İstanbul'da bazı geceler vardır.
Şehir uyuyor gibi görünür ama aslında hiçbir şey uyumaz.
Sokak lambaları kaldırım taşlarının üzerine solgun ışıklar bırakır, uzaktaki binaların pencerelerinde birkaç ışık sabaha kadar açık kalır ve rüzgâr, kimsenin duymadığı cümleleri sokakların arasında taşır.
O gece de İstanbul böyleydi.
Sessiz değildi.
Sadece...
Sessizmiş gibi davranıyordu.
Gece, odasının penceresinin önünde durmuştu.
Saat 23.47'ydi.
Telefonunun ekranında Yasmin'den gelen son mesaj hâlâ açıktı.
Yasmin: Yarın geç kalırsan seni okulun kapısında bırakırım.
Gece gülümsedi.
Gece: Sen önce kendi çantanı hazırlamayı öğren.
Birkaç saniye sonra cevap geldi.
Yasmin: Benim çantam hazır. Sen kesin yine son dakika hazırlanacaksın.
Gece telefonunu yatağın üzerine bıraktı.
“Beni tanıdığını sanıyor.”
Kendi kendine söyledikten sonra odasına baktı.
Çantası gerçekten de hâlâ hazırlanmamıştı.
“Tamam. Biraz tanıyor olabilir.”
Masasının üzerine kitaplarını koymaya başladı.
Defter.
Kalem kutusu.
Telefon şarjı.
Kulaklık.
Bir tane de geçen dönemden kalmış, kapağı yıpranmış defter.
Defteri eline aldığında bir an durdu.
İlk sayfasında kendi el yazısıyla yazılmış birkaç kelime vardı.
Bazen insanın unutmak istediği şeyler, en çok hatırladığı şeylerdir.
Gece o cümleye birkaç saniye baktı.
Sonra defteri kapattı.
Neden yazdığını hatırlamıyordu.
Ya da belki hatırlamak istemiyordu.
“Gece!”
Annesinin sesi koridordan geldi.
“Efendim?”
“Yarın okulun ilk günü. Çantan hazır mı?”
Gece gözlerini devirdi.
“Hazır!”
Derya'nın sesi tekrar duyuldu.
“Gerçekten mi?”
Gece çantasına baktı.
“Şimdi hazır!”
“Gece!”
“Tamam tamam!”
Gece gülerek odasından çıktı.
Koridorda annesiyle karşılaştığında Derya'nın elinde bir bardak su vardı.
Derya kızına baktı.
“Büyüdün.”
Gece kaşlarını kaldırdı.
“Bunu neden söyledin şimdi?”
“Bilmiyorum.”
Derya birkaç saniye sustu.
Sonra hafifçe gülümsedi.
“Yarın ilk gün. Heyecanlı mısın?”
“Biraz.”
“Yasmin'le mi gideceksin?”
“Evet.”
Derya başını salladı.
“İyi.”
Gece annesinin yüzüne baktı.
Bir şey vardı.
Derya'nın davranışlarında küçük bir değişiklik vardı.
Sanki aklında başka bir şey vardı.
“Anne?”
“Efendim?”
“Bir şey mi oldu?”
Derya'nın eli bardakta hafifçe sıkıldı.
“Hayır.”
“Emin misin?”
“Eminim.”
Gece birkaç saniye daha baktı.
Sonra omuzlarını silkti.
“Tamam.”
Odasına geri dönecekken Derya arkasından seslendi.
“Gece.”
“Ne?”
Derya bu kez gülümsemiyordu.
“Okulda...”
Bir an sustu.
“Ne?”
“Boş ver.”
Gece şaşkınlıkla annesine baktı.
“Anne, böyle yapınca daha çok merak ediyorum.”
“Yarın konuşuruz.”
“Ne hakkında?”
“Yarın.”
Derya odasına doğru yürüdü.
Gece olduğu yerde kaldı.
“Garip.”
Sonra odasına girdi.
Ama annesinin yüzündeki o ifadeyi aklından çıkaramadı.
Ertesi sabah İstanbul gri bir gökyüzüyle uyandı.
Gece, alarm çalmadan birkaç dakika önce gözlerini açtı.
Saat 06.51.
Telefonunu eline aldı.
Yasmin'den üç mesaj vardı.
Yasmin: UYANDIN MI?
Yasmin: Gece?
Yasmin: Sakın uyuyor olma.
Gece cevap yazdı.
Gece: Uyandım.
Anında cevap geldi.
Yasmin: Mucize.
Gece güldü.
“Sabah sabah başladı.”
Hazırlanıp aşağı indi.
Derya mutfaktaydı.
Kahvaltı masasında iki tabak vardı.
“Gel.”
Gece oturdu.
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Gece:
“Anne.”
“Efendim?”
“Dün gece ne söyleyecektin?”
Derya'nın yüzü değişti.
“Ne hakkında?”
“Okulla ilgili.”
Derya gözlerini kaçırdı.
“Bir şey söylemeyecektim.”
“Anne.”
“Gece.”
“Ne?”
“Bazı şeyleri fazla kurcalama.”
Gece kaşlarını çattı.
“Ne demek o?”
“Hiç.”
“Bence bir şey var.”
Derya cevap vermedi.
Gece daha fazla sormadı.
Ama içinde küçük bir huzursuzluk oluşmuştu.
Yasmin onu okulun önünde bekliyordu.
“Sonunda!”
Gece arabadan indi.
“Günaydın sana da.”
“Bugün çok garip bir şey olacak.”
Gece güldü.
“Bunu nereden çıkardın?”
“Bilmem.”
Yasmin omuzlarını kaldırdı.
“İçime doğdu.”
Gece okul binasına baktı.
Bina eskiden beri oradaydı.
Dışarıdan bakıldığında sıradan bir üniversite binası gibi görünüyordu.
Ama bugün...
Bir şey farklıydı.
Gece bunu açıklayamıyordu.
Sanki binanın pencereleri onları izliyordu.
“Gece?”
“Hmm?”
“İyi misin?”
“Evet.”
“Bir an dalıp gittin.”
“Bir şey yok.”
İçeri girdiler.
Koridorlar öğrencilerle doluydu.
Ada, Melek'le konuşuyordu.
Aras biraz ileride Ece'ye bakıyordu.
Ece ise bunun farkında bile değildi.
Gece bunu fark edince hafifçe gülümsedi.
“Aras yine bakıyor.”
Yasmin döndü.
“Nereye?”
“Ece'ye.”
Yasmin baktı.
Gerçekten de Aras, Ece'ye bakıyordu.
“Bunu Ece'nin anlaması için daha ne yapması gerekiyor?”
Gece güldü.
“Bilmiyorum.”
Tam o sırada Aras göz göze geldiği Ece'den bakışlarını kaçırdı.
Yasmin kıkırdadı.
“Yakalandı.”
Sonra Gece'nin gözleri kalabalığın içinde başka birini aradı.
Doruk.
Onu gördü.
Ama yalnız değildi.
Nehir de yanındaydı.
Gece'nin yüzündeki ifade değişti.
Yasmin bunu hemen fark etti.
“Gece...”
“Bir şey yok.”
“Daha bakmadım bile.”
“Ne?”
“Yüzünden belli.”
Gece gözlerini kaçırdı.
Doruk ile Nehir konuşuyordu.
Nehir bir şey söyledi.
Doruk güldü.
Gece'nin içinde garip bir sıkışma oldu.
Henüz onların arasında ne olduğunu bilmiyordu.
Ama öğrenecekti.
Ve öğrendiği gün...
Her şey değişecekti.
İlk ders başladığında Derya Öğretmen sınıfa girdi.
Elindeki listeyi masaya bıraktı.
“Günaydın.”
Herkes karşılık verdi.
Derya Öğretmen sınıfa baktı.
“Yeni dönem, yeni oturma düzeni.”
Sınıftan birkaç itiraz yükseldi.
“Hocam yine mi?”
“Evet, yine.”
Derya Öğretmen gülümsedi.
“Bu kez herkes kız-erkek yan yana oturacak.”
Sınıfta bir anda uğultu başladı.
Gece Yasmin'e baktı.
Yasmin:
“Eyvah.”
dedi.
Derya Öğretmen isimleri okumaya başladı.
“Aras... Ece'nin yanında.”
Ece şaşkınlıkla Aras'a baktı.
Aras ise hiçbir şey belli etmemeye çalıştı.
“Emir... Melek'in yanında.”
Emir'in yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
Melek ise bunu fark etmedi bile.
“Ada...”
Derya Öğretmen listedeki sıraya baktı.
“Ada, sen şuraya geç.”
Ada çantasını aldı.
Gece ise kendi adını bekliyordu.
“Gece...”
Bir saniyelik sessizlik.
“Doruk'un yanında.”
Sınıfın uğultusu Gece'nin kulağında bir anda kayboldu.
Kalbi hızlandı.
Doruk da Gece'ye baktı.
Gece ne söyleyeceğini bilemedi.
Yasmin uzaktan ona bakıyordu.
Gece yavaşça sandalyesine oturdu.
Doruk da yanına geçti.
“Merhaba.”
Gece ona baktı.
“Merhaba.”
İkisinin arasında birkaç saniyelik sessizlik oldu.
Sonra Doruk:
“Rahatsız olursan söyle.”
Gece başını salladı.
“Olmam.”
Ama tam o sırada Nehir arka taraftan onlara baktı.
Gece bunu gördü.
Nehir'in bakışlarında garip bir şey vardı.
Kıskançlık mı?
Endişe mi?
Yoksa...
Başka bir şey mi?
Gece anlayamadı.
Ders devam ederken Doruk bir şeyler yazıyordu.
Gece istemeden defterine baktı.
Sayfanın köşesinde bir isim yazıyordu.
Nehir.
Gece'nin içi bir anda buz kesti.
Doruk hemen defteri kapattı.
Gece hiçbir şey söylemedi.
Ama o andan sonra dersin geri kalanında tek kelime konuşmadı.
Zil çaldığında herkes dışarı çıktı.
Yasmin Gece'nin yanına geldi.
“İyi misin?”
“Evet.”
“Yalan.”
Gece çantasını aldı.
“Yasmin, gerçekten iyiyim.”
“Gece...”
“Ben sadece biraz yoruldum.”
Yasmin ona baktı.
Sonra başını salladı.
“Tamam.”
Gece koridora çıktı.
Doruk arkasından:
“Gece.”
Gece durdu.
“Efendim?”
“Bir şey soracağım.”
“Ne?”
Doruk birkaç saniye tereddüt etti.
“Sen...”
Tam cümlesini tamamlayacakken Nehir yanlarına geldi.
“Doruk.”
Doruk ona döndü.
“Efendim?”
“Geliyor musun?”
Doruk Gece'ye baktı.
“Sonra konuşuruz.”
Gece başını salladı.
“Tamam.”
Nehir ve Doruk birlikte uzaklaştı.
Gece arkalarından baktı.
İşte o anda içinde ilk kez gerçekten karanlık bir duygu oluştu.
Kıskançlık.
Ve o duygunun nereye kadar gideceğini henüz kendisi bile bilmiyordu.
O gece Gece yatağında dönüp durdu.
Uyuyamıyordu.
Saat 01.13'tü.
Telefonunu eline aldı.
Yasmin'den mesaj vardı.
Yasmin: Uyudun mu?
Gece cevap yazmadı.
Pencereye baktı.
İstanbul'un ışıkları hâlâ yanıyordu.
Sonra...
Bir ses duydu.
Tık.
Gece doğruldu.
Tık.
Bir kez daha.
Pencereye baktı.
Hiçbir şey yoktu.
Sonra üçüncü ses geldi.
Bu kez odasının kapısından.
Tık.
Tık.
Tık.
Gece yataktan kalktı.
“Anne?”
Cevap yoktu.
Koridora çıktı.
Ev sessizdi.
Kapının önüne kadar yürüdü.
Elini kapı koluna koydu.
Bir an bekledi.
Sonra kapıyı açtı.
Koridor boştu.
Ama yerde bir şey vardı.
Küçük, eski bir kâğıt.
Gece eğilip aldı.
Üzerinde tek bir cümle yazıyordu.
“Okulda gördüğün ilk sırrın son sır olduğunu sanma.”
Gece'nin nefesi kesildi.
Kâğıdı tekrar okudu.
Sonra arkasını çevirdi.
Kâğıdın arkasında bir tarih vardı.
16 Eylül.
Gece'nin doğum günü.
Elindeki kâğıt titremeye başladı.
Çünkü kimseye söylemediği bir şeyi fark etti.
Bu tarih...
Yıllardır kimsenin bilmediği bir tarihti.
Ve o anda, evin alt katından Derya'nın sesi geldi.
“Gece?”
Gece hızla başını kaldırdı.
“Anne?”
Derya merdivenlerin başında durmuştu.
Yüzü bembeyazdı.
Gözleri Gece'nin elindeki kâğıda takıldı.
Derya'nın yüzündeki korku, Gece'nin daha önce hiç görmediği bir şeydi.
“Onu nereden buldun?”
Gece cevap veremedi.
Derya merdivenlerden hızla çıktı.
Kâğıdı Gece'nin elinden aldı.
Bir süre ona baktı.
Sonra fısıldadı:
“Bu imkânsız.”
Gece'nin kalbi daha hızlı atmaya başladı.
“Ne imkânsız?”
Derya cevap vermedi.
Kâğıdı buruşturdu.
“Yarın okula gitmeyeceksin.”
“Ne?”
“Beni duydun.”
“Anne, neden?”
Derya kızının gözlerine baktı.
Ve ilk kez...
Gece, annesinin kendisinden bir şey sakladığından emin oldu.
“Çünkü,” dedi Derya titreyen bir sesle,
“senin babanla ilgili bilmediğin bazı şeyler var.”
Gece donup kaldı.
Babasının adı yıllardır evde neredeyse hiç geçmezdi.
Gece iki yaşındayken gitmişti.
Gece'ye anlatılan hikâyeye göre babası artık hayatta değildi.
Ama annesinin yüzündeki korku...
Başka bir şey söylüyordu.
Derya arkasını dönüp uzaklaşırken Gece olduğu yerde kaldı.
Ve zihninde tek bir soru vardı:
Babam gerçekten öldü mü?
O gece Gece uyuyamadı.
Çünkü artık bir şeyden emindi.
Okulda başlayan gizem...
Aslında okulda başlamamıştı.
Yıllar önce başlamıştı.
Ve görünüşe göre...
Onun doğduğu günle bağlantılıydı.
BÖLÜM 1 — DEVAM EDECEK...
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Bilmiyorum siz okurken ne hissedeceksiniz ama ben yazarken bazen karakterlerden daha çok geriliyorum… 😭 İlk kitabım SIRLARIN İÇİNDE için gerçekten çok heyecanlıyım. 🥹🫶🏻 Bir şans verip okumaya gelen herkese şimdiden kocamann teşekkürler. Umarım hep birlikte bu hikâyeye bağlanırız. 👀💋Bilmiyorum siz okurken ne hissedeceksiniz ama ben yazarken bazen karakterlerden daha çok geriliyorum… 😭 İlk kitabım SIRLARIN İÇİNDE için gerçekten çok heyecanlıyım. 🥹🫶🏻 Bir şans verip okumaya gelen herkese şimdiden kocamann teşekkürler. Umarım hep birlikte bu hikâyeye bağlanırız. 👀💋
DEVAMİ GELDİ arkadaslar insallah begenirsiniz biraz kisa oldu ama🤍
Güzel olmus devamını bekliyorum canım basarılarının devamını dilerim 💖✨
ne ara okudun tesekuur ederim buaradaa🤍
Çok güzel olmuş bayıldımmm
Yorum
Yorum bulunamadı.