Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Güneş henüz doğmamıştı. Saat 04.20’yi gösterdiğinde, üzerime geçirdiğim ağır askeri antrenman yeleğiyle nizamiyenin önündeydim.
Bedenimdeki her bir kas dün geceden kalma acıyla zonkluyordu ama zihnimdeki acı, bedenimdekini çoktan yutmuştu. Evden çıkarken annemin o masum, çaresiz yüzüne bakmış ve geçmişin o kapkara gölgelerini bir kez daha ruhumda hissetmiştim. Bu hayatta var oluşum bile bir yıkımın, bir zorbalığın eseriydi. O adamın —baba demeye tiksindiğim o yaratığın— anneme ve bana yaşattığı o cehennem, bugün beni bu çamurun ortasına dikilmeye mahkum etmişti.
Nizamiye kapısı açıldığında, Pamir Yüzbaşı sahanın ortasında, elinde kronometreyle bekliyordu. Üzerindeki siyah askeri üniforması ve o sarsılmaz duruşuyla yine bir kayadan farksızdı.
"Geç kalmadın," dedi, sesi sabahın ayazını kesip geçerken. "Ama bu hazır olduğun anlamına gelmez. Yeleğin ağırlığı 15 kilo. On tur koşuyla başlıyoruz."
Hiç itiraz etmedim. Çenemi sıktım, kıvırcık saçlarımı ensemde sıkıca toplayıp koşmaya başladım.
Her adımda yelek omuzlarıma çöken devasa bir yük gibi ağırlığını hissettiriyordu. Üçüncü turda ciğerlerim yanmaya, dördüncü turda dizlerim titremeye başladı. Zihnimde ise sürekli geçmişin o tekinsiz sesleri yankılanıyordu: Küçük bir kız çocuğuyken saklandığım o karanlık dolap, annemin çığlıkları, o adamın üzerimize çöken o acımasız gölgesi ve bedenimde bıraktığı o eski, ruhsal yaralar...
Beşinci turun ortasında ayağım birbirine dolandı. Ağırlığın etkisiyle sertçe çamurun üzerine devrildim.
Nefesim kesildi. Çamur yüzüme, gözlerime bulaştı. Kıvırcık saçlarımın bukleleri çamurla kaplandı.
Pamir Yüzbaşı ağır adımlarla başıma kadar geldi. Tepemde bir dağ gibi durdu. Sesi buz gibi, merhametsizce tepemde patladı:
"Kalk Sare! O çamurda yatarak kimseyi koruyamazsın! Düşman senin geçmişine, zayıflığına acımaz! Onlar seni ezmek için fırsat kollar!"
Avuçlarımı çamura bastırdım. Zihnimdeki o adamın yüzü ile Pamir’in buz gibi sesi birbirine karıştı. İçimdeki o derin nefret, o intikam ateşi bir anda patladı.
"Ben..." dedim, dişlerimin arasından kan ve çamur tadı gelirken. "Ben bir daha asla ezilmeyeceğim!"
Bütün gücümle, o yeleğin ağırlığına rağmen ayağa fırladım. Pamir’in gözlerinin tam içine baktım. O an gözlerimde sadece bir asker adayının değil, geçmişin cehenneminden çıkmış, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir kadının ateşi vardı.
Pamir duraksadı. Buz tutmuş gözlerinde anlık bir fırtına koptu. Benim sadece fiziksel bir saldırıdan kaçmadığımı, ruhumda çok daha büyük, çok daha karanlık bir canavarla savaştığımı ilk defa bu kadar net anladı.
Ancak sertliğinden taviz vermedi. Çenesini sıktı. Sesi bir milim bile yumuşamadı:
"O zaman koşmaya devam et. O ateşi seni yakmak için değil, düşmanını kül etmek için kullan."
Arkasını dönüp kronometreye bastı.
"Süren işliyor. ALTINCI TUR!"
n.
Sare’nin geçmişindeki o büyük karanlığın ve travmaların onun mücadelesine nasıl bir hırs kattığını gördüğümüz derin bir bölüm oldu. Pamir Yüzbaşı onun gözlerindeki o bambaşka ateşi fark etmeye başladı! 🫣💥
Bu bölümün ilk 20 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Çok güzel yine mücadele ile geçen bölümdü bebiş... Eline emeğine yüreğine sağlık ❤️♥️❤️❤️❤️
Bayıldımmmm
Çokkk güzel olmuş
Yorum
Yorum bulunamadı.