O sırada çadırın dışından küçük bir kız çocuğunun feryadı yükseldi: "Anne...! Baba...!" Küçük kızın anne ve babasının cansız bedenleri enkazdan yan yana çıkarılmıştı. Menesa, kızın o çaresiz çırpınışını izlerken içinden kendine kızdı: *"Ben psikoloğum, insan ruhunu iyileştirmek için buradayım ama buna hangi yürek dayanır Allah'ım? Hangi kitap yazar bu acının tesellisini?"* Ruhun Barut İzi l. CİLT · 65. Bölüm
Tam o sırada, kapı aniden açıldı ve içeriye uzun boylu, takım elbiseli bir adam daldı. Gözlerimiz bir anlığına buluştu, o an zaman durdu sanki. Hafsa'nın gözleri fal taşı gibi açıldı, şaşkınlıktan donup kalmıştı. İçinden kendi kendine konuşmaya başladı:"Bu adam da kim böyle? Karizma desen var, boy desen o da var. Kaslar resmen hücum ediyor, eridim şu anda! Dur Hafsa, kendine gel, ne diyorsun sen! Ne haddine böyle düşünceler?" Kalpten Kalbe Yol💞 · 1. Bölüm
Tercihlerimi yaparken, içimde bir ses beni Doğu'ya doğru yönlendiriyordu. Babama belli etmeden, tercihlerim arasına Doğu illerini ekledim. Çünkü biliyordum ki, oradaki askerlerimizin yükü çok daha ağırdı; namlunun ucunda vatan nöbeti tutan o kahramanların psikolojik desteğe daha çok ihtiyacı vardı. Kendi rahatımı düşünerek bencilce davranamaz, kolayı seçemezdim. Vatanımın en zorlu köşelerinde görev yapan evlatlarımıza destek olmak, benim için bir onur meselesiydi. Kafamda ise tatlı bir mesleki kaygı vardı: Hastanede gördüğüm klinik vakalarla, doğuda vatan savunması yapan yirmi yaşındaki o gencecik çocukların travmaları, memleket özlemleri ve omuzlarındaki ağır yükler arasında nasıl bir köprü kuracaktım? Ruhun Barut İzi l. CİLT · 1. Bölüm
Kulaklığında ne dinliyorsa kendini tamamen o ritme kaptırmıştı. Müziğin melodisine göre hafifçe başını sallıyor, kucağında açık duran kitabın sayfalarını çevirirken o anı tüm benliğiyle yaşıyordu. Etrafındaki o mahşeri kalabalığın, denizin, vapurun, hatta hemen yanındaki benim farkımda bile değildi; kendi küçük, huzurlu krallığını kurmuştu o koltukta. Elindeki kurşun kalemle kucağındaki kitabın bazı satırlarının altını yavaşça çiziyor, yan sayfaya küçük notlar alıyordu. Ayaklarındaki pembe, şirin parmak arası terlikleri ve masumiyetiyle, o an benim için tam anlamıyla dünyanın en güzel manzarasıydı. Bütün bu detaylar, küçüklüğünden beri disiplinle, kışla duvarları arasında sertleşmiş olan kalbimin ritmini ilk kez altüst etmişti. Ruhun Barut İzi l. CİLT · 9. Bölüm (Aras Karahanlı)
Demir bir an duraksadı. Ateşin verdiği sarhoşlukla, içindeki o saklı hisler dudaklarından dökülüverdi: "Düşünme Fadime... O yeşil gözlerin benim cennetim olmasın." Ruhun Barut İzi: ll Barutun Sustuğu Yer · 35. Bölüm
"Teorik olarak yanıyor dedim üsteğmenim," dedi Aras ciddi bir ses tonuyla. "Tabip olan sensin, baksana adama, kendinde değil!" Ruhun Barut İzi: ll Barutun Sustuğu Yer · 35. Bölüm