Hatice, yaz tatilinin bitmesini hiç istemiyordu. Yeni okul, yeni sınıf ve yeni insanlar onu biraz korkutuyordu. Taşındıkları şehirde kimseyi tanımıyordu.
Okulun ilk günü heyecanla okulun kapısından içeri girdi. Koridorlar kalabalıktı. Herkes arkadaşlarıyla gülüyor, yaz tatilinde yaşadıklarını anlatıyordu. Hatice ise tek başına sınıfını arıyordu.
Tam o sırada elindeki kitaplar yere düştü.
"Dur, yardım edeyim." dedi uzun boylu bir çocuk.
Hatice başını kaldırınca çocuğun gülümsemesini gördü.
"Teşekkür ederim."
"Ben Talha."
"Ben de Hatice."
İkisi de aynı sınıftaydı.
Sınıfa girdiklerinde öğretmen, Hatice'yi pencere kenarındaki sıraya oturttu. Yanında da Talha oturuyordu.
İlk ders boyunca Hatice hiç konuşmadı. Ama teneffüste sınıftan bir kız yanlarına geldi.
"Merhaba, ben Elif. İsterseniz birlikte kantine gidelim."
O günden sonra üçü sürekli birlikte dolaşmaya başladı.
---
Günler geçtikçe arkadaşlıkları daha da güçlendi.
Beraber ödev yapıyor, okul çıkışında parka gidiyor, sınavlara birlikte çalışıyorlardı.
Hatice uzun zamandır ilk kez bu kadar mutlu hissediyordu.
Ama fark etmediği bir şey vardı.
Talha ona herkesten farklı davranıyordu.
Hatice üşüdüğünde montunu veriyor, ağır çantasını taşıyor, en sevdiği çikolatayı alıyordu.
Bir gün Elif gülerek,
"Talha, Hatice'ye karşı biraz fazla iyi davranmıyor musun?" dedi.
Talha utandı.
"Arkadaşım sonuçta."
Hatice de gülümsedi ama içinden "Acaba gerçekten sadece arkadaş mıyız?" diye düşündü.
---
Sonbahar gelmişti.
Okul bahçesindeki ağaçların yaprakları sararmıştı.
Bir gün beden eğitimi dersinde Hatice koşarken ayağı burkuldu.
Canı çok yanıyordu.
Talha hemen yanına koştu.
"İyi misin?"
"Evet... biraz acıyor."
Talha koluna girerek onu revir'e götürdü.
O gün Hatice, Talha'nın gerçekten ne kadar düşünceli biri olduğunu fark etti.
---
Aradan haftalar geçti.
Okulda müzik yarışması düzenlenecekti.
Elif şarkı söyleyecek, Talha gitar çalacak, Hatice de sunuculuk yapacaktı.
Üçü her gün okul çıkışı prova yapıyordu.
Bir akşam prova bittikten sonra yağmur başladı.
Şemsiyeleri yoktu.
Üçü kahkahalar atarak yağmurun altında yürüdüler.
Elif bir anda,
"Ben markete uğrayacağım." diyerek ayrıldı.
Geriye Hatice ile Talha kaldı.
İkisi sessizce yürürken Talha konuştu.
"Hatice..."
"Efendim?"
"Sen geldiğinden beri okul benim için çok değişti."
Hatice şaşırdı.
"Nasıl yani?"
"Eskiden okula sadece ders için gelirdim. Şimdi seni görmek için geliyorum."
Hatice ne diyeceğini bilemedi.
Yüzü kıpkırmızı olmuştu.
---
Ertesi gün okulda herkes yarışmayı konuşuyordu.
Sahneye çıktıklarında salon alkışlarla doldu.
Hatice sunumu başarıyla yaptı.
Talha gitarını çaldı.
Elif ise harika bir şarkı söyledi.
Yarışmanın sonunda birinci oldular.
Öğretmenleri,
"Siz sadece iyi bir ekip değil, çok güzel dostsunuz." dedi.
---
Kış gelmişti.
Sınav haftası başlamıştı.
Hatice matematikte zorlanıyordu.
Talha ve Elif her gün okul kütüphanesinde onunla çalışıyordu.
Birkaç hafta sonra sınav sonuçları açıklandı.
Hatice ilk kez matematikten çok yüksek not aldı.
Sevinçten gözleri dolmuştu.
"Bunu sizin sayenizde başardım."
Elif gülerek,
"Gerçek dostlar bunun içindir."
dedi.
---
Bir gün okulun en popüler öğrencilerinden biri Hatice hakkında asılsız dedikodular çıkardı.
Bazı öğrenciler ona sırt çevirdi.
Hatice çok üzüldü.
Fakat Talha ile Elif onu yalnız bırakmadılar.
Sınıfın ortasında Talha ayağa kalktı.
"Hatice hakkında söylenenlerin hiçbiri doğru değil. Bir insanı dinlemeden yargılamayın."
Sınıf sessizleşti.
Bir süre sonra gerçek ortaya çıktı.
Dedikoduları çıkaran kişi özür dilemek zorunda kaldı.
Hatice o gün gerçek dostluğun ne demek olduğunu anladı.
---
İlkbahar geldi.
Okul pikniği vardı.
Herkes oyun oynuyor, fotoğraflar çekiliyordu.
Hatice salıncağa oturmuş gökyüzünü izlerken Talha yanına geldi.
Elinde küçük bir papatya vardı.
"Bunu senin için topladım."
Hatice gülümsedi.
"Teşekkür ederim."
Talha derin bir nefes aldı.
"Sana bir şey söylemek istiyorum."
"Söyle."
"Uzun zamandır senden hoşlanıyorum."
Hatice birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra gülümsedi.
"Ben de senden hoşlanıyorum."
İkisi de utangaç bir şekilde gülmeye başladı.
Elif uzaktan onları görünce,
"Sonunda!" diye bağırdı.
Üçü kahkahalar attılar.
---
Aylar hızla geçti.
Beraber sınavlara girdiler, okul etkinliklerine katıldılar, birbirlerine destek oldular.
Bazen tartıştılar, bazen küstüler ama her seferinde konuşup barışmayı başardılar.
Çünkü gerçek dostluk, hiç kavga etmemek değil; sorunları birlikte çözebilmekti.
Talha ile Hatice birbirlerine güvenmeyi öğrendi.
Elif ise her zaman yanlarında oldu.
Yıl sonu töreninde öğretmenleri şöyle dedi:
"Hayatta notlar unutulur, kupalar tozlanır. Ama gerçek arkadaşlıklar ve güzel anılar yıllar geçse bile kalır."
Üç arkadaş birbirlerine baktılar ve gülümsediler.
Çünkü biliyorlardı ki bu, hikâyelerinin sonu değil, daha yeni başlayan uzun bir dostluğun ve sevginin ilk sayfasıydı.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok guzell ellerine sağlıkkkk
Yorum
Yorum bulunamadı.