Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
amfinin devasa, ağır kapıları iki yana açıldığında, o tanıdık ve sinir bozucu ritmik topuklu ayakkabı sesi bütün sessizliği bıçak gibi kesti.
gözlerime inanamıyodum. nefesim boğazımda düğümlendi.
karşımda, sadece üç ay önce o lise kantininde polisler eşliğinde ağlayarak, sürünerek rezil bi halde çıkarılan kız deil; sanki o çöküşü hiç yaşamamış gibi jilet gibi bi tasarım takımla, saçları kusursuzca fönlenmiş, çenesini havaya dikmiş bi alara soydan duruyodu.
ege'nin elini tutan parmaklarım istemsizce kasıldı. "bu... bu nasıl olabilir?" diye fısıldadım sadece onun duyabileceği bi sesle. "bütün mal varlıklarına el konmamış mıydı?"
ege'nin yüzünde zerre kadar şaşkınlık yoktu. aksine, okyanus gözleri anında o ölümcül, karanlık ifadeye bürünmüştü. çenesini sıktı.
"satranç tahtasındaki piyonları hiçbi zaman çöpe atmazlar güzelim," dedi buz gibi bi fısıltıyla. "sadece yeni bi oyunda tekrar öne sürerler. bekle ve izle."
alara, o yüksek ökçeleriyle amfinin merdivenlerini yavaş yavaş, sanki bütün üniversite onun etrafında dönüyomuş gibi ağır bi özgüvenle çıkmaya başladı. herkesin gözü onun üzerindeydi. fısıldaşmalar arı kovanı gibi uğulduyodu ama kimse sesini yükseltmeye cesaret edemiyodu.
ve tabi ki, adımları tam bizim oturduğumuz o en arka, en yüksek sıranın önünde durdu.
yüzüne o iğrenç, sahte acıma ifadesini yerleştirdi. bana baktığında gözlerindeki o saf nefreti görebiliyodum ama bunu o elit gülümsemesinin arkasına çok iyi saklamıştı.
"aa, demek davetiyemi aldınız," dedi alara o cırtlak, kibirli sesiyle. "vadi üniversitesi'ne hoşgeldiniz. sizi burda görmek ne büyük... sürpriz."
ege oturduğu yerden gram kıpırdamadı. siyah takım elbisesinin cebindeki elini bile çıkarmadı. sadece başını hafifçe yana eğip alara'ya öyle bi yukarıdan baktı ki, alara'nın o dik duruşu saniyelik bi tökezledi.
"seni ezip geçmekten yorulmuştum alara," dedi ege, sesi okadar yavaş ve tehditkardı ki amfideki soğukluk bi kat daha arttı. "ama belli ki sen ezilmekten bıkmamışsın. aileni o hücreden hangi gizli ortağın çıkardığı umurumda deil. ama bizim karşımıza çıkıcak kadar aptal olman... işte bu beni bile şaşırttı."
alara'nın yüzündeki o sahte gülüş yavaşça silindi. ellerini göğsünde kavuşturdu ama parmaklarının hafifçe titrediğini görebiliyodum. ege'den hala ölümüne korkuyodu ama arkasındaki güce güveniyodu.
"senin o sahte krallığın lisede kaldı ege," diye tısladı alara. "baban içeride. şirketin yok. burası vadi koleji deil. burası gerçek dünya. ve o bahsettiğin 'gizli ortak' kim biliyo musun? o bu okulun asıl sahibi. ve ben, onun sağ koluyum."
bana doğru iğrenerek bi bakış attı. "bu varoş kızı buraya kadar sürüklemen hataydı. istanbul üniversitesi'ndeki o pembe hayallerini nasıl bi tuşla sildirdiysek, bu okulda da hayatını aynen öyle cehenneme çeviricez. şimdi ikiniz de o masadan kalkın. orası sizin yeriniz deil."
içimdeki o korku, yerini aniden saf bi öfkeye bıraktı.
ben o lisedeki ezik burslu kız deildim artık. ege'nin sevgilisiydim. onunla beraber ateşin içinden geçmiştim.
ege'nin konuşmasına fırsat vermeden aniden ayağa fırladım. ellerimi masaya sertçe dayayıp alara'nın gözlerinin ta içine baktım.
"sen sadece tasması başka birinin elinde olan bi köpeksin alara," dedim sesimi zerre kadar titretmeden. "lisede de başkasının gölgesine sığınıyodun, şimdi de. biz o masaları, o okulları sizin başınıza yıktık. şimdi git o 'sahibine' söyle, cesareti varsa bizim karşımıza kendi çıksın. piyonlarıyla uğraşıcak vaktimiz yok."
amfide bi anda "oooo" nidaları yükseldi. herkes şok içindeydi.
alara'nın suratı kireç gibi oldu. gözleri öfkeden kocaman açıldı ama bana cevap veremeden ege yavaşça ayağa kalktı. benim yanımda, koca bi gölge gibi durdu.
"duydun," dedi ege tek bi kelimeyle. "şimdi defol."
alara titreyen elleriyle çantasını sıktı, bize son bi kin dolu bakış atıp arkasını döndü ve topuklarını yere vura vura amfiden çıktı.
ama ben ege'nin yüzüne baktığımda, onun bu küçük zafere sevinmediğini çok iyi biliyodum. çenesi kaskatı kesilmişti.
"bu sadece bi uyarı atışıydı," diye mırıldandı ege yerimize geri otururken. "asıl fırtına daha başlamadı bile melis. o gizli ortak her kimse... bizimle kedi fare gibi oynuyo."
ve ben ilk ders zili çaldığında, o fırtınanın bizi nasıl yutucağını düşünerek ege'nin elini daha da sıkı tuttum.
Bu bölümü beğendin mi?
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Alarayi mahvederim ben haa
Yorum
Yorum bulunamadı.