Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Uyarı; bu bir korku hikayesi değildir ancak başında korku unsuru bulunmaktadır korku türünü sevmeyenler için korku unsuru yalnızca hikayenin başındadır o kısmı geçip okumaya ortadan devam edebilirler.
Ait olmak 1. bölüm
Küçük kız titreyen bacaklarıyla karanlık salona ilk adımını attı. bir elinde fener olmasına rağmen yüzündeki saf korku feneri olsa da, olmasa da onun için fark etmeyeceğini gösteriyordu. Akşam yemeğinden sonra ablası Açelya aniden ortadan kaybolmuş, ardından elektrikler kesilmişti. küçük kız ilk başta korkuyla ablasına seslenmişti, fakat sessizliğe gömülen evin sükuneti alabildiği tek cevaptı. Birkaç dakika daha bekledikten sonra ablası ortaya çıkmayınca el yordamıyla feneri bulmuş ve odaları gezmeye
başlamıştı. Salon bakmadığı tek yerdi. Ablası hala ortada yoktu. Küçük kız salona girdiğinde destek almak istercesine girişteki koltuğa tutundu.
-Abla neredesin!
ağlamak üzereydi, çok korkuyordu, ablası neredeydi?! bu korkutucu anda sekiz yaşındaki kız kardeşinin yanında olmalıydı. Küçük kızın sarıya çalan kumral saçları omuzlarına kadar geliyordu ve şu anda feci halde titriyordu saç tutamları. Küçük kız korkuyla birkaç adım daha attı ve sanki karanlık odayı görebilecekmiş gibi parlak yeşil gözlerini kırpıştırdı. İleri bir adım daha atacağı sırada arkasındaki kapıdan tıkırtı sesi geldi, ablasının geldiğini düşünen küçük kız hevesle kapıya döndü ama gördüğü kişi
ablası değil, beyaz çarşaf içinde bir bedendi! pencereden vuran ay ışığının altında duran çarşaf içindeki beden kollarını kaldırdı, bir şey dedi fakat sesi küçük kızın çığlığı tarafından bastırıldı. Küçük kız korkuyla geri gitti, ama kaçma fırsatını yakalayamadan ayağına halı takıldı anında sırt üstü kendini yerde buldu. Hızla doğruldu ama korkudan titreyen bacakları ayağa kalkabilecek durumda değildi.
-Ab abl abla! lü-
küçük kız yerde korkuyla çığlık atarken çarşaflı, üstündeki çarşafı çıkardı, ortaya çıkan kişi ince uzun boylu, beline kadar ulaşan koyu kahve saçları ve orman yeşili gözleriyle, yirmi yedi yaşlarında bir kadındı. Kadın karnını tutarak gülmeye başladı.
-Nasıl korkuttum Melodi ama seni ben kazandım
Melodi ilk şoku atlattıktan sonra hızla ayağa kalktı. Bu kişiyi tanıyordu sözde ablası olacaktı. Minik yüzü öfkeyle kasıldı.
-Sen sen Dünyanın en en en enn kötü ablasısın senden nefret ediyorum!
Melodinin öfkeyle söylediği sözler ablasını susturmuştu, Açelya biraz fazla ileri gittiğini şimdi fark ediyordu. Açelya sevecen bir gülümsemeyle durumu toparlamaya çalıştı.
-Üzgünüm Melodi sadece küçük bir şaka yapmak istedim.
-Küçük bir şaka mı neredeyse yüreğime iniyordu.
-Ama
Melodi bir hışımla koltuktaki yastığı eline aldı. Ablasına olan öfkesi şu anda o kadar yoğundu ki affetmek kelimesini aklından dahi geçirmiyordu.
-Abla bence artık git!
Melodi yastığı havaya kaldırdı ama ablasına atamadan ablasının arkasında ki şeyi fark etti, siyah boynuzlu, kırmızı bir yüz. Yastık anında elinden düştü, korkuyla birkaç adım geri gitti
-Abla kaç!
ablası şaşkınlıkla arkasını döndü ve işte tam o sırada arkasındaki yaratığı fark etti istemsizce geriye sıçradı.
-Süp süpü süpürgem nerede!
Ablası birkaç adım geriledi, gözleri loş odada kendini savunacak bir eşya arayışındayken elleriyle küçük kardeşini arkasında saklıyordu.
-Melodi arkamda kal!
-Buna gerek yok açelya abla
(korku sahnesi bitti)
Yaratığın sesi yumuşak ve stabildi. Sesin sahibini tanıyorlardı. Yaratık yüzündeki maskeyi çıkardı ve ışıkları yaktı. Maske yüzünden altın sarısı saçları dağılmıştı, ama gökyüzü mavisi gözleri bunu umursamıyor gibi bakıyordu. Açelya gözlerini kırpıştırarak birkaç saniye 21 yaşındaki erkek kardeşine baktı. Olayı anladığında ise odayı dolduran gürültülü bir kahkaha attı.
-Bu çok iyiydi Kuzey! senden hiç beklemezdim.
kuzey kollarını birbirine kavuşturdu. Yüzündeki otoriter ifade Açelyanın neşeli yüzüyle tam bir tezat oluşturuyordu.
-Aslında aklımda yoktu ama eve geldiğimde ve Melodiyi korkuttuğunu gördüğümde bende sana bir ders vermek istedim abla
Kuzeyin ses tonu katı bir ebeveyn kadar ciddiydi. gökyüzü mavisi gözlerini kıstı.
-Abla Melodiyi bu şekilde korkutman hiç hoş değildi yaralanabilirdi. umarım yaptığından pişmansın dır.
Açelya sakin bir şekilde nefesini verdi önünü arkasını düşünmeden verdiği bu ani kararın ne kadar kötü bir fikir olduğunu şimdi idrak ediyordu biraz geç kalmıştı bunu anlamak için.
-Evet pişmanım ama güzel bir anı olmadı mı?
tam o sırada Melodi Açelyanın arkasından çıkıp Kuzeyin arkasına saklandı
-hayır olmadı! gerçekten beni bir tek Abim anlıyor
-Bende anlıyorum
Melodi ablasına döndü ve tükürürcesine dil çıkardı.
-Artık sadece benim Abim var.
Melodi tüm cesaretiyle Abisinin arkasından çıktı ve meydan okur bir tavırla ablasının karşısına geçti. Yüzündeki öfkeli ifade hissettiğinin yarısı bile değildi. Korkutulmanın verdiği duygusallık hem gözlerini doldurmuş, hemde sekiz yaşındaki kalbini kırmıştı.
-Bunun intikamını en yakın zamanda alacağım! abla
Melodi intikam sözlerini dile getirdikten sonra koşarak odadan ayrıldı. Melodinin odadan ayrılmasıyla Açelya tekrar kıkırdamaya başladı, küçük kız kardeşinin öfkeli hali bile yavru bir panda kadar sevimliydi, açelyaya göre.
-Minik civcivim her şekilde sevimli bir an sarıla-
-Abla!
kuzey kaşları çatık bir şekilde tüm ciddiyetini koruyordu. Bu Açelyayı ciddiyete davet etmenin en keskin yoluydu. Açelya son iki haftadır çok fazla kötü haber almış, çok yoğun olmuş ve bu da yetmezmiş gibi başına bir sürü evrak işi kalmıştı, bu da uykusuz geçen geceler demekti ve bu Açelyanın ruhsal olarak biraz stresli olmasına neden olmuştu bu da ona bu hataları yaptırmıştı. Ama bu bahanenin arkasına saklanamazdı bu iki civcivin ablasıydı. Her zaman en iyisi olmak kendisine verdiği sözdü ve bu söze uyacaktı. Açelya kuzeyin saçlarını karıştırdı.
-Hadi ama kaşlarını öyle çatma alnın kırış kırış olacak yoksa civcivim
-Ama abla Melodi
-Endişelenme hatamı düzelteceğim söz
Açelyanın yüzünde güven veren bir gülümseme oluştu ve bu gülümseme Kuzeyin yapacağı bütün itirazları anında bloke etti. Kuzey iç çekti.
-Sana güveniyorum abla
-Teşekkür ederim elimden geleni yapacağım şimdi aç mısın?
-Kütüphanedeki işim uzun sürünce dışarıda yedim
-Hmm tatlı yedin mi? yada boş ver her şekilde yemeni istiyorum
Açelya Kuzeyin yanından geçerek mutfağa yöneldi, Kuzey de ablasını mutfağa kadar takip etti. Açelyanın hedefi dolaptaki çikolatalı pastaydı, bugün Melodiyle beraber yapmışlardı ve pastanın yüzde seksenini iki kız kardeş işbirliğiyle öğütmüşlerdi, kalan iki dilimin sahibini unutmadan. Açelya pastayı masanın üzerine koydu.
-Bu sana Melodi ile ikimizin hediyesi tadını çıkar benim çıkmam gerekiyor bugün nöbetim var.
-Teşekkür ederim kıymetini bileceğim abla
Açelya Kuzeye içten gülümsemesiyle karşılık verdi ve dış kapıya yöneldi. Ceketini saniyeler içinde giydikten sonra onu uğurlamak için yanında bekleyen Kuzeye döndü.
-Yarın sabah dönmüş olurum benim için Melodinin gönlünü al lütfen
-Elimden geleni yaparım ama yarın gelirken eli boş gelmesen iyi olur abla.
-Çoktan düşündüm bile Melodiye bir mikroskop alacağım beğenirse giriş izni alırım beğenmezse kendime kalacak başka bir ev bulmam gerekecek
İkisi de aynı anda güldüler, ardından Açelya Kuzeye veda ederek dışarı çıktı. Kuzey pastayı yemek için mutfağa yöneldi ama aklına Melodinin gelmesiyle yönünü değiştirdi ve ikinci kata çıkan merdivenlere yöneldi. Koridorun başındaki Melodinin odasını bulması fazla zaman almadı. İlk önce kapıyı hafifçe tıklattı içeriden ses gelmeyince daha güçlü çaldı.
-Melodi girebilir miyim?
tekrar ses gelmeyince Kuzey tereddüt ile kapıyı açtı. Bir tarafı oyuncak yığını, diğer tarafı elektronik alet dolu olan odanın ortasında Melodi yerde bir şeyler karalamakla meşguldü. Kulağında tavşanlı kulaklıkları vardı bu yüzden Kuzeyin odaya girdiğini fark etmedi. Kuzey Melodiyi korkutmamak için dikkatli adımlarla yanına yaklaştı ve tam önüne oturdu. Melodi abisini görünce kulaklığını çıkartıp sevecen bir şekilde gülümsedi ama Kuzey şaşkınlıkla Melodinin önündeki resme baktığı için onu fark etmedi.
Melodinin çizdiği resimde bir roket, rokete bağlı bir kız ve kağıdın yukarısında da Mars vardı, kağıdın köşesinde Açelya abladan kurtulma planı yazıyordu. Kuzey kendini tutamayarak güldü, Melodi her şekilde haklı olsa da onun bu denli acımasız bir plan düşüneceğini asla tahmin edemezdi. Kuzey Melodiyi sinirlendirmemek için dikkatli olsa iyi olurdu. Kuzey yüzündeki gülümsemeyle Melodinin somurtkan yüzüne baktı. Melodi planına gülünmesini hoş karşılamamıştı.
-Kuzey üzgünüm ciddi planın ile dalga geçmek istememiştim sadece
-Sadece?
-Planın biraz fazla
Kuzey boğazını temizledi.
-Biraz acımasızca olduğunu düşünüyorum evet, Açelya ablanın yaptığı doğru değildi ama biz kardeşiz sorunlarımızı oturup konuşabiliriz bu işleri kolayca çözer vee Açelya ablayı Marsa fırlatmak için roket bulmakla uğraşmazsın
-Roketim hazır zaten Abi
-Efendim?
Melodi resminin altından başka bir resim çıkartıp Kuzeye uzattı, kağıtta düzgün bir şekilde çizilmiş, bir roketin parçalara ayrılmış, bir karikatürü yer alıyordu, kağıdın köşesinde de Açelya ablanın Mars yolculuğu roketi yazıyordu. Kuzey tekrar gülmemek için kendini zor tuttu, Açelya ablası sabah elinde iyi bir özür hediyesiyle gelmezse eve alınmayacağı kesinleşmişti yada Marsa fırlatılacağı. Kuzey kağıdı kenara bıraktı, yüzündeki gülümseme bir ağabeyin şefkatini hissettirecek kadar sakindi.
-Bu roketi kendim yapacağım ve Açelya ablayı Marsa postalayacağım
-Ama sonra Açelya ablayı özlemeyecek misin?
-Hayır
-Bugün Açelya abla ile pasta yaptığınızı duydum eğlenceli değil miydi?
Melodinin yüz hatları yumuşar gibi oldu, ama tam gülümsemek üzereyken kendini toparladı.
-Sadece biraz
-O zaman affettin
-Hayır neden affedeyim
-Şey çünkü
Kuzey, Açelyanın Marsa fırlatıldığı resimleri ters çevirdi, hazır Melodi yumuşamaya başlamışken bu resimlerin her şeyi mahvetmesine izin veremezdi.
-Söylediğim gibi biz kardeşiz hatırlıyor musun geçen kış ağır bir grip geçirmiştin ve Açelya abla sabaha kadar başında beklemişti
Melodi gözlerini yere dikti, yumuşamamak için elinden geleni yapıyordu ama birbirlerine sıkıca bağlı oldukları bu anılar ardı ardına gözlerinin önünden geçerken, küs kalmaya devam etmek onun için çok zordu.
-İki yıl önce Açelya abla araba kazası geçirdiğinde ve bacağını kırdığında da Ablamız iyileşene kadar sen ve oyuncak bebeklerin Açelya ablaya eşlik etmiştiniz. Canı sıkkın bir şekilde yatakta yatarken ablamızı eğlendirmek için elinden geleni yapmıştın.
Melodinin yüzündeki somurtkan ifade hafif bir gülümsemeye dönüştü. O zamanlar ablası için çok endişelenmişti ama ablasını eğlendirmek için berbat şakalardan başka bir şey bulamamıştı. şakaları berbat olmasına rağmen ablası katıla katıla gülmüştü, küçük kardeşini incitmemek için. Melodinin yüzündeki gülümseme genişledi, içindeki öfke saman alevi gibi hızla yanmış ve hızla da sönmüştü.
-Sonra bir yıl önce üniversite sınavına çalışma işini abartıp salonun ortasında düşüp kaldığım o gün var
Kuzey güldü.
-Kendime geldikten sonra resmen beni zorla hastaneye götürmüştünüz. Test sonuçlarım çıkana kadar Açelya abla öyle korkmuş, öyle gerilmişti ki bende oturduğum yerde korkmaya başlamıştım. Test sonuçlarım çıktığında ve her şeyin normal olduğunu gördüğünde Açelya abla dilekleri gerçekleşmiş kadar mutlu olmuştu.
Kuzey yüzündeki şefkatli gülümsemeyle bir süre duraksadı, bunlar kötü anılar dahi olsa onu sebepsiz yere mutlu hissettirmişti, çünkü kötü anılarını bile güzelleştirecek bir aileye sahipti. Sekiz yıl önce anne ve babalarını kaybetmişlerdi, bu onlar için yıkıcı olmuştu ama birbirlerine destek olarak acılarını bir nebze olsa hafifletmişlerdi, hala anne ve babalarının kaybının yasını içlerinde tutuyorlardı, aralarında ki sevgi, saygı ve koruma içgüdüsü sayesinde aile bağları asla kopmayacaktı. Kuzey böyle bir aileye sahip olduğu için her gün olduğu gibi bugünde bir kez daha şükretti. Kuzey tekrar konuşmaya başladığında sözlerine duygu karışmıştı.
-Tüm bu zorluklara rağmen aramızdaki bağ hiç kopmadı neden biliyor musun? melodi
-Çünkü biz kardeşiz
-Doğru çünkü birbirlerini düşünen bir aile
-Asla kopmaz
-Aferin sana!
Melodi yerdeki kağıtları eline aldı ve planını tek bir hareketle ortadan ikiye ayırdı. Ayağa kalkıp planının parçalarını çöpe attı. Ablasına olan son öfke kırıntısı da uçup gitmişti yine de kolay affetmeyecekti Melodi bir hışımla hala yerde oturan Kuzeye döndü.
-Yine de hemen affetmeyeceğim güzel bir hediye olmazsa bir saat daha küs kalabilirim, şey belki bir saat bir dakika daha küs kalabilirim
-Endişelenme
Kuzey ayağa kalktı.
-Açelya abla tamda istediğin bir hediyeyle gelecek
-Gerçekten mi!
-Evet ama şimdi uyku vakti prenses
Kuzey eliyle prenseslere layık etrafı pembe tülle ve taç süslemeleriyle kaplı yatağı gösterdi. Melodi itiraz etmeden yatağına yattı. Kuzeyde Melodinin kitaplığına yöneldi.
-Bugün hangi kitabı okumamı istersin?
-Nikola tesla nın hayatı hakkındaki kitabı
Kuzey gülümseyerek lacivert tonlarında ki kitabı eline aldı. Kız kardeşi Melodinin çok yönlü bir kişiliği vardı, bir tarafta masal okumayı seven küçük, sevimli kız, diğer tarafta kodlamayı çok hızlı öğrenip, şimdiden birkaç bilim insanının fanı olan akıllı kız, sonunda hangisini seçeceğini çok merak ediyordu. Kuzey Melodinin yatağının yanındaki koltuğa oturdu ve sayfaları karıştırmaya başladı.
-Sence bende bir bilim insanı olur muyum Abi?
-Çabalamaya devam ettiğin sürece istediğin her şey olabileceğine eminim
Kuzey kaldıkları sayfayı buldu.
-Bakalım bugün hangi bilgileri öğreneceğiz
Kuzey ahenkli sesiyle okumaya başladı, bugünde yorucu ama mutlu bir gün geçirmişti, her gününün böyle mutlu geçmesi karşılığında, yorgunluk onun için ödenecek küçük bir bedeldi. Kuzey mutluluklarının daim olmasını diledi ama hayatı bu dileğine cevap vermeyecekti, her sabahın birde gecesi vardı.
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bayıldımm😍 Çok keyif alarak okuduğum bir bölüm oldu, YENİ BÖLÜM BEKLİYORUM🎈🫶🏻
Yorum
Yorum bulunamadı.