Herkese iyi okumalar 🌷
༺ ❀ ༻
Bazı mahalleler vardır; sadece evlerden ve sokaklardan oluşmaz. Her köşesinde bir hikâye, her dükkânında bir hatıra saklar.
Bizim mahalle de tam olarak böyleydi.
Sabahları fırından gelen ekmek kokusu, esnafların birbirine attığı selamlar ve cam kenarlarında oturup mahallede olan biteni konuşan teyzelerle güne başlardı.
Sokağın köşesindeki küçük saatçi dükkânının önünde her zamanki gibi kırmızı Toros duruyordu.
O arabanın sahibi ise herkesin tanıdığı biriydi.
Ali Çınar...
Mahallenin saatçisi, sakinliğiyle bilinen ama inadıyla herkesi şaşırtan adam.
Saat dükkanının hemen önünde çiçeklerle dolu küçük bir dükkân vardı.
Duru Yalın'ın dünyası...
Laleleriyle, çiçekleriyle ve sessizce büyüttüğü hayalleriyle yaşayan Duru da Ali kadar inatçıydı.
Henüz birbirlerinden habersizdiler.
Ama aynı mahallede yaşayan iki inatçı kalbin yollarının kesişmesine çok az kalmıştı...
༺ ❀ ༻
Duru Yalın
Sabah kepenk sesleriyle uyanmıştım esnaflar bir bir dükkanlarını açıyordu kepenkler biraz eskimişti çıkardığı ses insanın kulak zarını patlatırdı Meltem Teyze ve Şükriye Teyze sabah modundaydı oturduğum apartmanın altında Meltem Teyze vardı karşı apartmanda Şükriye Teyze Meltem Teyze camdan bağırarak dedikodu anlatıyordu insanlar nasıl bu kadar enerjik olabiliyordu anlamıyordum...
Elimi yüzümü yıkayıp annemin yanına gittim mutfak dolaplarını siliyordu kendi titiz bir ev hanımıydı babam ise kahvehanede arkadaşları ile birlikte okey oynuyordu Aile'nin tek çocuğum ben doğmadan abimi kaybetmişler annem ve babam benim üstüme çok titrerler geçen gün merdivenlerden kaydım gülüyordum annem ve babam sanki ølmüşüm gibi tepkiler vermişlerdi neyseki onları çok seviyordum
"Günaydın annecim her zaman ki gibi Doktor'un sözünden çıkmışsın"
"Günaydın kızım,ne münasebet iyi benim sırtım hem sabah sporu bu"
"Belinde fıtık var anne doktor demedimi çok haraket etmeyin diye gerçi koskoca doktor Sevgi Yalına söz geçiremiyor"
"Çok konuşmaya başladın sen he Duru al bakem şurdan bir bez içerinin tozlarını al"
"Anne sabah sabah ne temizliği"
"Kızım bu akşam çok önemli bir misafirimiz var"
"İyide anne ben daha dükkanımı açmadım"
"Bugün günlerden pazar açmasanda olur hadi bakem daha çok işimiz var"
"Ne demek açmasanda olur anne ya işim o hem benim toza alerjim yokmuydu?"
"Aaa ne zamandad beri var kızım doğduğun günden beri hiç belirti vermedin o kadar tozda durdun kadırma beni küçük hanım hadi al şu toz bezini doğru salona ilk tozları al sonra güzel sirkeli suyla yerleri sil sonra apartman merdivenleri süpürüp silinecek"
"Yuh anne apartman merdivenleri niye süpürüp siliniyor acaba"
"Kızım kural bu her gün başka biri yapacak en son kat bizde işte üç kat var her katta iki tane daire var dün Neriman teyzen süpürdü sıra bizde"
"Hani Neriman Teyze'nin bacağı ağrıyordu"
"Geçmiş herhalde kızım lafa tutma beni haydi da"
Masanın üstündeki toz bezlerinden birini alıp salona geldim cam sili cama sıkıp sonra silmeye başladım...
Her yerin tozunu alıp yerleri silmiştim üstümdeki kısacık pijamalarla ve harika terliklerimle apartmanın merdivenlerini süpürüp bir yandan siliyordum bugün dükkanı Elif açmıştı yedek anahtar onda olduğu için bugünkü işlerle o ilgilenecekti temizlik işi bittiğinde ben yanına gidecektim inşallah
Apartmanın girişinide temizleyip derin bir nefes aldım terliydim üstüm başım hep şu ve çamaşır suyu olmuştu en sevdiğim pijamalarımdı bunlar
Hüseyin abi dolaptan soğuksu çıkarıp bana uzatmıştı
"Al bakalım kızım epey bir yorulmusun anlaşılan"
"Sorma Hüseyin Amca temizlik yapıyordum bugün apartman merdivenleri bizdeydi,sen napıyosun Hüseyin Amca?"
"Ne olsun kızım dükkanı açtık işte baban çay istedi ona çay götürücem şimdi"
"İyi Amca"
Şişeyi açıp kaldırıma oturarak üç yudumda içmiştim kaldırımdan kalkıp Hüseyin Amca ile vedalaşıp eve çıkmıştım.
Duşumu alıp üstüme beyazımsı ve kremsi fırfırları olan üzerinde pembe gülleri olan elbise giymiştim saçımı kurutmaya gerek duymadım hava sıcaktı nede olsa çantamı da boynumdan geçirip taktım artık dükkana gidebilirdim diye düşünüyorum odamdan çıktığımda annem mutfakta sarma sarıyordu
"Anne ben dükkana geçiyorum"
"Tamam kızım akşama erken gel"
"Tamam bir ihtiyacın olursa ara beni öptüm"
Annem bana duyuldu görüldüsü atmıştı klasik anneler işte ayakkabı olarakta topuklu ayakkabılarımı giymip evden çıktım.Apartmandan inerken şu topuklu ayakkabımın sesine bayılıyorum kesin Meltem Teyze kızacaktı o karşı topuklu ayakkabılara apartmandan çıkmıştım harika taşlı yollarda bu ayakkabı mükemmel bir seçim taşlı yolara rağmen harika yürüdüm babam muhtemelen anlıycaktı benim olduğumu anlasada bir şey demezdi inşallah
Dükkanın önüne geldiğimde çalışma vardı Elif dışarda olanlara bakarken yanına gittim
"Ne yapıyorlar böyle?"
"Burdaki Esnaf Ali Çınar dükkanı yeniliyor"
"Bugün şartmıydı ilâ"
"Şartmış ah'a şurdaki kırmızı Toros onun"
"İyi araba"
"Ya tabi de sen niye geç geldin bu kadar?"
"Sorma ya annemin bu akşam misafirleri vardı temizlik yaptım her yerim ağrıyor"
"Ben çıkıyorum canım malum kreşe gitmem lazım istersen kahve yap otur dinlen bugün çok gelen olmaz"
"Tamam canım görüşürüz öptüm"
"Görüşürüz canım bende öptüm"
Elif çantasını alıp gitmişti bende dükkana girip Türk kahvesi yapmıştım mutfakta bu dükkanı babamın eski kahvehanesiydi ben çicekçi dükkanı açmak istediğim zaman burayı yep yeni hâle getirmişti lavobosu ve mutfağı vardı işime yarıyordular yani...
Türk kahvemi alıp dışarıya çıktım pembe sandalyeme oturup bacak bacak üstüne atım karşımdaki kırmızı Torosa bakarken siyah gömlekli siyah pantolonlu adam gelmişti elinde çay vardı arabanın tabutuna oturup etrafa bakarken çay içiyordu bende kahvemi içmeye başladım...
༺ ❀ ༻
Dükkanı kapatıp kepenki çekmiştim kepenkin rengi pembeydi yep yeniydi gerçekten ben olmasam bu sokağa bir gram canlı renk girmezdi dükkanın anahtarını çantama koyup elimdeki telefonuda çantama atmıştım eve gidiyordum bugün az müşterim vardı bir aile gelmişti görücüye gidiceklerimiş onun için bir çicek almışlardı...
Eve geldiğimde kapının önünde ayakkabılar vardı topuklu ayakkabılarımı çıkarıp ayakkablığa koyup evin zilini çaldım annem Özen'e bözene hazırlanmıştı saçları dalgalıydı annem ne kadar 50 yaşlarına yaklaşsada süslenmekten geri kalmazdı
"Kim geldi anne bu kadar hazırlanmışsın?"
"Hasan Amcanlar geldi şu aşağıdaki evde oturular"
"He bir selam verıyım de odama geçerim"
"Ne odası kızım çay servisi felan yapıcan malum ben artık yaşlandım"
"Tamam anne"
Kapıdan içeri girip çantamı askılığa asmıştım içeri girdiğimde Hasan Amca,Fatma Teyze ve İki tane Erkek vardı
"Hoşgeldiniz" Dedim gülerek Hasan Amcanın ve Fatma Teyzenin elini öptüm 2 Erkeğe baş selamı verip tekli koltuğa oturdum birini tanıyordum Aliydi diğerini tanımıyordum ama Aliden büyük olduğu belliydi Hasan Amcanın çayı bittiğinde ayağa kalkıp çay bardağını aldım
" Hasan Amca Bir Çay daha istiyor musun?"
"Olur kızım"
Çay bardağını ile salondan çıkıp mutfağa geldim çay bardağını tezgâha koyup ocaktaki çaydanlığı aldım ilk demini koydum ve sonra sıcak suyu Çaydanlığı tekrar ocağa koyup çay bardağını aldım artık alışmıştım bardak taşımaya salona gelip çay bardağını Hasan Amca'nın sehpasına koydum çayı şekerli içtiği için Ali'nin önündeki şekerliği alıp Hasan Amca'nın önüne koydum tekrar yerime oturdum Babam ve Hasan Amca kendi aralarında sohbet ediyordu Annem ve Sevgi Teyzede beraber sohbet ediyordu ben annemleri dinliyordum Melek Teyze'nin kızı Sare tekrar buraya gelmişti Sare Ali'nin eski nişanlısı onu terk edip başka adamla evlenenmiş tamamen Mahallenin uydurduğu dedikodulardı...
Hasan Amcalar Saat'in geç olduğunu söyleyip kalkmışlardı bende odama gidip üstümü değiştirip rahat pijamalarımı giydim makyaj aynamın önüne gidip makyajımı çıkardım artık uyku için hazırdım...
༺ ❀ ༻Bölüm Sonu༺ ❀ ༻
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
güzel olmussss
Yorum
Yorum bulunamadı.