Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Aramadan haftalar geçmiş, İlay’ın "misafirliği" malikanede tam bir rutin haline gelmişti. Ancak İlay her ne kadar olumlu bakmaya çalışsa da, kısıtlı özgürlüğünün yasını tutmaktan vazgeçmemişti. Aras Koral ne kadar sert, disiplinli ve gözü üzerinde olursa olsun, İlay’ın içindeki "kaçış planı" ateşi hiç sönmüyordu.
Bir öğleden sonra, Aras’ın büyük bir sevkiyat toplantısı için malikaneden çıktığını öğrenen İlay bunu fırsat bildi. Pamuk odada mışıl mışıl uyurken, İlay sessiz adımlarla koridora süzüldü. Amacı basitti: Malikanenin arka çıkışlarını, güvenlik kameralarının kör noktalarını ve belki de bir yerlerde unutulmuş bir yedek kapı anahtarını bulmak.
Sessizce üst katın doğu kanadına doğru ilerledi. Buralar genelde hizmetlilerin ve çalışma odalarının olduğu daha sakin kısımlardı. İlay parmak uçlarında yürürken, koridorun sonundaki ahşap kapılı odadan boğuk sesler geldiğini fark etti.
Önce Aras’ın adamlarından birinin gizli bir hainlik peşinde olduğunu sanıp gözlerini büyüttü. “Aha!” diye düşündü. “Koral Beyciğime komplo kuruyorlar! Ben bunu yakalayıp Aras’a satarsam, fidye niyetine beni kesin salar!”
Sessizce kapıya yaklaştı. Kulak kabarttı.
İçeriden fısıltılı bir kadın sesi ve hemen ardından bir erkek sesi geliyordu. İlay kaşlarını çattı. Kadın sesi... inanılmaz derecede tanıdıktı.
Heyecanla kapının kolunu yavaşça indirdi ve kapıyı gürültüyle ardına kadar açtı!
"Yakaladım sizi ulan hainler—"
İlay’ın cümlesi boğazında tıkandı. Gözleri adeta yuvalarından fırlayacaktı.
Odanın ortasında, Aras’ın sağ kolu olan son derece ciddi, jilet gibi takım elbiseli koruması Mert duruyordu. Ve Mert’in hemen dibinde, adamın ceketinin yakalarına yapışmış, sarı saçları darmadağın olmuş sarışın bir kadın duruyordu.
Damla. Yani İlay’ın tabiriyle... Civciv.
İçerideki ikili bir anda kapıya dönüp buz kesti. Mert’in elinde tuttuğu çay bardağı tıkırdadı, Damla ise gözlerini kocaman açarak İlay’a baktı.
"Kızım?!" diye bağırdı İlay, sesi bütün koridorda yankılandı. "Civciv?! Sen... Sen burada ne arıyorsun lan?!"
Damla hızla Mert’ten bir adım uzaklaşıp üstünü başını düzeltti, yanakları al al olmuştu. "İlay?! Kız senin ne işin var burada, bağırmasana!"
İlay işaret parmağını bir Damla’ya bir de Mert’e sallayarak odaya daldı. "Seni bastım! Bildiğin bastım! Kızım sen beni aramıyor muydun? 'İlay neredesin, öldün mü kaldın mı' diye telefonda ağlayan sen değil miydin? Ben burada rehin tutuluyorum, sen benim gardiyanımla mı basıldın şimdi?!"
Mert boğazını temizleyip ceketini düzeltti, hayatında hiç bu kadar mahcup olmadığını belli eden bir ifadeyle yere baktı. "İlay Hanım, valla düşündüğünüz gibi değil..."
"Değil derken?!" dedi İlay ellerini beline koyarak.
"Ağzını topla İlay!" dedi Damla sinirle sarı saçlarını arkaya atarak. "Kızım ben seni kurtarmaya geldim! Mert sağ olsun kapıdaki adamlara çaktırmadan beni içeri aldı. Sana ulaşmaya çalışıyordum!"
İlay gözlerini kısıp ikisine baktı. "Evet evet, çok güzel kurtarma operasyonu. Mert’i tehtit ederek mi beni kurtaracaktın? zaten sessiz sakin çocuk "
Bu bölümün ilk 19 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Harika bölüm eline kalemine yüreğine sağlık bebişim 💖💖💖
Harika olmuşşş
mükemmel olmuşşş güzeliimm
Devamı hemen gelsinnn
Yorum
Yorum bulunamadı.