"Bugün alışveriş sırası kimde?" diye sordu Maselda.
"Sanırım bende." dedi Asmelda "alışveriş sepeti nerede?" diye sordu.
Maselda eliyle mutfağı gösterdi. "Mutfak masasının üzerinde." dedi. Asmelda Başıyla onayladı. "Ben çıkıyorum o halde." dedi ve mutfaktan alışveriş sepetini aldı.
"İstediğin birşey var mı?" diye sordu Asmelda. Maselda kafasını sağa sola sallayarak istemediğini belirtti. "Peki," dedi Asmelda "ben çıkıyorum." dedi.
Asmelda meydandaki sadece Pazar günleri açık olan ve çoğu kasaba gencinin orada olduğu bir çarşıya gidiyordu. Asmelda yolda giderken aklına dün Kain'in anlattıkları geldi.
Acaba gerçekten öyle birşey var mıydı? Varsa da şimdi mi olacaktı?
Asmelda'nın aklı çok karışmıştı. Umarım öyle birşey olmaz dedi içinden.
"Asmelda." diye bir sesle irkildi arkasını döndüğünde Kaumi'yi gördü. "Meydana mı iniyordun?" diye sordu. Asmelda başını yukar aşağı salladı. "Korkuttum mu seni?" diye sordu bu sefer. "Hayır korkutmadın." dedi Asmelda "Sadece ben dalmışım." dedi.
"Beraber gidelim mi?" diye sordu Kaumi.
"Olur." dedi Asmelda. "Hadi gidelim." dedi gülümseyerek.
***
Çarşı yeri çok kalabalıktı Asmelda yürümekte zorluk çekiyordu. Aşağılara doğru inince bu kalabalığın biraz olsun bitmesini umdu. Asmelda çantasından alışveriş listesini çıkardı
ilk sırada domates vardı Asmelda domates reyonunda yöneldi şansına yakınındaydı.
Listedeki herşeyi aldıktan sonra eve doğru yola çıktı yolda giderken genç şövalye Meria'yı gördü. Gece karası siyah gözleri mosmor gözlerinin içinde hiç bilinmeyen sırlar yatıyordu. Siyah bir zırh giymişti. Ön dekoltesi bir zırha göre çok daha şık duruyordu.
"Merhaba." dedi Asmelda tatlı bir tavırla.
"Günaydın, bir sorun mu var?" diye sordu Meria.
Asmelda başını iki yana salladı. "Hayır bir sorun yok," dedi gülümseyerek. "iyi günler." dedi
Meria başını öne eğdi. Asmelda yoluna devam etti. Yolda birçok tanıdığı kişilere selam vererek geçiyordu. Eve geldiğinde Maselda yanında belirdi.
"Kain'i gördün mü?" diye sordu Maselda. Asmelda kaşlarını çattı.
"Hayır bugün hiç görmedim." dedi. Maselda omuz silkti. "Peki, bu arada Rona burada." dedi.
Asmelda kaşlarını çattı. "Burada mı?" dedi. Maselda başıyla onayladı. "Ben bekletmeyeyim Rona'yı sende gelebilirsin." dedi ve odasına gitti. Asmelda mutfağa gidip aldıklarını yerleştirdi.
Asmelda aldıklarını yerleştirdikten sonra Rona ve Maselda'nın yanına gitti.
"Asmelda Kain'i görmediğini söyledi." dedi Maselda.
"Rahatsız etmedim umarım." dedi Asmelda rahat bir tavırla.
"Hayır etmedim gel hadi." dedi Rona gülümseyerek. Asmelda gülümseyerek yanlarına geldi ve Rona'nın yanına oturdu. "Bugün Kain'i görmedin mi?" diye sordu Rona.
Asmelda başını iki yana salladı. "Hayır bugün hiç görmedim." dedi.
"Belki de hastadır." dedi Maselda. Asmelda başını yukarı aşağı salladı.
***
Tüm pencereler açık ve içerisi soğuktu. Kollarım sandalyenin arkasından bağlıydı.
Ağzımı bağırmamam için beyaz bir kumaş parçasıyla bağlanmıştı.
Gözlerimi kapadım ve bunların bir rüya olmasını diledim. Birkaç dakika sonra içeriye
siyah parşömenli biri girdi. Sadece gözlerinin rengini görebiliyordum gece kadar siyah.
Kasabamızda siyah göz rengine sahip hiç kimse yoktu. Kimdi bu.
Ölecek miydim? Esir mi alınacaktım yoksa? Hiçbir fikrim yoktu. Bana daha çok yaklaştı nefesini yanaklarımda hissedecek kadar yakınımdaydı.
Uzaklaşınca elinde duran hançeri görmem çok zamanımı almadı.
Sandalyeyi hareket ettirmeye çalıştım hiçbir işe yaramadı. Gözlerimi kapattım.
Ölecek miydim? Soruyu tekrar sordum kendi kendime. Evet şeytan dirildi ve ilk kurbanı bendim. bacağımın üzerine bir not bıraktı okumaya çalıştım ama katlamıştı. Odadan çıkınca biraz rahatladım ama hâlâ ölüm riskim vardı.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Güzel olmus basarılarının devamını dilerimmm
Yorum
Yorum bulunamadı.