SIRLARIN İÇİNDE
#Altın Tetik#
~ Geçmiş ~
Ortamda ki kan kokusu ve atışma sesleri arttıkça maalesef ki daha da tatmin oluyordum.
Örgülü, uzun sarı saçlarımı omuzlarımdan geriye savurarak kurbana doğru daha emin adımlarla ilerlemeye başladım. Gerçekten çok çabalamıştım ama sonuç ortada, yapacak bir şey yoktu. Yine burada, en sevdiğim hobimi yaparak insan öldürüyordum.
Beni yoran tek durum; kendimi durduramamam ve gizlenmek zorunda olmamdı. Onun dışında öldürdüğüm hiçbir canlı için üzülmemiştim, üzülememiştim. Zaten çoğu berbat insanlardı. Geriye kalan kısmı ise kendi ecellerini bizzat kendileri çağırmıştı.
Bu sebepler olsa gerek pişman olamıyordum ya da gerçekten söylenilenler gibi iğrenç biriyim. Neyse ki bunun şu an hiçbir önemi yok. Hatta hiçbir zaman bir önemi yoktu ve olmayacak. Çünkü tek yaptığı eleştirmek olan, karşısındaki insanın hayatı hakkında bilgisi olmadan ileri geri konuşan gereksiz varlıklara acıyacak değilim. Geriye kalan masum canlılar ile sıkıntım yok, hatta iyi anlaşırız kendileriyle.
Elimdeki altın kaplamalı silahı daha sıkı kavradım. Dünyadaki varoluş sebebim bu altın kaplamalı silahtı. Ona olan bağım çok güçlüydü. Asla sarsılamaz bağlarımız vardı. Öyle ki ondan başka silahla hiç can almamıştım.
Çoğunlukla ya bu silah ya da özel tasarım bıçaklarım tercihimdi. Yağmur ve kanla ıslanmış zeminde ilerlerken günlerdir aradığım kurbana yeterince yaklaşmanın verdiği zevkle dudaklarımdan çıkan kıkırtıya engel olamıştım.
Aramızda birkaç adım kalmıştı ki o neler olduğunu anlayamadan altın kaplamalı şaheserimi kaldırarak kafasına yasladım.
Beni ilk gördüğünde içinden çıktığım karanlıktan olsa gerek tanıyamıştı. Ancak ona doğru gelen emin adımlarla ve kafasına yaslanan altın silahla artık kim olduğumu net bir şekilde kavramıştı. Ama eminim ki anlamamayı tercih ederdi.
"A-altın te-tetik?'
Göz kırparken aynı zamanda kan dondurucu bir gülümsemeyi dudaklarıma yerleştirdim.
- "Ta kendisi canım. Tanıştığıma hiç memnun olamadım ama kusuruma bakmazsın diye düşünüyorum."
Ben ne kadar alaya alıp dalga geçsem de tam karşımda ve silahımın altında bağışlanmayı bekleyen kurban çoktan canının derdine düşmüştü.
- "Be-bekle! Sana yeni kurbanlar bulurum. Her gün istediğin kadar insanı öldürebilirsin... ama yalvarırım beni bırak."
Gözlerimin içi parladığında silahı yavaşça indirerek saçımı omuzumdan geriye doğru savurdum.
"Yalvarır mısın?"
Ağzımdan kelimeler çıkar çıkmaz kafasını onaylayan anlamda sallamaya başladı. Geriye doğru bir adım attım ve küçümseyen gözlerle onu süzmeye başladım.
Ağzımdan kelimeler çıkar çıkmaz kafasını onaylayan anlamda sallamaya başladı. Geriye doğru bir adım attım ve küçümseyen gözlerle onu süzmeye başladım.
"Peki. Yalvar da görelim."
Hızlıca dizlerinin üstüne çökerek kafasını eğdi. Gözleri ağlamaktan şişmişti.
"Ne olur yapma... Sana yalvarıyorum canımı bağışla!" Sesi o kadar çok titriyordu ki bazı kelimeleri zar zor anlıyordum.
Elimdeki silahı kafasına daha çok bastırdım ve kıkırdamaya devam ettim.
"Başka?"
Kafasına tekrardan yasladığım silahı fark etmesiyle artık sadece sesi değil, kendisi de titriyordu. Önümde oturur pozisyonda diz çökmese çoktan bayılmış veya yere yığılmış olurdu.
"İstediğin her şeyi yaparım yeter ki beni öldürme... Merhamet et bana, yalvarırım! Beni bekleyenler var, onları ortada bırakam. Çok yalnızlar."
Onaylayan bir mırıltı çıkararak silahı daha da sıkı kavradım.
"Böyle mi manipüle ediyorsun o kadar çaresiz insanı..."
Kafasını önüne eğip çaresizce pişman olduğunu sayıklamaya başladı.
"Böyle mi hayatlarını kararttın o küçücük çocukların!"
"Bana bak!" bağırışımla kafasını kaldırarak utanç içinde bana baktı.
"Yalvarmak kolay tabii! Sen benim gözlerimin içine bak da konuş."
Yüzümü buruşturarak küçümser bakışlarımı ona çıkarttım.
"Ne istersen yaparım diyor bir de... Senin gibi tecavüzcü bir bağımlıdan ne isterim lan ben!"
Gözlerimi devirdim ve gözümü kırpmadan tetiğe basmıştım ki yüzüme sıçrayan kanlarla yüzümü daha da buruşturdum.
"Bu şerefsizlerin kanları yüzünden benim mükemmel kombinlerim batıyor. Hiç adaletli değil!"
Bakışlarımı tekrardan yerde kanlar içinde yatan kurbana çevirdim.
Bölüm Yorumları
Yorum yapmak için giriş yapın.
Devamıı
Yorum
Yorum bulunamadı.