Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Aras, kapının eşiğinde bir heykel gibi duruyordu. Siyah gömleğinin kollarını bileklerine kadar iliklemiş, ellerini ceketinin ceplerine sokmuştu. Karanlık ve buz gibi bakışları odadaki üçlünün üzerinde ağır ağır gezindi. O an odadaki hava sıcaklığı sanki birkaç derece aniden düştü.
Mert’in alnında boncuk boncuk terler birikmişti, hazırola geçip başını önüne eğdi. Damla, Aras’ın heybeti ve o ölümcül aura’sı karşısında İlay’ın arkasına bir adım sinip gözlerini büyüttü.
"Burada ne oluyor?" diye tekrarladı Aras. Sesi alçaktı ama odadaki her bir eşyayı titretecek kadar tehlikeli bir ton taşıyordu.
İlay tam ağzını açıp muzip bir şey söyleyecekti ki Aras tek bir el hareketiyle onu durdurdu. Bakışlarını doğrudan Mert’e dikti. Yüzünde en ufak bir esneme, tek bir insani kırıntı yoktu.
"Mert," dedi Aras, tane tane ve her kelimenin üzerine basarak. "Bu malikanenin konumunu bu şehirde bilen adam sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Dışarıdaki güvenlik sistemini, kameraları, nöbet değişim saatlerini ben bizzat ayarladım."
Mert yutkundu. "Aras Bey, ben..."
"Bana masal anlatma," dedi Aras, sesi bıçak gibi kesmisti. "Bu sarışın kadın buraya kafasına göre gelmiş olamaz. Güvenlik protokolünü aşamaz, bahçe kapısından elini kolunu sallayarak geçemez. Soru son derece net: Bu kadın bu odaya kadar nasıl girdi?"
Damla, Aras’ın bu korkutucu ciddiyeti karşısında daha fazla dayanamadı, İlay’ın kolunu çimdikleyerek fısıldadı: "İlay... Bu adam gerçek mi ya? Ses tonu niye 4K Dolby Digital çıkıyor, ben çok korktum!"
İlay kolunu kurtarıp öne bir adım attı. Aras’ın o kapkaranlık, tavizsiz yüzüne baktı.
"Koral Beyciğim, adamı darlama hemen ya!" dedi İlay, ortadaki o buz gibi havayı baltalamaya çalışarak. "Ne var yani? Kız beni merak etmiş, düşmüş yollara! Aşk, dostluk, sadakat sınır tanır mı hiç? Hem Mert’çiğimin de bir suçu yok, kız kapıya dayanıp 'İlay’ı verin bana' diye olay çıkarınca insafa gelmiş çocuk!"
Aras başını yavaşça İlay’a doğru çevirdi. O buz gibi gözlerini kadının gözlerine dikti. "İlay. Sesini kes."
İlay bir an duraksadı. Aras’ın bu derece ciddi olduğunu görmek onu bile hafifçe gerse de çenesini düşürmekten vazgeçmedi. "Aman iyi be! Katil uşak moduna bağlama hemen. Altı üstü civcivim beni kurtarmaya gelmiş!"
Aras tekrar Mert’e döndü. Yüzündeki ifade tamamen karanlığa gömülmüştü.
"Mert," dedi Aras, sesi bu kez fırtına öncesi o tekinsiz sessizliğe bürünmüştü. "Sağ kolum dediğim adam, bir kadının iki gözyaşına veya bir gülüşüne malikanenin kapılarını açıyorsa... benim güvenliğim nerede kalıyor? Sana verdiğim yetkiyi, sana duyduğum güveni bir kenara bırakıp buraya sivil birini sokuyorsun. Bunun cezasını biliyorsun, değil mi?"
Mert başını daha da eğdi. "Biliyorum Aras Bey. Ne ceza verirseniz boynum kıldan ince."
Damla bir anda İlay’ın arkasından fırladı. "Hop hop! Durun bir dakika bayım!" dedi, korkudan sesi titrese de Mert’in öne atılmasına dayanamayarak. "Çocuğa yüklenmeyin! Onu ben zorladım! Dedim ki 'Kız arkadaşımı bana göstermezsen kapıda avazım çıktığı kadar bağırır, bütün mahalleyi buraya toplarım!' Çocuk mecbur kaldı, sırf sizin o gizli gizli takıldığınız malikaneniz ifşa olmasın diye beni içeri aldı! Suçlu arıyorsanız benim!"
Bu bölümün ilk 16 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Harika olmuşşş aşşşşşkım
Çok güldüm eline sağlık bebiş 🫶🫶🫶
Güzel olmuş kuzen
Yorum
Yorum bulunamadı.