Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Göz bandı yüzümden sökülüp alındığında karanlık bitti ama işkence bitmedi.
Akşamın alacakaranlığı enkaz binanın çatlaksı betonlarına çökerken bedenim artık bana ait değilmiş gibi hissediyordu. Terden ve çamurdan cildime yapışan kıvırcık saçlarımın bukleleri yüzüme dökülüyor, şakaklarımdan süzülen damlalar gözlerimi yakıyordu. Nefesim, kesik bir testere gibi gırtlağımda hırıldıyordu.
Pamir Yüzbaşı ise bir santim bile kımıldamadan, üzerinde tek bir toz tanesi bile olmadan tam karşımda dikiliyordu. Kollarını göğsünde birleştirmiş, soğuk gözlerini üzerime dikmişti.
"Ayaktasın ama zihnen devrildin," dedi. Sesi, harabedeki rüzgarın uğultusunu bastıracak kadar gür ve otoriterdi. "Gözün kapalıyken panikledin. Panikleyen asker ölmeye mahkumdur."
"Paniklemedim," dedim, soluk soluğa. Kıvırcık saçlarımı hırsla geriye iterken kanayan avuç içlerimi sıktım. "Sadece... zaman kazanmaya çalıştım."
Pamir tek bir adım attı. Aramızdaki mesafeyi sıfırladı. Boy farkımız ve omuzlarının genişliği, tepemde kapkara bir duvar gibi yükseldi. Bakışlarındaki o acımasız disiplin, dondurucu bir rüzgar gibi yüzüme çarptı.
"Savaş alanında zaman kazanılmaz Sare!" diye kestirip attı. "Zamanı sen yaratırsın! Düşmana nefes alacak tek bir saniye verirsen, o saniyeyi senin boğazını kesmek için kullanır!"
Hiç beklemediğim bir anda eli hareket etti. O kadar hızlıydı ki ne olduğunu anlayamadan beni belimden tutup sertçe kavradı ve beton zemine bastırdı. Sırtım soğuk ve pürüzlü betona çarptığında acıyla inledim. Pamir üzerime çöktü; sağ diziyle bacaklarımı sabitledi, sol eliyle de boğazımın hemen altını, köprücük kemiğimin üzerindeki baskı noktasını kilitledi.
Nefesim tıkandı. Gözlerim irileşerek ona baktım.
Üzerimdeki ağırlığı bir dağ gibiydi. Gözlerinde en ufak bir duygu kırıntısı, en ufak bir merhamet yoktu. Tam bir avcı gibi tepemde duruyordu.
"Çık şuradan," dedi, buz gibi bir fısıltıyla. "Bütün gücünü kullan. İçindeki o intikam ateşini, o hırsı kullan ve altımdan çık. Çıkamazsan burada sabaha kadar bu hizada kalırsın."
Dişlerimi gıcırdattım. Ellerimle el bileğini kavradım, itmeye çalıştım ama bileği kayadan farksızdı. Bacaklarımı salladım, kalçamı kurtarmaya çalıştım ama dizinin baskısı beni tamamen kilitliyordu. Gözlerimden öfke yaşları süzüldü. Kıvır kıvır saçlarım beton zemine yayılmıştı.
"Gücün yetmiyor değil mi?" dedi Pamir, sesi alaycı değildi ama bıçak kadar keskindi. "Çünkü hala bir kurban gibi düşünüyorsun! Ağ kaslarını değil, aklını kullan! Zayıf noktam neresi?"
O an Pamir'in söylediği söz beynimde çaktı: 'İnsan bedeni ne kadar güçlü olursa olsun, bazı yerler her zaman hassastır.'
Gözlerimi onun buz gibi gözlerine diktim. Nefesimi topladım. Sol elimle bileğini iter gibi yapıp dikkatini oraya çektiğim an, sağ elimle botunun bağcıklarının hemen üzerindeki kaval kemiğine ve diz arkasındaki sinir noktasına bütün gücümle tırnaklarımı geçirdim.
Pamir’in kasları anlık bir refleksle kasıldı. O tek saliselik boşluğu fırsat bildim; kalçamı hızla yana savurup bacağımı aradan çıkardım ve onu üzerimden iterek yana doğru yuvarlandım.
Bu bölümün ilk 16 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Aşkım eline sağlıkk
Bence Pamir şu an başka şeyler düşünüyor. Onu korumak için farklı bir hamle yapacakmış gibi hissediyorum... Ellerine sağlık harika bir bölüm olmuş ♥️
Çok güzel bir bölümdü heyecanlıydı.. Pamir şu kıza işkence edeceğine onu koruması altına alsaydı keşke 😁😁😁 Eline sağlık yazarım ♥️
Çok güzel yeni bölüm ne zaman gelir
Bismillahhhhhhh başlıyoruzzz
Bayıldımmm
cok guzeel
Yorum
Yorum bulunamadı.