Aradan birkaç ay geçmişti. Yaz tatili başlamıştı ama Hatice, Elif ve Talha neredeyse her gün görüşüyordu. Birlikte kitap okuyor, bisiklete biniyor, parka gidiyor ve gelecek yıl aynı liseye gitmenin hayalini kuruyorlardı.
Bir akşam gün batımını izlerken Talha gülümseyerek,
"Bir gün aynı lisede okursak çok güzel olur." dedi.
Hatice de gülümsedi.
"İnşallah olur. O zaman yine aynı sırada otururuz."
Elif ise kahkaha atarak,
"Siz aynı sırada oturun da ben üçüncü kişi olmayayım!" dedi.
Üçü de gülmeye başladı.
---
Yaz tatili çabucak geçti. Sonunda lise kayıtları açıklandı.
Hatice ve Elif aynı liseye kabul edilmişti. Talha da aynı okula girmişti ama farklı bir sınıfa düşmüştü.
İlk gün okulun bahçesi çok kalabalıktı. Herkes yeni arkadaşlar edinmeye çalışıyordu.
Hatice biraz heyecanlıydı. Ortaokuldan farklı olarak okul çok büyüktü.
Sınıfa girdiğinde yeni insanlarla tanıştı. Bunlardan biri de Zeynep'ti.
Zeynep çok konuşkan ve neşeli bir kızdı. Kısa sürede Hatice ile arkadaş oldular.
---
Bir gün öğle arasında Hatice, Talha'nın başka bir kızla konuştuğunu gördü.
İkisi de gülüyordu.
Hatice'nin içi bir anda burkuldu.
"Acaba benden hoşlanmayı bıraktı mı?" diye düşündü.
O gün Talha'nın mesajlarına kısa cevap verdi.
Talha bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı.
Okul çıkışında Hatice'nin yanına geldi.
"Bana neden kızgınsın?"
"Değilim."
"Hatice, seni tanıyorum. Bir şey olmuş."
Hatice sessiz kaldı.
Sonunda,
"Seni başka biriyle görünce üzüldüm." dedi.
Talha şaşırdı.
"Bahsettiğin kişi kuzenim. Bu sabah başka şehirden geldi. Sana söyleyecektim."
Hatice derin bir nefes aldı.
"Demek öyle..."
Talha gülümseyerek,
"Ben senden başkasını düşünmüyorum."
Hatice de gülmeye başladı.
---
Okulda sonbahar festivali düzenlenecekti.
Her sınıf bir stant hazırlayacaktı.
Hatice'nin sınıfı kitap ayracı ve el yapımı bileklik satmaya karar verdi.
Talha da kendi sınıfıyla müzik gösterisi hazırlıyordu.
Festival günü okul rengârenk süslenmişti.
Koridorlarda müzik çalıyor, öğrenciler kahkahalar atıyordu.
Hatice'nin hazırladığı bileklikler kısa sürede tükendi.
Talha ise sahnede gitar çaldı.
Gösteri bittiğinde herkes onu alkışladı.
Hatice gururla arkadaşlarına,
"İşte o benim en büyük destekçim." dedi.
---
Bir süre sonra okulda yanlış anlaşılmalar başladı.
Bazı öğrenciler Talha ile Hatice'nin ilişkisini kıskanıyordu.
Bir gün sosyal medyada sahte bir hesap açıldı.
Bu hesap Hatice hakkında yalan paylaşımlar yapıyordu.
Hatice çok üzüldü.
Elif hemen yanına geldi.
"Kim ne derse desin, biz sana inanıyoruz."
Talha da okul yönetimine durumu bildirdi.
Kısa süre sonra hesabın okuldan bir öğrenci tarafından açıldığı ortaya çıktı.
Öğrenci yaptığından pişman oldu ve özür diledi.
Hatice derin bir nefes aldı.
Gerçek dostların zor zamanlarda belli olduğunu bir kez daha anlamıştı.
---
Sınav haftası geldi.
Üç arkadaş yine okul kütüphanesinde çalışmaya başladı.
Birbirlerine sorular soruyor, anlamadıkları konuları anlatıyorlardı.
Sonunda sınavlar bitti.
Sonuçlar açıklandığında üçünün de notları çok iyiydi.
Öğretmenleri onları tebrik etti.
"Birbirinize destek olmanız başarınızın en büyük sebebi."
---
Yıl sonu yaklaşırken okul büyük bir gezi düzenledi.
Otobüste şarkılar söylendi, oyunlar oynandı.
Gezinin sonunda hep birlikte gün batımını izlediler.
Talha cebinden küçük bir kutu çıkardı.
Kutunun içinde üzerinde küçük bir yıldız bulunan zarif bir kolye vardı.
"Bunu görünce aklıma sen geldin." dedi.
Hatice gözleri dolarak,
"Hayatım boyunca saklayacağım."
Elif de gülerek,
"Bir gün çocuklarınıza bu geziyi anlatırsınız artık." dedi.
Üçü de kahkahalara boğuldu.
O gün gökyüzü turuncuya boyanırken, Hatice içinden şunu geçirdi:
"Hayatta en değerli şey; seni olduğun gibi seven insanlar ve onlarla biriktirdiğin güzel anılardır."
Ve o an, daha yaşayacakları nice maceraların kendilerini beklediğini hissediyordu...
Bölüm Yorumları