Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Antrenmanın sonunda ter ve yorgunluktan bitap düşmüş bir halde salondaki banka oturdum. Pamir Yüzbaşı, masanın üzerindeki havluyla ellerini kurularken gözlerini saatinden ayırmadı.
"Bugünlük bu kadar yeter," dedi, sesi her zamanki gibi net ve emrediciydi. "Seni eve bırakacağım."
Başımı hızla kaldırıp ona baktım. Üzerimdeki yorgunluğa rağmen dik durmaya çalışarak, "Gerek yok Yüzbaşı," dedim. "Kendim gidebilirim. Zaten yeterince vaktinizi aldım."
Pamir, havluyu kenara bırakıp bana doğru döndü. Bakışlarında itiraz kabul etmeyen o soğuk ve sert ifade belirdi.
"Sana soru sormadım Sare," dedi, ceketine uzanırken. "Sokaklar hâlâ tek başına gezebileceğin kadar emniyetli değil. Üstelik bu halde toplu taşımaya binecek gücün bile yok. Dışarıda araç bekliyor, düş önüme."
Karşı çıkmanın bir anlamı olmayacağını biliyordun. Derin bir nefes alıp çantamı omzuma taktım ve sessizce peşinden yürüdüm.
Askeri sahanın dışındaki siyah, filmli camlı arazi aracına bindiğimizde araca ağır bir sessizlik çöktü. Pamir direksiyonun başına geçti, motoru çalıştırdı ve gözlerini yoldan ayırmadan konuştu:
"Adresi söyle."
"Ana caddeden sağa dönün," dedim, sesimdeki yorgunluğu gizlemeye çalışarak. "İki sokak sonra, köşedeki beyaz apartman."
Yol boyunca ikimiz de konuşmadık. Sadece araba radyosundan derinden gelen cızırtılı bir ses ve dışarıdaki yağmur damlalarının cama vurması eşlik etti bize. Ancak arabayı sürerken dikiz aynasından ara sıra bana baktığını, ellerimdeki sarılı bandajlara gözünün kaydığını fark edebiliyordum. O sert kabuğunun altında, itiraf etmese de bir sorumluluk duygusu taşıyordu.
Sokağın başına geldiğimizde arabayı apartmanın tam önünde durdurdu. Emniyet kemerimi çözerken bakışlarımı ona çevirdim. O ise bakışlarını öndeki karanlığa dikmiş, direksiyonu sıkıca tutuyordu.
"Teşekkür ederim Yüzbaşı," dedim, kapı kolunu tutarak. "Her şey için."
Arabadan inmek üzere hareketlendiğimde, buz gibi sesi arabanın içini kapladı:
"Yarın sabah yine 05.00’te."
Durdum. Yüzüne baktığımda bana dönmedi ama dudaklarının kenarında çok hafif, neredeyse belirsiz bir ciddiyet vardı.
"Anlaşıldı Komutanım," dedim.
Arabanın kapısını kapatıp apartmana doğru yürürken arkamdan motorun sesini duydum. Ben binanın kapısından içeri girene kadar aracını hareket ettirmedi. Güvende olduğumdan emin olduktan sonra gaza basıp karanlıkta kayboldu.
Eve girdiğimde sırtımı kapıya yasladım. Bedenim ağrıyordu, ellerim acıyordu ama içimde uzun zamandır hissetmediğim bir şey vardı: Güven.
n.
Gelişmeler nasıl sizce? 🥹 Pamir Yüzbaşı’nın "Sana soru sormadım" sertliğine rağmen Sare’yi eve kadar bırakıp kapıda beklemesi... Aralarındaki bu buzların erime süreci hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu bölümün ilk 20 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Süpersin böyle devam🌸🌸🌸
Çok güzel olmuş
💖💖💖
Çokkk iyiydii yeni bölüm hemen gelsinnn bence günde iki bölüm atabilirsinn
Yorum
Yorum bulunamadı.