Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Siyah camlı üç lüks arazi aracı, İlay’ın oturduğu mütevazı mahallenin dar sokağına girdiğinde mahalleli pencerelere üşüşmüştü bile. Aras, arabanın arka koltuğunda şakaklarını ovmaktan bitap düşmüş bir halde oturuyordu.
İlay ön koltuktan atlayıp kapıyı açtı. "Geldik Koral Beyciğim, hoş geldiniz benim mütevazı malikaneme."
Aras ve arkasındaki sekiz iri yarı koruma araçlardan indi. Sokak ortasında takım elbiseli, elleri ceketlerinin önünde bekleyen adamlarla yürümek tam bir gövde gösterisiydi. İlay önde, arkasında koca bir koruma ordusuyla 3. kattaki dairesinin kapısına çıktılar.
İlay anahtarı çıkarıp tam kilide takacakken Aras arkadan buz gibi sesiyle gürledi.
"Dur orada."
İlay arkasına döndü. Aras ağır adımlarla yaklaştı, heybetiyle dar koridoru kapladı. Bakışları o kadar sert, o kadar netti ki arkasındaki korumalar bile nefes almayı kesti.
"Kapıda bekliyorsun," dedi Aras, emredici ve tavizsiz bir tonla. "Mert içeri girecek. Eşyalarını o toplayacak."
İlay gözlerini belirtti. "Ha? Pardon? Ne demek kapıda bekliyorsun? Sen beni evimin kapısında nöbetçi mi yapıyorsun be adam? Namus meselesi dedik, özel eşyam dedik! Elin koruması benim çekmecelerimi mi karıştıracak?"
Aras elini kaldırdı, tek bir hareketiyle İlay’ın lafını ağzına tıktı. "Seni o eve sokmam," dedi, gözlerini bir saniye bile kırpmadan. "Senin ne kadar cin, ne kadar akıl almaz bir tip olduğunu iki saatte öğrendim. O eve girersin, kapıyı suratımıza kapatıp içeriden kilitlersin. Sonra balkondan mı bağırırsın, polise mi haber verirsin belli değil."
İlay bir an donakaldı. Ulan... diye geçirdi içinden. Kafaya bak ya! Adam beni benden iyi analiz etmiş! Şurada kapıyı kilitlesem, arkadan da sürgüyü çeksem, polisi arayıp 'fıstık yeşili elbisemle beni kaçırdılar' desem kurtulurdum aslında... Tüh, uyanık çıktı karanlık lordumuz!
İlay içindeki kaçış planının patlamasının verdiği hırsla tam çenesini dikleştirip itiraz edecekken, aniden gözleri fal taşı gibi açıldı. Yüzündeki o pervasız ifade bir anda yerini paniğe bıraktı.
"Eyvah..." dedi fısıltıyla. "Pamuk!"
Aras kaşlarını çattı. "Pamuk ne? Ne pamuğu?"
"Kedim!" dedi İlay, Aras’ın göğsüne doğru bir adım atıp adamın ceketinin yakalarına yapışarak. "Kedim var içeride benim! İsmi Pamuk! İki gündür aç, susuz! Siz beni dünün köründe kaçırdınız, hayvan içeride yalnız kaldı Allah belanı versin senin ya geberdiyse!"
Aras yakalarındaki eller baktı, sonra soğuk gözlerini İlay’ın gözlerine dikti. Tek bir kelime bile etmeden İlay’ın ellerini yakasından çekip indirdi. Birkaç saniye İlay'ın gözlerindeki o samimi endişeyi tarttı. Derin bir nefes alıp gözlerini kapattı, ardından sabrının son kırıntılarını toplayarak tekrar açtı.
"İyi," dedi Aras sert ve emredici sesiyle. "Gir içeri, baş belası." Sonra başıyla arkasındaki korumayı işaret etti. "Mert, arkasından git. Bir saniye bile gözünün önünden ayırma. En ufak bir numaraya kalkışırsa da o kapıyı kırar içeri girerim, anladın mı beni?"
Bu bölümün ilk 16 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Eline kalemine yüreğine sağlık bebişim... Harika💖💖💖💖💖💖💖💖❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️❤️
Harika olmuşşşşş
Yorum
Yorum bulunamadı.