Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
"Ben niye eve gidemiyorum ya?!" dedi İlay birden sesi yükselerek. Ellerini beline yapıştırdı, üzerindeki fıstık yeşili elbiseyi şöyle bir silkeleyip Aras’ın dibine kadar yürüdü. "Hayır yani, hatayı yapan sizin salak ekibiniz, mağdur olan benim! Üstelik bu fıstık yeşili elbiseyi bu gece özel aldım ben, sizin tozlu bagajınızda heder oldu! Niye cezasını ben çekiyorum?"
Aras derin bir "Sabır..." çekerek başını tavana doğru kaldırdı. Şakaklarında atan damarı hissedebiliyordu. Yıllardır alt edemediği düşmanları olmuştu ama hiçbiri onu bu fıstık yeşilli kadın kadar çileden çıkarmamıştı.
"İlay," dedi Aras, sesini olabildiğince alçak ve sakin tutmaya çalışarak. "Sana az önce Türkçe bir cümle kurdum. Yüzümü gördün dedim. Benim yüzümü gören ve kim olduğumu bilen hiçbir yabancı bu kapıdan elini kolunu sallayarak çıkamaz."
"Aman ne büyük gizem!" dedi İlay gözlerini devirerek. "Sanki bana CIA ajanısın! Yüzünü görsem ne olur? Polise gidip 'Memur bey, beni fıstık yeşili elbisemle bagaja atan adamın yüzü çok simetrikti' mi diyeceğim? Sal gitsin işte, unutayım gideyim!"
Aras adım adım İlay’ın üzerine yürüdü, aralarındaki mesafeyi sıfıra indirdi. "Bana bak fıstık yeşili... Buradan çıkış yok dedim. İnat etmeyi kes."
İlay hiç geri adım atmadı, aksine çenesini daha da dikleştirdi. "Asıl sen inat etmeyi kes Koral beyciğim! Ben o odaya kilitlenmem, duydun mu beni?"
Tam Aras tekrar ağzını açıp bir şey diyecekti ki, İlay’ın fıstık yeşili elbisesinin cebinden avaz avaz bir telefon melodisi yükseldi. İlay bir an duraksadı, elini hemen cebine atıp telefonunu çıkardı. Ekranda büyük harflerle "Damla" yazıyordu.
İlay bir telefona, bir de tepesinde dikilip çatık kaşlarla kendisini izleyen Aras'a baktı. Birden yüzü hafifçe kızardı, az önceki o çirkef ve dik duruşundan eser kalmamış gibi gergince yutkundu. Kendini toparlamaya çalışarak telefonu açıp kulağına götürdü.
"He civciv?" dedi sesi hafifçe titreşerek.
Telefonun diğer ucundan Damla’nın endişeli ve bağırışlı sesi odada yankılandı. "İlay! Kızım sen neredesin?! İki saattir sana ulaşmaya çalışıyorum, öldün mü kaldın mı? Neredesin sen?!"
İlay gözlerini kaçırıp Aras’a kaçamak bir bakış attı. Aras kollarını göğsünde birleştirmiş, "Bakalım şimdi ne yalan söyleyeceksin" der gibi ona bakıyordu.
İlay boğazını temizledi, gayet sıradan bir şey yapıyormuş gibi rahat bir ses tonu takınmaya çalıştı. "Aşko ya... Ben bir ziyarete geldim de."
"Ne ziyareti kızım bu saatte?!" dedi Damla şüpheyle. "Kime gittin?"
İlay fıstık yeşili elbisesinin eteğiyle oynamaya başladı, utancından yanakları al al olmuştu. "Yani... Şey... Yeni bir arkadaş edindim de, onun 'misafirhanesindeyim'. Ağırlıyorlar beni sağ olsunlar. Çuval falan ikram ettiler, öyle takılıyoruz."
Aras duyduğu şey karşısında gözlerini kapatıp derin bir nefes alarak sabır çekmeye devam etti. Bu kadın gerçekten ıslah olmazdı.
Bu bölümün ilk 15 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Sevdim ben bu kitabı
Ayy aşkım yine mükemmel yazmışsın devamını bekliyorum
Çok güzel, Eline kalemine yüreğine sağlık yazarım ♥️♥️♥️
yeni bölüm
Yeni bölüm alarmı!!!
Hzılıcaaa sıŕadaki bölümiün doźunu artıralım
Kitap aşşşşşşırı sardı, böyle devam😉😉😉
Yorum
Yorum bulunamadı.