Lina kapıyı arkasından tek hareketle kapattı. Çantası omzundan kaydı, yere düştü. Hiç umursamadı. Ayakkabılarını da çıkarmadan salona doğru yürüdü. Evde kimse yoktu. Annesi mesaide, babası işte. Sadece buzdolabının uğultusu ve mutfaktan gelen hafif yemek kokusu vardı. Muhtemelen dünden kalan.
Odasına girdi. Perdeyi çekmedi. Işık loştu zaten. Yatağa yüzüstü uzandı, yüzünü yastığa gömdü. Birkaç saniye öyle kaldı. Sonra döndü, sırtüstü yattı. Tavanı izledi.
Bugün berbattı. Gerçekten berbattı.
Öğle arasında Duru’yla kavga etmişlerdi. Küçük bir şeydi aslında. Duru, Lina’nın Aras’la fazla samimi olduğunu söylemişti. Lina da “Ne alaka ya, adamla iki kelime konuştum” demişti. Sonra laf lafı açmış, ikisi de sinirlenmişti. Duru mesaj bile atmamıştı okul çıkışı. Lina da atmamıştı. İnat.
Telefonunu yastığın altından çıkardı. Ekranı açtı. Hiç bildirim yoktu. Duru’nun sohbetine girdi. Son mesaj dünden kalma.
Parmakları klavyenin üstünde durdu. Yazmaya başladı.
“Tamam ya haksızdım belki ama sen de abarttın. Aras’la aramda bir şey yok. Sadece soru sordu matematik ödevi için. Sen de hemen…”
Cümleyi bitirmeden sildi. Çok uzun olmuştu. Daha kısa yazdı.
“Hâlâ küs müsün?”
Gönder’e basmadan önce bir an durdu. Sonra ekranı kaydırdı. En üstteki sohbetlerden birine yanlışlıkla dokundu. Fark etmedi. Mesajı yazdı, gönderdi.
Telefonu yastığın üstüne bıraktı. Gözlerini kapattı. Beş saniye bile geçmemişti ki titreşim geldi.
Kalktı. Ekrana baktı.
Bilinmeyen Numara: Kim küsmüş?
Lina kaşlarını çattı. Ekrana daha yakından baktı. Numarayı tanımıyordu. Belki Duru yeni numara almıştı? Yoksa…
Yazmaya başladı.
Lina: Sen kimsin?
Cevap hemen geldi.
Bilinmeyen Numara: Sen kime yazdığını sanıyorsun?
Lina oturdu. Yastığı kucağına aldı.
Lina: Duru’ya yazıyordum. Sen kimsin lan?
Bilinmeyen Numara: Duru değilim. Yanlış numaraya yazmışsın.
Lina gözlerini kısarak baktı. Bir an silmeyi düşündü. Sonra vazgeçti. Siniri hâlâ üstündeydi.
Lina: Tamam silerim o zaman. Kusura bakma.
Birkaç saniye bekledi. Cevap gelmedi. Tam sohbeti kapatacaktı ki tekrar titreşim oldu.
Bilinmeyen Numara: Silme. Merak ettim. Ne oldu da küsüyorsunuz?
Lina durdu. Parmakları ekranda asılı kaldı. Normalde bilmediği birine cevap vermezdi. Ama bugün her şey ters gitmişti zaten. Bir de bu mu eksikti?
Lina: Arkadaşımla tartıştık. Basit bir şey. Abarttı.
Bilinmeyen Numara: Herkes abartıyor bu aralar.
Lina kaşını kaldırdı.
Lina: Sen de mi abartıyorsun yoksa?
Bilinmeyen Numara: Ben genelde konuşmam bile. İnsanlar kendileri abartıyor.
Lina hafifçe güldü. Sesli değil. Sadece burnundan.
Lina: Ne kadar ilginç. Tanımadığım birinden hayat dersi alıyorum.
Bilinmeyen Numara: İstemiyorsan konuşma.
Lina: Konuşuyorum işte. Sen de cevap yazıyorsun. Demek ki sıkılmışsın.
Bir süre cevap gelmedi. Lina telefonu bırakıp mutfağa gitti. Buzdolabını açtı. İçerde sadece yarım yoğurt ve bir kutu meyve suyu vardı. Meyve suyunu aldı, kapağını açmadan odasına döndü. Yatağa oturdu. Telefon yine titreşti.
Bilinmeyen Numara: Belki.
Lina: Belki ne? Sıkılmış mısın?
Bilinmeyen Numara: Belki.
Lina gözlerini devirdi.
Lina: Çok konuşkan birisin ha.
Bilinmeyen Numara: Sen de çok meraklısın.
Lina: Meraklı değilim. Sadece bugün berbat geçti. Birileriyle konuşasım vardı. Yanlışlıkla sen oldun.
Bilinmeyen Numara: Şanslıyım o zaman.
Lina ekrana baktı. Biraz alaycı, biraz da gerçek gibi duruyordu.
Lina: Şanslı mısın gerçekten? Tanımadığın biri sana dert yanıyor.
Bilinmeyen Numara: En azından yalan söylemiyor.
Lina bir an durdu. Yutkundu. Cümle beklenmedik şekilde isabet etmişti.
Lina: Sen yalan söyleyenlerle mi uğraşıyorsun sürekli?
Bilinmeyen Numara: Çoğu insan yalan söylüyor. Bazıları farkında bile değil.
Lina: Sen farkındasın yani.
Bilinmeyen Numara: Bazen.
Lina telefonu iki eliyle tuttu. Bacaklarını altına topladı. Oda biraz serindi. Pencerenin kenarından içeriye hafif rüzgâr giriyordu. Perde hafifçe hareket etti.
Lina: Peki sen ne yapıyorsun şu an?
Bilinmeyen Numara: Yatıyorum. Sen?
Lina: Aynı. Okuldan geldim. Evde kimse yok. Sen?
Bilinmeyen Numara: Ben de.
Lina: Yalnız mısın yani?
Bilinmeyen Numara: Evet.
Lina bir şey yazacak oldu. Sildi. Tekrar yazdı.
Lina: İyi mi o?
Bilinmeyen Numara: Alıştım.
Cümle kısa ve netti. Lina’nın içi biraz sıkıştı. Neden bilmiyordu.
Lina: Ben alışamadım. Sessizlik beni rahatsız ediyor bazen.
Bilinmeyen Numara: Beni de. Sesler daha çok rahatsız ediyor.
Lina: Ne sesleri?
Bilinmeyen Numara: İnsan sesleri. Sürekli bir şey anlatıyorlar. Dinlemek zorunda kalıyorsun.
Lina yavaşça gülümsedi. Bu sefer gerçekten.
Lina: Sen de dinlemiyorsun o zaman.
Bilinmeyen Numara: Dinliyorum. Sadece cevap vermiyorum.
Lina: Bana cevap veriyorsun ama.
Bilinmeyen Numara: Sen farklısın.
Lina ekranı kilitledi. Birkaç saniye öyle baktı. Sonra tekrar açtı.
Lina: Nereden biliyorsun farklı olduğumu? Tanımıyorsun bile.
Bilinmeyen Numara: Tanımıyorum. Ama yazışma şeklin farklı. İnsanlar genelde ya yalaka oluyor ya da soğuk. Sen ikisi de değilsin.
Lina: Ben sadece sinirliyim.
Bilinmeyen Numara: Sinirli insanlar daha dürüst oluyor bazen.
Lina midesinde hafif bir sıcaklık hissetti. Sebebini bilmiyordu. Belki açlıktı. Belki de değildi.
Lina: Sen hiç sinirlenmiyor musun?
Bilinmeyen Numara: Oluyorum. Sadece belli etmiyorum.
Lina: Nasıl belli etmiyorsun? Bağırıp çağırmıyor musun?
Bilinmeyen Numara: Hayır. Sadece uzaklaşıyorum.
Lina: Kaçıyorsun yani.
Bilinmeyen Numara: Belki.
Lina dudaklarını ısırdı. Parmakları ekranda gezindi.
Lina: Ben kaçmam. Tartışırım.
Bilinmeyen Numara: Fark ettim.
Lina: Ne fark ettin?
Bilinmeyen Numara: Daha ilk mesajından belliydi.
Lina güldü. Sesli bu sefer. Yastığı yüzüne bastırdı, sonra bıraktı.
Lina: Sen biraz garipsin biliyor musun?
Bilinmeyen Numara: Sen de.
Lina: Teşekkür ederim.
Bilinmeyen Numara: Rica ederim.
Bir süre ikisi de yazmadı. Lina tavana baktı. Saat sekizi geçmişti. Karnı acıkmıştı ama kalkmak istemiyordu. Telefon yine titreşti.
Bilinmeyen Numara: O arkadaşınla barışacak mısın?
Lina: Bilmiyorum. Belki yarın. Belki de o yazacak.
Bilinmeyen Numara: Sen yazsan daha iyi olmaz mı?
Lina: Neden ben yazayım? O da yazabilir.
Bilinmeyen Numara: İnatçılık yapıyorsun.
Lina: Sen de bana akıl veriyorsun. Tanımadığın birine.
Bilinmeyen Numara: Sıkıldım işte. Konuşacak bir şey lazımdı.
Lina yutkundu. Cümle beklenmedik şekilde samimiydi.
Lina: Peki senin adın ne?
Birkaç saniye geçti. Cevap gelmedi. Lina ekrana bakmaya devam etti. Noktalar belirdi, sonra kayboldu. Tekrar belirdi.
Bilinmeyen Numara: Söylemem.
Lina: Neden?
Bilinmeyen Numara: Çünkü yanlış numaraya yazmıştın. İsim öğrenirsen tuhaf olur.
Lina: Zaten tuhaf. Konuşuyoruz ya.
Bilinmeyen Numara: İsim öğrenmeden daha iyi.
Lina kaşlarını çattı.
Lina: Senin ismini bilmesem bile sen beni biliyor musun?
Bilinmeyen Numara: Hayır.
Lina: O zaman adil değil. Ben de söylemem.
Bilinmeyen Numara: Tamam.
Yine sessizlik oldu. Lina odadaki saatin tik taklarını duydu. Eskiden rahatsız ederdi. Şu an hiç umrunda değildi.
Lina: Peki yarın ne yapacaksın?
Bilinmeyen Numara: Okula gideceğim. Sen?
Lina: Ben de. Hangi okula gidiyorsun?
Bilinmeyen Numara: Söylemem.
Lina: Ciddi misin ya? Bu kadar gizli olmana gerek var mı?
Bilinmeyen Numara: Var.
Lina: Neden?
Bilinmeyen Numara: Çünkü belki tanıyoruzdur birbirimizi. O zaman bu konuşma biter.
Lina’nın eli durdu. Cümle ağır gelmişti. Birkaç saniye düşündü.
Lina: Belki de bitmez.
Bilinmeyen Numara: Belki.
Lina derin bir nefes aldı. Odadaki hava biraz ağırlaşmıştı sanki. Ya da o öyle hissediyordu.
Lina: Ben Lina.
Gönderdiği anda pişman oldu. Ama geri alamadı. Noktalar hemen belirdi.
Bilinmeyen Numara: Söylememiştik mi isim vermeyeceğiz?
Lina: Ben verdim. Sen verme istersen.
Uzun bir bekleyiş oldu. Lina parmaklarını yastığın kılıfına geçirdi. Tırnaklarını çıkardı, tekrar soktu.
Bilinmeyen Numara: Ege.
Lina ekrana baktı. İsmi bir kez daha okudu. Ege. Basit bir isimdi. Ama bir yerlerden tanıdık geliyordu. Tam çıkaramadı.
Lina: Tamam Ege. Memnun oldum.
Bilinmeyen Numara: Ben de.
Lina gülümsedi. Bu sefer daha yumuşak.
Lina: Yarın konuşur muyuz yine?
Bilinmeyen Numara: Belki.
Lina: Belki demeyi bırak. Konuşacağız.
Bilinmeyen Numara: Tamam. Konuşacağız.
Lina telefonu göğsüne bastırdı. Bir süre öyle kaldı. Kalbi biraz hızlı atıyordu. Sebebini düşünmek istemedi. Belki yorgunluktandı. Belki de değildi.
Saatler geçti. Konuşmaya devam ettiler. Okuldan, aileden, saçma sapan şeylerden. Lina bir ara uyukladı. Gözleri kapandı. Telefon elinden kaydı. Sonra tekrar uyandı. Ege hâlâ yazıyordu.
Bilinmeyen Numara: Uyudun mu?
Lina: Biraz. Sen uyumadın mı?
Bilinmeyen Numara: Uyuyamıyorum.
Lina: Neden?
Bilinmeyen Numara: Bilmiyorum. Belki senin yüzünden.
Lina’nın nefes alışverişi değişti. Ekranı kapattı. Birkaç saniye karanlıkta oturdu. Sonra tekrar açtı.
Lina: Ben de uyuyamıyorum.
Bilinmeyen Numara: O zaman konuşmaya devam edelim.
Lina: Tamam.
Daha uzun konuştular. Saat gece yarısını geçti. Lina’nın gözleri yanıyordu ama bırakmak istemiyordu. Sonunda Ege yazdı.
Bilinmeyen Numara: Yarın görüşürüz belki.
Lina: Nasıl görüşeceğiz? Tanımıyoruz ki birbirimizi.
Bilinmeyen Numara: Belki bir yerlerde karşılaşırız.
Lina bir şey yazacak oldu. Sildi. Tekrar yazdı.
Lina: Belki.
Bilinmeyen Numara: İyi geceler Lina.
Lina: İyi geceler Ege.
Telefonu yastığın altına koydu. Tavana baktı. Kalbi hâlâ biraz hızlı atıyordu. Gözlerini kapattı. Uyumaya çalıştı. Başaramadı.
Sabah olduğunda telefonu eline aldı. Yeni bir mesaj yoktu. Ege’nin sohbetine girdi. İsmi orada duruyordu. Sadece Ege.
Bir an parmağı ekranda gezindi. Numarayı rehbere kaydetmek istedi. Sonra vazgeçti. Kaydetmeden çıktı.
Okula gitmek için kalktı. Banyoya girdi. Soğuk suyla yüzünü yıkadı. Aynaya baktı. Gözleri hafif şişmişti. Uyku tutmamıştı.
Çantasını aldı. Kapıya doğru yürüdü. Elini kapı koluna götürdüğü anda telefonu titreşti.
Ekrana baktı.
Ege: Günaydın. Bugün okulda dikkatli bak etrafa. Belki görürsün beni.
Lina olduğu yerde durdu. Kalbi bir an durmuş gibi oldu. Ekranı tekrar okudu. Sonra bir kez daha.
Yutkundu.
Parmakları titrekti. Cevap yazamadı. Sadece baktı.
Dışarıdan annesinin arabasının sesi geldi. Korna çaldı.
Lina telefonu sıkıca kavradı. Kapıyı açtı. Dışarı çıktı.
Okula giderken aklında tek bir şey vardı.
Ege kimdi?
Ve bugün onu görecek miydi?
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
güüzel olmuss canımmmm
Çokk güzel olmuş canım sende benim kitabıma göz atar misin
Yorum
Yorum bulunamadı.