Asmelda tabakta son kalan peyniri ağzına attı ve Maselda'ya baktı hâlâ ağzındaki yemeği yutmaya çalışıyordu. "Çıkalım mı artık?" dedi Asmelda.
Maselda başını aşağı yukarı salladı. Asmelda masadan kalkıp çantasını omzuna aldı.
Bu çantayı seviyordu. Pembe çiçek desenleri vardı. Asmelda aynada son kez kendine baktı.
Uzun sarı saçlarını o kadar sıkı bir şekilde örmüştü ki canını acıtıyordu. masmavi gözleri vardı. Yere kadar uzanan yeşil bir elbise giymişti. Bu elbise ona çok yakışıyordu. Maselda hemen arkasındaydı.
Boynuna gelen kızıl saçlarını açık bırakmıştı. Masmavi ve yere kadar uzanan bir elbise tercih etmişti kendine. Bu elbise yeşil gözleriyle çok yakışıyordu.
"Hadi çıkalım." dedi Maselda. Asmelda Başıyla onayladıktan sonra kapıya yöneldi.
"Sence bugün ne anlatacaklar?" dedi Maselda.
"Bilmem." dedi Asmelda "Önemli birşey anlatılacak diye duydum." dedi.
Maselda burnundan güldü. "Yine ucuz ve kurgu olan kasaba efsaneleri olacak." dedi Maselda. "Açıkçası hiçbir şey beklemiyorum." diye ekledi.
Asmelda dudaklarını büzdü. "Öyle söyleme, eminim çok uğraşıyorlar." dedi Asmelda.
"Bilmiyorum," dedi Maselda. "gidince göreceğiz." dedi.
Her haftasonu kasabanın gençleri bir yerde toplanırlar ve orada kasabanın efsaneleri anlatılır.
***
Geldiklerinde Asmelda'nın çocukluk arkadaşı Kaumi'yi gördü. Altın sarısı saçları boyun hizasının biraz üstünde kalıyordu. Bal renginde sarı gözleri vardı.
Üzerine beyaz bir gömlek ve siyah bir pantolon tercih etmişti. Maselda gelir gelmez Asmelda'yı bırakıp Kain'in yanına gitti. Kain efsaneleri anlatan genç biriydi.
Resimleri mükemmeldi. Kısa kahverengi saçları ve kahverengi gözleri vardı.
üzerine beyaz bir gömlek ve kahverengi bir yelek giymişti. Maselda'nın yakın arkadaşıydı.
Asmelda'nın bugün gözüne çarpan konuklardan biride Ren oldu.
Kendisi mortisyendi. Sarı saçlı ve griye çalmış yeşil gözleri vardı. Kendini beğenmiş bir tavrı vardı ama sevdiklerine birşey olmasından korktuğunu iddia ediyor.
Mortisyen: hayatını kaybeden kişilerin cenaze işlemini yürüten kimseye denir.
Kain herkesin oturması gerektiğini söyleyince herkes yere serilmiş halının üzerindeki minderlere oturdu. Çoğu kişi içecek, kurabiye ve pasta yapıp getirmişti.
Maselda Asmelda'nın dünden yaptığı pastayı en ortaya koydu.
"Herkes hazırsa başlayalım mı?" dedi Kain gülümseyerek. Herkes başıyla onayladı.
Kain ilk resmi çıkarınca herkes incelemek için herkes ağırlığını öne verdi.
Resimde şeytana benzer bir varlık vardı. Arkasında ise yanan bir köy vardı.
"Bunun anlamı ne?" diye sordu Rona. Kırmızı elbisesi dizini kapatacak uzunluktaydı.
siyah gözleri ve siyah saçları vardı.
Kain gülümsedi ve anlatmaya başladı. "Efsaneye göre Antik şeytan çok yakında dirilip içimizden birini ele geçirecek." dedi Kain ve ekledi. "Ele geçireceği kişi yaşlı, orta yaşlı, genç hatta bir çocuk bile olabilir." dedi ve devam etti. "Genellikle genç kişileri tercih ediyor ve ele geçirdiği kişi asla kendisi gibi olmuyor. Ele geçirdiği kişiyi böyle ayırt edebilirsiniz."
dedi Kain. "Sorusu olan var mı?" diye sordu.
"Benim bir sorum olacak." dedi Ren. "Antik şeytan dirildiğini nasıl belli eder?" diye sordu.
"Not bırakır yüksek ihtimalle." dedi Kain kendinden emin şekilde.
"Birine zarar verir mi?" dedi Maselda.
"Daha kötüsünü yapabilir." dedi Kain kaşlarını çatarak.
"Bu gerçek birşey mi?" diye sordu Brendan. Kıvırcık kahverengi saçları ve kahverengi gözleri vardı. kendisi kasabanın en genç hekimiydi.
"Kanıtlar var." dedi Kain ve ekledi. "birkaç kart var eski kasaba gençlerinin olduğu kartlar üzerinde işleri falan yazıyor." dedi ve önündeki masanın altından bir kutu çıkardı.
"Sadece gençler mi?" diye sordu Asmelda. Kain başıyla onayladı.
"Neden acaba?" dedi Brendan.
"Bilmem belkide sadece gençleri bu oyuna dahil etmek istemiştir." dedi Kain ve elindeki kurunun kapağını açıp kartları teker teker göstermeye başladı. Kartlar çok eskiydi o kadar eskiydi ki Asmelda okumakta zorlanıyordu. Birçok isim vardı. James, John, Emma...
Kain kartları kutuya geri koydu. "Belkide kurbanı biz olmayız." dedi Kain sakin bir tavırla.
"Bugünlük bu kadar yeter Rahibe Rein biraz bu konudan bahsettikten sonra bitirebiliriz." dedi
Kain ve masadan kalkıp Maselda'nın yanındaki boş mindere oturdu. Rahibe Rein birkaç dakika sonra geldi ve selam verip oturdu. Pembe ve yere kadar uzanan bir elbise giymişti. Sarı saçlarını açık bırakmıştı. Genç bir rahibeydi kendisi. birkaç soru ve fikirlerden sonra etkinliğe son verildi.
Bölüm Yorumları