Herkese iyi okumalar 🌷
༺ ❀ ༻
Her sabah aynı sokakta güne başlıyordum. O sabahın diğerlerinden tek farkı, karşı dükkânda açan çiçekler değil; onları sulayan inatçı kızdı.
༺ ❀ ༻
Ali Çınar
Mahalle benim için hep aynı kokardı.
Demlenmiş çay, taze simit ve eski dükkânların ahşap kokusu...
Her sabah olduğu gibi erkenden dükkânın kepengini kaldırdım. Yıllardır aynı sesi çıkarıyordu. Ne kadar yağlasam da değişmiyordu.
Kırmızı Toros'u dükkânın önüne çektim. Çayımı alıp arabanın kaputuna yaslandım.Şöyle bir sokağa baktım ve tadilat yapılan dükanıma bu dükkan babamın eski dükkanıydı ben şehir dışına çıktıktan sonra abim bile gelmemişti dükkana eski püskü haldeydi inşallah bugün bitter umuduyla...Tekrar sokağı izlemeye başladığımda dükkanımın önündeki pembe masanın üzerindeki duran lalelere takıldı gözlerim dün gittiğimiz evdeki lalelerdi...
Topuklu ayakkabı sesini duyduğumda odağım yine orası olmuştu ki yanımdan tanıdık bir ses geldi.
"Ulan Ali, yine benden önce gelmişsin."
Abime döndüğümde elinde iki bardak çayla gülümseyerek yanıma geldi
"Sen de yine çaysız gelememişsin."
"Çaysız dükkân mı açılır? Al, sıcak sıcak iç."
çayı alıp bir yudum içtim
"Bugün tadilat tamamen bitecek inşallah."
Abim dükkâna göz gezdirip gülümsedi.
"İnşallah. Yoksa mahalle senin dükkânın ne zaman bitecek diye benden hesap soruyor."
"Mahalleye hesap vermek gibi bir niyetim yok."
"Onlar da sana vermiyor zaten. Sabah akşam seni konuşuyorlar."
hafifçe güldüm
"Konuşacak başka işleri yok galiba."
Abim omzuma hafifçe vurdu.
"Bu mahallede dedikodu hiç bitmez kardeşim. Sen alış artık."
başımı sallayıp çayımdan bir yudum daha aldım.
"Ben saat tamir ederim abi, insanların dilini değil."
"Büyümüşte laf sokuyor"
"Estağfurullah abi"
"Ben bir Hüseyin Amcanın yanına uğrayım görmedim onu bayadır"
"Bayadır şüpheli Abi sabahın 6 sında kalkıp gittin adamı görmeye"
"Yaz geldi olm normal yani"
Gülüp tekrar önüme döndüm. Tam o sırada ustalardan biri yanıma geldi.
"Ali abi, şu tahtaları nereye bırakalım?"
"Şimdilik kenara koyun. Kimsenin geçişini kapatmayın."
Başımı tekrar kaldırdığımda topuklu ayakkabı sesini duydum Duru bize doğru yürüyordu
Yüzündeki ifadeden belli oluyordu.
Birazdan bu sabahın sessizliği bozulacaktı.
"Affedersiniz, burası sizin depo alanınız mı?"
"Hayır, ama beş dakikaya kaldıracağız."
"Beş dakika önce de aynı şeyi söylediniz."
"Sabırsızsınız galiba."
"İnatçı insanlara karşı evet."
Derin bir nefes aldım gerçekten sabrımı sınayacak kızdı bu
"Al şu boyanızı dükkanımın önüne kadar gelmiş"
Boyayı ustaya verip arkasını dönmüştü askılı crop giyip altına mini etek ve topuklu ayakkabı giymişti onu süzdüğümü fark edip önüme döndüğümde bir çığlık kopmuştu kafamı tekrar Duruya çevirdiğimde topuklu ayakkabısı taşların arasına takılmıştı ve bileğini bükmüştü elimdeki çayı ustanın eline hızla koyup Durunun yanına gelmiştim
"İyimisin?"
"Harikayım görmüyor musun ya bileğim burkulmuş şurda! "
"Topuklu ayakkabı giyersen olucağı bu kızım ne hıncını benden çıkarıyorsun ben sanki sapladım ayakkabını oraya!"
"Nazar değdirdin bana sen gözlerin çıksın senin"
"Tövbe yarrabbim tamam kalk nazar dua'sı okuycam sana"
"Beddua okursun sen bana bırak kolumu çıkmıyor benim kolum vücudumdan söktün resmen! "
"Dur Dur ayakkabını çıkaralım"
Topuklu ayakkabısını çıkardığımda Duru kendi yana çekti sıra şu topuklu ayakkabıyı çIkarmakta
Topuklu ayakkabıyı tutup çektiğimde topuklu nun ucu taşta geri kalanı elimde kalmıştı
"En sevdiğim topuklumdu o benim ya"
Ağlıycak mıydı o
"Özür dilerim çıkarmak isterken oldu"
"Önemli değil"
Diğer topuklu ayakkabısınıda çıkarıp yalın ayak dükkana gitmişti elimdeki ile ustaya bakarken bıyık altından gülüyordu
"Emre şuradaki topuklunun ucunu çıkarın hadi koçum"
"Tamam Ali Abi"
Elimdekinide oraya bırakıp Torosun yanına geldim Emektar arabamdı o Dedemden kalma arabaydı satmaya kıymadığım için benimle birlikteydi artık...
Duru Yalın
Topuklu ayakkabımın kırılmasına üzülmüştüm ama cana geleceğine mal'a gelsin diye bir atasözü vardı gayette doğru bir söz Allah'tan pembe terliklerim burdaydı onları giyip çicekleri sulamaya başladım çicekleri sularken annem akşama ne yemek yaptı diye düşünüyordum dışardaki masamın üzerindeki çiceğide sulayıp içeri geçtim....
Yaz geldiği için akşamları sürekli kız istemeye gidiyoruz yada görücüye gidiyoruz diyip buket yaptıranlar vardı akşamları ilk defa bu kadar yoğun olmuştum canım babam beni geç çıkıcağımı duyunca arabayla beni almaya gelecekti...
Babam yine emektar olan Beyaz Torosu ile beni almaya gelmişti şikayetçi değildim arabamızı seviyordum dükkanı kapatıp arabaya bindim
"Hoşgeldin kızım"
"Hoşbuldum babacımm"
Babam emektar arabasını çalıştırıp eve doğru yol almaya başladı...
༺ ❀ ༻
Apartmanın önüne geldiğimde indim babam arabayı park edip gelecekti apartmandan içeri girdiğimde ışıklar bir bir yanmıştı 3 kat'a çıkıp evimin ziline basrım bugün evin anahtarını evde unutmuştum annem mutfak önlüğü ile kapıyı açmıştı
"Selam anne"
"Aleyküm selam kızım da baban nerde?"
"Arabayı park edip gelecek,Kürt gibi açım valla anne yemekte ne var?"
"Önce bir içeri gireydin"
Terliklerimi çıkarıp ayakkablığa koydum içeri girdiğimde anneme bakıyordum
"Ne bakıyorsun kızım öyle"
"Yemekte ne var dedim ya anne sorumun cevabını alamadım"
"Hee pilav,kurufasulye ve fırında börek var"
"Oooo en sevdiğim menü valla anne yemeği kadar güzel bir şey yok"
"Hadi üstünü başını değiş elini yüzünü yıka bende sofrayı hazırlayım babam gelip beklemesin"
"Tamam"
Diyip odama yöneldim üstümdekilerini çıkarıp pembe saten şortlu ve askılı pijama takımı mı giydim yüzümdeki makyajı çıkarmak için makyaj masama yöneldim makyaj temizleme suyu ile yüzümü temizlerken yatağın üstüne fırlatığım telefonum titremeye başladı puftan kalkıp yatağa yöneldim arayan kişiye baktığımda Elif arıyordu görüntülü telefonu açıp yine yüzünden eksilmeyen hep güler yüzüyle karşıladı beni
"Canım napıyosun"
"Valla eve yeni geldim makyajımı çıkartırken aradın"
"İyii canım ben bir şey diyecektim de müsait misin?"
"Dinliyorum Canımm"
"Yarın kreşte çocukların anneleri ile piknik düzenliycez de sen'den 10 tane tekli gül istiyorum hem annelere hemde çocuklara vericez toplam 20 tane olucak ben sana taksit taksit ödesem olur'mu?"
"Saçmalama ne ödemesi benden olsun kankim sıkıntı olmaz saat kaçta istiyorsun güller'i?"
"Öğlenden sonra 2.30 ta istiyorum ben gelir alırım olmadı arabamla"
"Yok kanki senin çok işin var yarın ben getirim aileler gelmeden son hazırlıkları beraber yaparız olur mu?"
"Olur,Teşekkür ederim canımm"
"Rica ederim"
"Ben kapatıyorum o zaman görüşürüz"
"Görüşürüzz"
Elif'i çok seviyordum tatlı kız her zaman güler yüzlüydü babası Hüseyin Amca annesi yoktu Elif doğdu zaman vefât ettmiş Hüseyin Amca hep "Elif tıpkı annesine çekmiş her şeyi ile annesi"derdi Hüseyin amca gerçekten Elif için yapamıyacağı şey yoktu biz ilkokuldayken Elifi ağlatan erkek çocuğunu orak ile kovaladığını hatırlıyordum...
Mutfağa geldiğimde annem sofrayı hazırlamış üstüne bir de çay koymuştu babamda ellerini yıkayıp sofraya oturduğunda bende oturup yemeğimizi yemeye başaldık...
༺ ❀ ༻
Yemeğimi yiyip sofradan kalktım annem mutfağı toplayıp çayı demleyene kadar yüzüme Kil maskesi yaptım yüzümdeki Kil Maskesi kuruyana kadar oturma odasına geçtin babam yanımdayken bacak bacak üstüne atamazdım ama bu şekilde karşısına çıkıyordum evde erkek yoktu nede olsa babam harici babam yine Facebook'ta geziyordu gözlüğünü takmış birde bende kumandayı alıp kanalarda gezmeye başladım doğru dürüst hiç bir şey yoktu kanalarada tam o sırada dış kapı çaldı ben ayağa kalkıp bu halimle dış kapıyı açtığımda karşımda Ali'yi beklemiyordum....
Bölüm Sonu
Bölüm Yorumları