Öne Çıkanlar
Son Eklenenler
Tamamlanmış Kitaplar
Premium Kitaplar
Erkekler köy kahvesine doğru yola çıkarken, mutfaktan yükselen tabak çanak sesleri evdeki akşamın ritmini belirliyordu. Lara, tezgahın kenarına hafifçe yaslanıp mutfaktaki tatlı telaşı izledi. İçinde, şehir hayatının o karmaşasından uzak olmanın getirdiği garip bir hafiflik vardı. Mutfak buram buram taze demlenmiş çay ve pişen yemeklerin lezzetli kokusuyla kaplıydı.
Aklına bir an babası takıldı. Normalde telefon elinden düşmeyen, sürekli bir iş görüşmesinden diğerine koşan o yoğun adam, köye adım attığı andan itibaren bambaşka birine dönüşmüştü. Lara içinden, "Babam buraya gelince gerçekten bir değişti," diye geçirdi. Şehirdeki o gergin, hep bir yerlere yetişmeye çalışan adam gitmiş; yerine daha sakin, toprağın havasını içine çekmiş, mahalle kahvesinde ahbaplarıyla muhabbet etmeye giden bambaşka biri gelmişti sanki.
Tam tezgahtaki kurumuş tabaklardan birine uzanıp yardım etmek için bir adım atmıştı ki Hatice Teyze elindeki bezi sallayarak anında araya girdi: "Aman kızım, sen hiç elini sürme, hallederiz biz. Misafir adama bulaşık yıkatılır mı hiç?"
Lara zaten dünden razı bir edayla ellerini havaya kaldırdı. Gülümseyerek tırnaklarına baktı: "Valla yalan yok Hatice Teyze, yardım etmeyi çok isterdim ama tırnaklarıma yeni bakım yaptırdım, şimdi o kadar sudan geçip bozulmalarına hiç kıyamam..."
Mutfaktakiler onun bu sevimli ve içten hallerine gülüşürken Lara, köşede sessizce duran Zeynep’e döndü. Gözleri parlayarak, "Bu akşam kızlar gecesi yapıyoruz, hiç kaçışın yok!" dedi. Sonra muzip bir tavırla Hatice Teyze’ye göz kırptı: "Hatice Teyze, istersen sen de katıl bize. Sana da şöyle güzel bir yüz maskesi yaparız, ne dersin? Bütün haftanın yorgunluğunu alır!"
Hatice Teyze kahkahayı basıp başını salladı: "Aman siz gençlerin işi, beni karıştırmayın o maske işlerine! Benim yüzüm alışkın bu köyün rüzgarına, kremi maskeyi ne eyleyeyim ben?" diyerek elindeki bezi tezgaha serdi.
Zeynep ise mahcup bir gülümsemeyle, biraz da çekinerek, "Olur Lara Abla, takılırız," dedi.
Lara hemen araya girip işaret parmağını hafifçe salladı. "Bak işte orada dur. Bana 'abla' deme lütfen. Hiç sevmem öyle resmiyetleri, içim çekiliyor valla. Direkt 'Lara' de, anlaşalım."
Zeynep’in yüzündeki o çekingen ifade bir anda dağıldı, göğsünden rahat bir nefes bıraktı. "Ha, tamam o zaman... Vallahi yalan yok, ben de çekiniyordum sabahtan beri nasıl hitap etsem diye. Lara derim, daha güzel oldu."
Kızlar mutfaktan sıyrılıp üst kattaki odaya geçtiklerinde evin gürültüsü aşağıda kalmıştı. Oda, taze ahşap ve hafif lavanta kokuyordu. Lara çantasından bakım malzemelerini, renkli paketlerdeki yüz maskelerini çıkarıp yatağın üzerine yaydı. İkisi de maskeleri yüzlerine yapıştırıp aynanın karşısına geçtiler. Yeşilimsi maskelerle birbirlerinin haline bakarak dakikalarca kıkırdadılar.
Sırtını yatağın başlığındaki yumuşak yastığa yaslayan Lara, aklı hâlâ aşağıda olan babasına kayınca lafa girdi: "Ya Zeynep, bir şey diyeceğim... Babam buraya geleli bir garip oldu, gerçekten değişti. Normalde 'İşlerim var, toplantım var' diye başımın etini yerdi. Adam buraya adım atar atmaz her şeyi unuttu, hemen gitti kahveye milletle muhabbete. İnanamıyorum yani, şehirde hayatta yapmaz böyle şeyler."
Bu bölümün ilk 11 paragrafını okudun. Geri kalanını okumak için ücretsiz hesabınla giriş yapabilir veya hemen kayıt olabilirsin.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Eline sağlık yazarım güzel bölümdü. ❤️❤️
Mukemmel olmus askımmm emegıne saglıkk♡♡
Eline emeğine sağlık çok güzel olmuşş 🤍🤍
Yorum
Yorum bulunamadı.