Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
İki hafta...
Tam iki hafta boyunca her sabah 05.00’te o nizamiye kapısındaydım. İki hafta boyunca çamurda süründüm, ağırlık taşıdım, minderde Pamir Yüzbaşı’nın sert hamleleriyle yüzleştim. Her gün bedenim biraz daha çeliğe dönüşüyor, zihnimdeki o korkak kadın yerini sakin bir avcıya bırakıyordu.
Ama bugün farklıydı.
Pamir, beni sahanın arkasındaki, daha önce hiç görmediğim, terk edilmiş bir bina enkazına getirdi. Burası, yıkılmış duvarlar, cam kırıkları ve paslı demirlerle dolu tekinsiz bir labirent gibiydi.
"Bedenin güçlendi, tekniğin gelişti," dedi Pamir, cebinden siyah bir göz bandı çıkarırken. "Ama gözlerin sana yalan söyler Sare. Korku, gördüklerini çarpıtır. Bugün, görmeden savaşmayı öğreneceksin."
Göz bandını bana uzattı. Kaşlarımı çattım, antrenmanda serbest kalan kıvır kıvır saçlarımın arasından ona baktım. "Görmeden mi?"
"Sokakta sana arkadan saldırdıklarında, ışıklar söndüğünde ya da gözüne toz kaçtığında 'göremiyorum' deyip ağlayacak mısın?" Sesi bir bıçak kadar keskin ve soğuktu. "Bandı tak. İtiraz istemiyorum."
İtiraz etmedim. Bandı gözüme bağladığım andan itibaren dünya kapkaranlık bir sessizliğe gömüldü. Sadece kendi nefes sesimi ve kalp atışlarımı duyuyordum.
"Şimdi," dedi Pamir'in sesi. Tiz ve otoriter tonu odanın tavanında yankılandı. "Benim nerede olduğumu bul ve bana temas et. Sadece sesime, havadaki değişime, hislerine odaklan."
Adım atmaya korkuyordum. Yerler cam kırıklarıyla doluydu. Bir adım attım, sağımda bir demir sesi duyuldu. Hızla o tarafa döndüm ama havayı boşa savurdum.
"Odaklan Sare! Korkun seni yönetmesin! Düşman senin bu acemiliğini bekliyor!"
Bir hamle daha yapacakken solumda buz gibi bir hava akımı hissettim. Bütün gücümle o tarafa yumruk savurdum ama elim boşluğa gitti. O an, çelik gibi sert bir el bileğimi yakaladı, kolumu arkama büküp beni tek hamlede duvara yasladı. Sırtım soğuk betona çarptığında ciğerlerimdeki tüm nefes boşaldı.
"Buldum seni..." diye fısıldadım nefes nefese, acıyla dişlerimi sıkarak.
Pamir beni serbest bırakmadı. Aksine, bileğimdeki baskıyı artırıp kulağımın dibine kadar eğildi. Sesi tekinsiz bir fısıltı gibi ama bir o kadar da emrediciydi:
"Beni bulmadın Sare," dedi, kelimeleri tane tane ezerek. "Sen sadece tuzağıma düştün. Duygularına yenildin, dikkatin dağıldı. Şu an gözlerin kapalı olduğu için boynuna saplanacak bıçağı göremiyorsun. Bu bir oyun değil!"
Bileğimi bırakıp beni öne doğru itti. Hızla göz bandını çekip çıkardım.
Karşımda duruyordu. Kollarını göğsünde birleştirmiş, yüzünde en ufak bir yumuşama, en ufak bir acıma kırıntısı bile olmadan bana bakıyordu. O buz gibi gözlerinde sadece katı bir disiplin vardı.
"Ama vuracaktım..." dedim, hırsla kıvırcık saçlarımı geriye doğru iterken. "Hissettim seni!"
"Hissedemezsin!" diye gürledi. Sesi odadaki beton duvarlarda yankılandı, irkildim. "Düşman sana hissettirmez! Seni avlar! Yarın bir gün o sokakta bu kadar dikkatsiz olursan seni koruyacak bir Pamir Yüzbaşı olmayacak!"
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Yeni bölümü kaç gibi atarsın 🫠
Yenii bölüm ne zaman gelir çok güzeldide
Çok güzel eline kalemine sağlık yazarım ♥️❤️
Aşkımmm yine döktürmüşsün devamıno bekliyorumm🫶🫶
Bölüm yine her zamanki gibi harikaa
Bayıldıımmm 💕💕
Yorum
Yorum bulunamadı.