onlarca cevabı olmayan soru vardı.
Adımlarım bazen sarsaklaşıyor, bazense başım dönüyordu. Şu an tek istediğim evime gidip uyumaktı. Kafamı toparlamaya çok ihtiyacım vardı.
Telefonuma gelen bildirimlere aldırış etmiyordum. Kimden geldiğini zaten biliyordum. Eğer bir yere yığılıp kalmadan eve gidebilirsem benim için mucize olurdu. Saatin kaç olduğunu bilmeden, gecenin bir saati dışarı çıkmak iyi bir fikir değildi.
Adımlarımı toparlamaya çalıştıkça baş dönmemin daha çok arttığını hissettim. Başımın neden bu kadar döndüğü hakkında bir fikrim yoktu. Büyük ihtimalle zehirlenmiş olabilirdim.
Rüzgarın uğultusu kulaklarımda yankılanırken midemin bulantısıyla gördüğüm bir ağaca tutundum ve yere çöktüm. Beni neyin bu kadar zehirlediğini bilmiyordum. Gerçi yediklerime dikkat eden birisi değildim, başıma böyle bir şeyin gelmesi çok normaldi.
Derin nefesler alıp verirken bir elimle ağzımı tutup diğer elimle ağaçtan destek alıyordum. Kolum uyuşmaya başlamıştı, ama yine de kusmamak için direniyordum.
Sırtımı ağaca yaslayıp kendimi yere attığımda elimle yüzüme gelen saçları geriye savurdum. Göğsüm aldığım hızlı nefeslerle inip kalkarken etrafa bakıp kafamı dağıtmaya çalışıyordum. Göz kapaklarım ağırlaşırken uyumamak için direnemiyordum sanki. Bir elimle yerden destek alıp ayağa kalkmaya çalışsam da işe yaramadı. Başımın feci dönmesi işimi epey zorlaştırıyordu.
Tüm bedenim uyuşmuş hissiyle kaplıyken güçlükle ayağa kalktım. Etrafıma bakınırken yürümeye çalıştım.
Bir şey beni tutuyor gibiydi. Vücudumu sarıp sarmalayan, gitmeme engel olan bir güç. Önümde benim göremediğim bir kalkan...
Atamadığım adımlarım yarıda kesilirken kendime engel olamadım. Gücüm daha da tükenince kendimi yere bıraktım. Engel olamayacağım türden bir his her tarafımı kaplamışken artık yerde, etkisiz bir halde yatıyordum.
Kapalı gözlerimin ardından görebildiğim tek şey etrafımda olan ağaçlardı. Gözlerim gittikçe daha da kapanırken artık onları da göremiyordum.
"Oldu."
Bana yaklaşan adım seslerini duyarken hareket edemedim. Bilincim gittikçe kapanırken sadece sesleri duyabiliyordum. Gittikçe bana yaklaşan, kalın bir erkek sesi seçebildim sadece.
"Ait olduğun yere gitmelisin."
Ve gerisi gelmedi, bilincim kapandı. Kendimi karanlığın kollarına bıraktım. Tamamen etkisiz bir haldeyken düşüncelerim bile aklımdan silinmişti.
Her şey bitmişti.
🍷
-Bölüm sonu-
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok güzeeell
harıkkaa
Yorum
Yorum bulunamadı.