Onu daha birkaç saat önce tanımıştım daha ne yaptığımı bilmeden gözlerindeki o soğuk ifade gitmiyordu gözümün önünden, çıkmıyordu aklımdan daha dört ders vardı okulun bitmesine hepsinde uyuya kalmıştım bilmiyorum yeni tanıştığım birini neden bu kadar kafama takıyordum bilmiyordum neden bu kadar düşünüyordum bilmiyorum bilmiyorum hiç bir şey bilmiyordum. Saat ilerliyordu Okul çıkışı gelmiş olmalıydı ama ben uyuyordum ve daha yeni olduğum için kimseyi tanımadığım için sınıfındaki kişiler beni kaldırmamıştı.Bir anda sıçrayarak uyandım akşam olmuştu sınıf kapkaranlıktı sadece ay ışığı vuruyordu ne yapmam lazım onu bile bilmiyordum ayağı kalktım ve sınıftan çıktım çıkış kapısına gittim.Bir dakika kitliydi okulda kalmıştım Eftalya ya kızım kafanı boş şeylere takma diyorum sana diyerek kendime kızdığım sırada yukardan bir ses gelmişti bir an vücudumu korku kapladı ama yukarı çıkmak için merdivenlere yöneldim gitmeli miydim yada gitmemeli miydim beynim git diyodu bacaklarım kendi kendine yukarı çıkıyordu istemsizce yukarı gidiyorlardı hadi ama Eftalya sadece kedidir dedim kendi kendime yukarı çıkarken bir siyahlık gördüm uzun boyluydu göre bildiğim tek buydu kapkaranlıktı ayın ışığı yetmiyordu telefonumun şarjı bitmişti.Aklıma bir an müdür geldi müdür olabilirdi yanına gidip beni çıkarabilirdi burdan ama ya müdür değilse bir an aklımdan Eftalya sen korkak mısın geçti hadi Eftalya git müdürdür dedim kendime ve gittim tam giderken bir şeye çarptım bu müdür zannettiğim kişiydi arkamdan adım sesleri geliyo ben ise çarptığım kişinin yüzünü görmek için dikkatlice bakıyordum bir anda bir el feneri ışığı çarptığım kişinin yüzüne vurdu bu oydu bu Alaz evet Alaz’dı ne işi vardı burada ve arkamda ki kişiler kimdi arkamı döndüm bunlarda Efey’le Egey’di bunların ne işi vardı sessizliği karnımın guruldaması bozdu karnımı tutum ve Alaz’a döndüm “Siz neden burdasınız”dedim Alaz çatık bir kaşla bana baktı ve donuk bir sesle “asıl senin ne işin var burda burası benim babamın okulu senin ne işin var burda” dedi bana bakarak ne babasının okulumuydu Alaz'ın babası okulun sahibimiydi ne oluyor burda ne yaşanıyordu hiçbir şey bilmiyordum ama bir an önce bir şeyler yemem lazımdı yoksa açlıktan ölebilirdim Alaza döndüm ve yalvaran gözlerle “çok acıktımda birşeyler alalım mı kantin açık mı”diye sordum Ege koşarak yanıma geldi ve kolumu tuttu ve koşmaya başladı şok içinde bende koşuyordum Ege kantinden bana birşeyler aldı ve sarıldı ne neden sarıldıki bana ege mutlu bir sesle “Lan çok korktum manyak kız okulda biri var sandım varya çok korkmuştum senmişsin senin ne işin vardı burda Efto” dedi Ege Efto mu ne bu çocuk gerçekten deliydi gülerek cevap verdim “uyuya kalmışım çok yorgundum sınıftaki çocuklarda uyandırmamışlar bu arada Efto iyi lakap takmayı seversin galiba Ege” dedim Ege gülerek bana baktı "yooo hiç lakap tapmadım demi Efo“ gülerek Efe'ye döndü ben kıkırdayarak gözüm Alaza gitti ve ağzımda bir şeyler varken “sizin ne işiniz vardı burda” diye sordum Alaza Efe bana baktı sonra Alaza döndü ve ciddi bir sesle “Harbi abi apar topar bizi çağırdın noldu”Alaz bana baktı ve Efe'ye döndü “babamın odasına gidip bir şey bulmamız lazım”dedi ve bana döndü soğuk bir sesle “ve sende yardım edeceksin” dedi Şok içinde Alaza baktım “Ne”dedim sadece Alaz arkasını döndü ve sert bir sesle “Bir çocuğun dosyasını bulmamız lazım KAAN ÇEVİK”dedi bastıra bastıra Kaan çevik bu bizim sınıfta ki çocuktu neden onun dosyasını arıyordu ki boğuk sesimle “neden” dedim Alaz ilk yüzüme baktı sonra gözlerimin derinine indi hissede biliyodum gözleri simsiyahtı ve çok güzeldi bir anda sert sesiyle “sanane”dedi bir an yüzüm düştüğünü hissettim ve “Doğru banane pardon” dedim telefonumu aldım Efe ve Ege'ye döndüm “şarj makineniz var mı” dedim ikisisde hayır der gibi başlarını salladılar Alaz sesini yükselterek “Hadi gidip bulalım şu dosyayı” dedi ben gitmek istemiyordum ki öylede yapıcaktım gitmicektim onlar arkalarını dönüp birkaç adım attılar ve durdurlar üçüde aynı anda bana döndüler Alaz sert sesiyle Emir verir gibi “Gel” dedi bende hayır der gibi kafamı salladım.Alazın kaşları çatılaştı ve sesini yükselterek bir adım attı bana doğru “ Eftalya sana gel dedim!” Dedi bende birdaha hayır der gibi kafasını salladım.Sert bir adım attı sonra birtane daha sonra birtane daha ve tam önümde durdu kolumu tuttu kolumu sıkıyordu evet bildiğiniz kolumu sıkıyordu.Kolumu çekiştirdim ama nafile olmuyordu tam tersine daha çok acıyordu.Gözlerim hafif doldu içim bas bas bağırıyordu EFTALYA SAKIN AĞLAMA diye.sesim titriyordu kısık bi sesle “Kolun acıyı”hayır sesim tir tir titriyordu bedenimde öyle Alaz “banane”dedi ve daha çok sıktı evet ilk başta biraz olsada iyiydi neden şimdi böyleydi anlamıyordum belki hiç anlayamazdım.Daha çok sıkınca ağzımdan kısık bir sesle çığlık atar gibi oldu “Alaz aahh!çok acıyo nolur bırak”diye bir cümle çıktı Alaz kolumu direk bıraktı ve yutkundu ben yere çöktüm ve gözümde yaşlar akmaya başladı Efey'le Ege yanıma koştular Efe yanıma çoktu koluna bakıyıdu “abi naptın sen kız birşey demedi gelmek istemedi kız sesini bile çıkarmadı oğlum kolu morarmış çok kötü kolu buz lazım” dedi ve hemen Ege'ye döndü “oğlum git şu dolaptan buz getir şişiyo oğlum kızın kolu koş sana”Benim gözüm sadece Alazdaydi kısık bir ses çıktı ağzımdan “ben özürdilerim ben birşey yapmadım” diye bir cümle çıktı Alaz sert sesiyle “özürdileme” dedi ve arkasını döndü benim gözyaşım arttı Ege buz getirdi .Efe benim koluna buz tutarken Alaz göz ucuyla bana baktı ve geri arkasını döndü hafif hafif ama yavaşça yürümeye başladı sanki gitmek istemiyor gibi sanki giderse aklı kalır gibi belkide kalıcaktıda Alazı hayla anlamıyordum diye düşünüyordum ki başım döndü ve gerisini hatırlamıyorum en son gözlerimin kapandığını ve efenin kollarına düştüğümü Ege'nin “Eflaya” diye bağırıyordu. En son gördüğüm Alaz bana doğru koşmuştu ve kucağına almıştı ve o an ben ne hissediyordum ben hiç birşey hissetmiyordum neden bukadar kötü olmuştum çok garipti hiç birşey hissetmiyodum belki hissetmezdim de kalktığımda okulun revirindeydim.karanlıktı ay ışığı yüzüme vuruyordu.İlk Ege'nin sesini duydum bağırıyodu “ Abii uyandı uyandı Efto iyi misin kızım” dedi ben onu görmeye çalışırken bir ses daha Efe “Oğlum kız ben beyaz lan Eftalya iyimisin”dedi onu da görmeye çalışırken o Alaz yanıma geldi pişman gibi görünüyordu yada ben öyle kendi kendime uyduruyordum o pişman olmazdı yada olurdu bilmiyorum ben artık hiç birşey bilmiyordum bilmekte istemiyordum.Alaz bana dikkatle baktı koluma hafif dokundu ben bir anda sıçradım çünkü o an dalmıştım o an onun gözlerine dalmıştım neden bukadar soğuktu neden bu kadar sertti anlamaya çalışıyordum bir an dokununca sıçramıştım tabi .Alaz bir an geri çekildi ve gözlerime baktı gözlerimi kaçırdım ayağı kalktım ve yürümeye başladım başım dönüyodu ama umursamıyodum dengem bozuluyodu ama umursamıyodum gözüm kararıyodu ama umursamıyodum çünkü ayaklarımın üzerinde duruyordum ve okul çıkışına doğru yürüdüm Efe ve Ege arkamdan bağrıyolardı Ege “Kızım dursana ya Efto daha dengede bile duramıyodun dursana” Efe de “Eftalya ya bir dur kızım tamam sinirlisin ama dur düşüceksin bak dur merdiven var tamam haklısın ama bak başın dönüyo belli kızım bir dur” diyolardı ama ben dinlemedim merdivenlere doğru yürüdüm ve bir an ayağım kaydı aslında kaymadı dengem bozuldu ve tam düşüyodum ki biri beni tuttu evet herkesin aklında tek bir isim var demi ama ilk bende o sandım bir dakika bu o çocuk KAAN ÇEVİK evet Kaandı bu bu saatte okulda ne işi var bilmiyordum herkes neden burdaydı neden işte bakın değişik demiştim kafam patlicaktı düşünmekten artık.Kaanın gözlerinin içine baktım “teşekkür ederim” dedim titreyen sesimle ve işte Alaz tam karşıdaydı bize doğru geliyodu bu yaşıma kadar hayatım sıkıcı ve aynıydı ama bu üç kişi benim hayatıma girdiğinden beri neden böyle olmuştu. Sıkıcı bir hayattan neden böyle bir hayata dönmüştü bilmiyordum ama sevmemiş değildim tabi sevmişte değildim bu okul farklıydı bu okulda bir şey vardı ve ben bunu bulucaktım. Ben bu oyuna girdim belkide kazanıcaktım belkide kazanamicaktım ama kazanmak için herşeyi yapıcaktım bunu biliyodum oyuna hoş geldin.
Bölüm Yorumları