Ben "ne?"
Of be dağ gibi görünen adam bile bayılmıştı.
Gerçekten en heyecanlı yerinde bunu yapamazdı.
Acaba ne kadar iyi öptüğümü mü söyleyecekti.
Yani bende birileriydim.
Kafasını yukarı kaldırdığımda gerçekten bayıldığını gördüm.
Ben bu adamı cebimede sokamadım ki,
Ama eve koyup zincirleyip kölem yapabilirdim.
Hayali bile mükemmeldi.
Kim evinde bir bok torbası istemezdi ki
Gerçek sorunu unutup yine konuşmaya başlamıştım.
Kendine gel kızım
Ben şehvet düşkünü biri değildim.
Belki birazcık olabilirdim.
Ay fenalık başmıştı bana.
Asansör açılınca gecenin karanlığı yüzüme gerçekler gibi çarpmıştı.
Ama şimdi bu yakışıklıyı dışarda bırakmak ayıp olurdu.
Ya bende ahlaki değerleri olan bir insan olduğum için kimseyi evsiz bırakmazdım.
Kalbim el vermezdi.
Arayabileceğim en son kişileri aradım.
-"alo abiciğim benim güzel abim canım abiciğim, aslan abim yakışıklı nur yüzlü abim."
-"ne var."
Ve her zaman ki gibi naziklikten uzaktı Bi insan hiç mi kardeşine çekmezdi.
-"ya abiciğim şimdi söyleki çöp atacakken bir kedicik gördüm."
Onun hassas noktası kedilerdi.
Alerjisi olmasına rağmen kedilere karşı koyamazdı.
-"nerdesin?"
İşte ben buydum en ikna edilmicek kişiyi ikna ederdim.
Pil tasarrufum sağ olsun.
Şimdi sırada o kişiyi aramak kalmıştı.
Tabiki de ilk aradığımda açmamıştı.
Onun aramasını beklerken çaktırmadan adamın sekizli karın kaslarını dizikliyordum.
Bu resmen bir mucizeydi.
Telefonum sonunda çalıyordu.
-"alo bacu acil bir olay oldu sarjım bir acil asansöre gel."
Bir şey demesini beklemeden telefonu yüzüne kapatmış bulunmaktaydım.
Tek yapmam gereken şey beklemekti.
Dudaklarımın neden kızardığını anlamaları için cebimde taşıdığım yedek kırmızı rujumu sürdüm.
Sonunda ikiside gelmişti.
Gözümden sahte göz yaşları akıtmayı denedim ama gözüm şehvetten başka hiç bir şeye bakmıyordu.
İkisinin ortasında kalmıştım.
Abim-"bahsettiğin ufak minik tatlış kedicik bu muydu?"
Sare-"oha kızım benden önce bulmuşsun."
Gerçekten abim ve Sare'nin düşünce yapıları çok zıttı.
Sinirlenerek - "konumuz bu mu?
Ya nasıl eve götüreceğimizi konuşalım."
Sare-"vah vah yazık olmuş adamcağıza."
Abim-"dur Bi dk bu adam ölü mü?"
-"he aynen abicim adamı öldürdüm mezarını kazman için seni çağırdım."
Sare-"Ay yoksa dayanamadı mı? Dış görünüşe aldanmamak lazımmış."
Abim-"bu yapacağımız yasal mı?"
-"senin oynadığın oyunlar kadar yasal abicim."
Sare - "Ay çok heyecanlandım hiç adam gömmemiştim."
-"ya bi susun be adam ölü filan değil."
Abim-"canlı mı yani?"
Sare - "yok dirildi."
-"susun be yettiniz hadi abi yap artık."
Abim - "Ay ne bakıyorsunuz be öldürüyim mi?"
Sare - "yalnız bu oyunda ki adam öldürmelerine benzemez."
Abim-"konuştu çok bilmiş sen daha önce adam öldürdün mü sanki."
Sare ilk defa abime karşı sesziz kalmıştı.
Artık dayanamıyordum.
İş yine bana kalmıştı.
Adamın ayaklarından sürüklemeye başladım Sare ne yaptığımı anlamış adamı omuzlarından kaldırmıştı.
Abime bakarak cık cıkladım.
Ama önümüzde anne engeli vardı.
Kapıya geldiğimizde abim önden girip annemi oyalarken biz odama götürcektik.
Adam da amma ağırdı belim ağrımıştı.
Abim annemi oyalarken bizde adamı yatağa atmıştık.
Yunan heykeli gibi yatıyor mübarek.
Sare bana sırıtıyordu.
Abimse kapıyı hızlıca açıp içeriye atıldığında Sare'nin üstüne düşmüştü.
Bunları da ayarlamak bana düşerdi.
Sare - "yavaş ol bebek."
Abim - "kim bebekmiş be?"
-"Ooo" tezahürat vermek bana düşüyordu.
-"Ay biz bu adamı nasıl ayıltcaz?"
Sare - "Ay kızım ne ayıltması uyurken yap işi bitir."
Abim Sare çılgınsın bakışları atıyordu.
Sare - "Ay ne bakıyorsun be istersen ilk sen yap kız kardeşinle mi yarış an?"
Abi-"tövbe haşa be kızım."
Sare - "durun şimdi benim bu konuda deneyimim var mutfak nerede?"
Abim Sareyi mutfağa götürmek için çıkmıştı.
Odada sadece ikimiz kalmıştık.
Onun yanına uzanıp onu incelemeye başladım.
Adem elması loş ışıkta parlıyordu.
Dudaklarını bu hale ben mi getirmiştim.
Odaya dalan Sare ve abim yine tartışıyordu.
Sare -" ya ben kaç defa dedim ballı suya zencefil katılmaz."
Abim-"ceviz ne alaka peki?"
Sare - "ya napsın senin gibi beyni gelişmesin mi?"
Sare - "balım al şunu içir."
Bardağı uzatan eli hiç titremiyordu.
Abimse elindekine zehir der gibi bakıyordu.
Burnunu kapatıp öğürüyordu.
Sare sol eliyle omzuna vurdu.
Başka çarem olmadığı için bardağı dudaklarına dayamıştım.
Ama ağzından damlıyordu.
Sare-"ya sizde amma narinsiniz bardağı benim elimden alıp adamın ağzını açarak içeceği ağzına boşaltmıştı resmen son damlasına kadar içirmişti.
SABAH
insanın uyandığında yanında yakışıklı biri olması garip bir duyguydu.
Bir an ona odaklanmışken gözlerini açtı.
Sorduğu sadece bir soruydu ama heyecanlamama sebep olmuştu.
-"ben kimim?"
Bölüm Sonu
Bölüm Yorumları