Öne Çıkanlar
Şu An Trend
Son Eklenenler
Bazen kalbinin zırhını söken şey devasa bir fırtına değil, merdivenlerden yuvarlanan küçük bir papatyanın neşesidir...
───── ⋆⋅☆⋅⋆ ─────
Güneşli, sıradan bir sabahın ilk ışıkları malikanenin pencerelerinden süzülürken İlay, üst kattaki odasında aynanın karşısına geçmiş kendisini inceliyordu. Üzerinde beyaz üzerine sarı papatyalarla dolu pamuklu pijama takımı vardı; altındaki şortu bir tık kısaydı. İlay bir bacağını öne uzattı, sonra parmak uçlarında yükselip aynadaki yansımasına dik dik baktı.
"Lan..." dedi kendi kendine çenesini tutarak. "Ben uzadım mı acaba? Yoksa bu pijama makinede yıkana yıkana çekti mi? Valla boyum uzadı gibi sanki ya... Ay İlay uzasın Koral beyciğin yanında çocuğu gibi duruyoruz ya direk anasını satayım !"
Sarı papatyalı pijaması ve ayağındaki pofuduk beyaz çoraplarıyla halinden son derece memnun bir şekilde odadan çıktı. Merdivenlerin başına geldiğinde neşeyle mırıldanarak inmeye başladı. Ancak tam merdivenlerin ortasına geldiğinde, ayağı kaydı...
" Ananı !"
İlay daha ne olduğunu anlayamadan dengesini kaybetti. Basamaklardan aşağı yuvarlanmaya başladı. Birkaç basamak boyunca adeta bir çuval gibi bocalayarak en alt basamağın dibine, halının üzerine yüzüstü serildi.
Tam o esnade, elinde kahve fincanıyla salondan çıkıp merdivenlerin önünden geçmekte olan Aras duraaksadı.
Aras, siyah gömleği ve her zamanki heykelsi ciddiyetiyle halının üzerinde serilmiş yatan papatyalı kadına baktı. Yüzünde en ufak bir şaşkınlık belirtisi bile belirmeden, elindeki fincandan bir yudum aldı. Sonra hafifçe öne doğru kafasını eğdi, yerde kütük gibi yatan İlay’a buz gibi bir sesle sordu:
"Ne yapıyorsun İlay?"
İlay, saçları yüzüne gözüne dağılmış bir halde halıdan kafasını kaldırdı. Canı acımıştı ama karizmasını toplama çabası acısının önüne geçti. Bakışlarını Aras’ın o tepeden bakan, sakin yüzüne dikip avazı çıktığı kadar bağırdı:
" Hiiç dayanıklığı ölçüyordum...Lan gerizekalı kaldırsana beni "
Aras derin bir nefes alıp elini uzattı. İlay hiç ikiletmeden adamın güçlü bileğine yapıştı. Aras,bir paket kaldırıyormuş gibi tek hamlede yukarı çekti.
İlay ayağa kalkar kalkmaz hemen üzerindeki papatyalı pijama üstünü aşağı çekiştirdi, kırışmış şortunu düzeltti. Saçlarını geriye atıp burnunu havaya dikti, sanki az önce merdivenlerden çuval gibi yuvarlanan kendisi değilmiş gibi bir edayla üstünü başını toparladı.
Aras Bakışları, İlay’ın üzerindeki o komik papatyalı pijamaya, dağılmış ama yine de ışıldayan saçlarına, pembeleşmiş yanaklarına ve karizmasını kurtarma çabasına kaydı.
Aras. Yıllardır zırh gibi taşıdığı o karanlık ve sert kabuğun arkasında ilk defa tuhaf, içini ısıtan bir kıpırtı hissetti. Şaşkınlığını gizlemek, kendini toplamak zorunda kaldı. Karşısında pervasızca üstünü düzelten bu fıstık yeşili —yani şu anki haliyle papatya sarısı— kadın, adamın tüm savunma mekanizmalarını darmadağın ediyordu.
Tabii ki içindeki bu karmaşayı ve hayranlığı dışarıya bir milim bile yansıtmadı. Yüzündeki o buzul takımı ifadeye jet hızıyla geri büründü.
Bu bölümün ilk 17 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Harika olmuş askım
Çok güzellll eline kalemine yüreğine sağlık yazarım ♥️❤️
Yorum
Yorum bulunamadı.